'Mesai saatinde olsaydık ikinci İliç faciası yaşanacaktı'

Soma'da özelleştirilen ve ODAŞ firmasına ait olduğu belirtilen maden sahasında pazar günü büyük bir heyelan meydana geldi. Olayın tatil gününe denk gelmesi olası bir katliamı önlerken, maden emekçileri yaşananları "İkinci İliç faciası olabilirdi, şans eseri hayatta kaldık" sözleriyle anlattı. Heyelanın yaşandığı bölgenin, 2014 yılında 301 madencinin katledildiği Eynez ocağının hemen üst kısmı olması dikkat çekti...

Soma'da maden sahasında büyük göçük:
'Mesai saatinde olsaydık ikinci
İliç faciası yaşanacaktı'

Manisa'nın Soma ilçesinde bulunan ve özel sektöre devredilen açık ocak maden sahasında, 28 Aralık Pazar günü büyük çaplı bir heyelan yaşandı. ODAŞ firmasının işlettiği belirtilen sahada, devasa bir toprak bloku eğim boyunca aşağı kaydı. 

Görüntülerin deprem etkisini andırdığı olayda, heyelanın pazar günü yani tatil saatlerinde gerçekleşmesi, yüzlerce işçinin hayatını kurtaran tek faktör oldu. Sahada çalışan madenciler durumu "İşimiz Allah'a kaldı, tamamen tesadüfen hayattayız" diyerek özetledi. 

301 madencinin öldüğü yerin hemen üstü

Heyelanın gerçekleştiği noktanın konumu ise endişeleri artırdı. Göçüğün yaşandığı Eynez Açık Ocak mevkisi, 2014 yılında Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetlerinden birinin yaşandığı ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği yeraltı madeninin hemen üst kısmında bulunuyor.

soL'dan Özkan Öztaş'a konuşan eski maden çalışanları ve mevcut işçiler, özelleştirme sonrası sahadaki çalışma mantığının tamamen değiştiğini, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin kâr hırsına kurban edildiğini vurguladı. 

Özelleştirme sonrası denetimsizlik ve kâr hırsı

Konuya dair soL'a konuşan bir firma çalışanı, sahanın daha önce devlet kurumu olan Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Ege Linyitleri İşletmesi (ELİ) kontrolünde olduğunu hatırlattı. Çalışan, o dönemde heyelana karşı tedbirli bir çalışma yürütüldüğünü, hem kömür alımı hem de dekapaj (örtü kazı) işleminin dengeli yapıldığını belirtti.

Mevcut durumu değerlendiren çalışan şunları söyledi:

    "Maalesef burası özelleştirildi ve devlet burayı pes etti. Burayı alan özel şirket, hazırlık süreçlerini atlayıp direkt kömüre girdi. Ülkede iş sağlığı ve güvenliği sistemi şu an sadece kağıt üzerinde dayatılıyor, sahada çalışanlara hiçbir etkisi yok. Burada bir pazar günü heyelan oluyor. Çalışma bittikten yaklaşık bir saat sonra bu olay gerçekleşiyor. Eğer çalışma esnasında olsaydı, Elbistan'dan veya İliç'ten çok daha büyük bir facia olacaktı."

Şirketin tek derdinin kömürü alıp paraya çevirmek olduğunu belirten maden emekçisi, "Şirket hemen kömürü yüklemenin derdinde. Nitekim çalışma öyle oldu ve sonucunda bu malum kaza yaşandı. Ölen emekçiler yok, buna sevinelim ama bu zihniyet devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Eski çalışanlar: devletin girmeye cesaret edemediği yere şirketler giriyor

Bölgedeki durumu yakından bilen ve babası da aynı madenden emekli olan Mehmet Horoz ise geçmişle bugün arasındaki farkı anlattı. Babasının çalıştığı dönemde de heyelan risklerinin olduğunu ancak belirtiler görüldüğünde makinelerin derhal geri çekilerek önlem alındığını belirten Horoz, bugün ise riskli bölgelerde dahi çalışmanın sürdürüldüğünü ifade etti.

Horoz, devletin heyelan riski nedeniyle girmeye "cesaret edemediği" riskli alanlara, özel firmaların kömür çıkarmak uğruna girdiğini belirtti. Özellikle MATES Madencilik'in faaliyet gösterdiği Elmalı bölgesi ve Türkiye'nin en kaliteli kömürünün bulunduğu Kısrakdere ile Şeyh bölgelerinde riskin yüksek olduğu ifade edildi.

İki sene önce de MATES sahasında bir heyelan yaşandığını, 6 kişinin göçük altında kaldığını ve 1 işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan kaynaklar, pazar günü yaşanan olayın ucuz atlatıldığını ancak denetimsizliğin sürmesi halinde yeni faciaların kapıda olduğu uyarısında bulundu.