Tayyip'in onayıyla kapatılan Üniversite'de protesto: "Devlet elini çek"

DİSK Sosyal-İş, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla gece yarısı kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi için Santral Kampüsü'nde toplanma çağrısı yaptı. Çağrıda, "Bu hukuksuzluğa, bir gecede yüzlerce eğitim emekçisini güvencesizliğe sürükleyen karara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz" denildi. Çağrının ardından aralarında öğrenci, emekçi, mezun ve sendika üyelerinin de olduğu çok sayıda kişi kampüste toplanarak yürüyüş düzenledi. Protesto sırasında "Ne kayyımın ne AKP'nin, kampüsler bizimdir" pankartı taşındı; "Bu daha başlangıç mücadeleye devam" ve "Devlet elini okulumdan çek" sloganları atıldı...

Kapatılan Bilgi Üniversitesi'nin kampüsünde protesto: "Devlet elini okulumdan çek"

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasına üniversite kapüsünde düzenlenen protestoda çok sayıda öğrenci katılarak "Devlet elini okulumdan çek" sloganı attı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Sosyal Sigortalar, Eğitim, Büro, Ticaret, Kooperatif ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası (Sosyal-İş), İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin gece yarısı Resmi Gazete'de yayımlanan karara ilişkin açıklama yaptı.

Sendikanın sosyal medya hesabından "Üniversitemize sahip çıkıyoruz" başlığıyla yapılan açıklamaya göre, üniversitenin kapatılmasına karşı bugün saat 14.00'te Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü'nde toplanma çağrısı yapıldı.

Sosyal-İş'in çağrısına göre, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla kapatılan Bilgi Üniversitesi'nin emekçilerinin ve öğrencilerinin yok sayıldığı ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Dün gece bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla kapatılan Bilgi Üniversitesi’nin yüzlerce emekçisi, binlerce öğrencisi yok sayılıyor. Bu hukuksuzluğa, bir gecede yüzlerce eğitim emekçisini güvencesizliğe sürükleyen karara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz!"

KAMPÜSTE KALABALIK YÜRÜYÜŞ DÜZENLENDİ

Çağrının ardından aralarında öğrenci, emekçi ve sendika üyelerinin olduğu kitle Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü'nde toplandı. ANKA'nın aktardığına göre, yürüyüşün başlangıç noktası olan rektörlük binası önüne yaklaşan öğrencileri gören Rektör Ege Yazgan’ın binaya girdiği görüldü.

Kitle, daha sonra kampüs içerisinde sloganlar eşliğinde alkışlı, ıslıklı ve zılgıtlı yürüyüş düzenledi. Yürüyüş sırasında "Ne kayyumun ne AKP'nin, kampüsler bizimdir" pankartı taşındı. Kitle, "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Gün gelecek, devran dönecek. AKP halka hesap verecek" ve "Devlet elini okulumdan çek" sloganları attı.

DESTEĞE GİDEN MEZUNLARA KAPI KİLİTLİ

Kampüs içinde toplanan öğrencilere çok sayıda mezun da destek vermek üzere üniversiteye geldi. Ancak üniversite yönetimi, kampüs kapısını kilitleyerek öğrencilerin dışarı çıkmasını, mezunların ise içeri girmesini engelledi.

Öğrenciler, kampüs içinde “Bilgi bizimdir bizim kalacak”, “Hak, hukuk, adalet”, “Ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atarak kapının açılmasını talep etti. Polis ise iki kez anons yaparak “attığınız sloganlar kanunsuzdur” dedi.

KİLİT AÇILDI, OTURMA EYLEMİ YAPILDI

Bir süre sonra öğrenciler ve öğretim üyelerinin girişimleriyle kapıdaki kilit kaldırıldı. Mezunlar, öğretmen sendikası temsilcileri ve öğrenciler yeniden bir araya gelerek rektörlük binası önüne yürüdü. Burada yapılan açıklamaların ardından sloganlar eşliğinde oturma eylemine geçildi.

Öğrenciler, okullarının kapatılmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, kayyum atamalarıyla başlayan sürecin eğitim hakkının “tümüyle gasp edilmesiyle” sonuçlandığı ifade edildi.

Açıklamada, okulun kapatılmasının yalnızca öğrencileri değil, akademisyenler ile idari personeli de etkilediği belirtilerek, “Faaliyetlerin durdurulmasıyla birlikte onlarca akademisyenin, idari personelin ve işçinin sözleşmeleri bir gecede feshedildi” denildi.

KARARI SOSYAL MEDYADAN ÖĞRENDİLER

Kararı sosyal medya üzerinden öğrendiklerini ifade eden öğrenciler, sürece ilişkin kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını belirterek, “Okulumuzun öğrencileri muhatap alınmadı” ifadelerini kullandı.

Öğrenciler açıklamalarında, üniversitenin “özgürlükçü geleneğini korumaya” devam edeceklerini vurgulayarak, 19 Mart’tan bu yana bir araya gelerek oluşturdukları hareketin yönetim tarafından bilindiğini ve bundan çekinildiğini belirtti.

Kapatma kararını tanımadıklarını belirten öğrenciler, “Bizleri kampüsümüzden kovmayı hedefleyen, öğrenciyi geleceksiz, emekçiyi işsiz bırakan bu kararları kabul etmiyoruz” dedi.

Açıklamada ayrıca, üniversitenin yeniden açılması talep edilerek, “Üniversitemiz ranta değil, derhal faaliyete tekrar açılmalıdır” çağrısı yapıldı.

SENDİKADAN TEPKİ

Öğretmen Sendikası yaptığı açıklamada, kararın yalnızca bir eğitim kurumunu değil, öğrencilerden akademisyenlere ve emekçilere kadar “on binlerce insanın yaşamını” hedef aldığını belirterek tepki gösterdi.

Açıklamada, üniversitelerin yalnızca fiziki mekânlardan ibaret olmadığı vurgulanarak, “Akademiler birlikte kurduğumuz yaşam alanlarıdır, dayanışmadır, emektir, mücadeledir” denildi. Öğrenciler ve emekçilerin eğitim hakkı, bilimsel özgürlük ve ortak gelecek için bir arada olduğu ifade edildi.

Sendika, üniversitenin kapatıldığı bilgisini kamuoyu gibi basın yoluyla öğrendiklerini belirterek, “İçinde çalıştığımız, emek verdiğimiz ortak yaşam alanımız olan üniversitenin bir gecede tek bir kararla tasfiye edilmek istendiğini gördük” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, “Bir avuç kişinin hukuksuz ve keyfi kararıyla bir gecede üniversite kapatılamaz” denilerek, üniversitelerin siyasi iktidarın ya da sermaye çevrelerinin tasarrufunda olmadığı vurgulandı.

"EMKÇİLER GÜVENCESİZLİĞE MAHKUM EDİLİYOR"

Yaşananların münferit bir durum olmadığına dikkat çekilen açıklamada, eğitim alanında uzun süredir süren “piyasalaştırma, kayyum uygulamaları ve akademik özgürlüklerin tasfiyesi”nin bu sürecin parçası olduğu belirtildi. Açıklamada, “Üniversiteler şirketleştiriliyor, öğrenciler müşterileştiriliyor, emekçiler güvencesizliğe mahkûm ediliyor” değerlendirmesi yapıldı.

Üniversitede yaklaşık 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü ve binlerce emekçinin çalıştığı belirtilen açıklamada, alınan kararın geniş bir kesimi doğrudan etkilediği ifade edildi. “Binlerce emekçi işsiz kalma tehdidi altındadır, 20 bin öğrencinin eğitim hakkı ağır bir belirsizliğe sürüklenmektedir” denildi.

TALEPLER

Sendika, kararın geri çekilmesi çağrısında bulunarak şu talepleri sıraladı:

  • Kapatma kararından derhal vazgeçilmesi
  • Sürecin kamuoyuna şeffaf şekilde yürütülmesi
  • Öğrencilerin eğitim hakkının ve emekçilerin iş güvencesinin korunmasına yönelik somut güvencelerin açıklanması

Açıklamada, “Bir tek öğrencinin eğitim hakkının gasp edilmesini, bir tek emekçinin işsiz bırakılmasını kabul etmeyeceğiz” denilerek, mücadele ve dayanışma çağrısı yapıldı. Sendika, “Üniversiteler patronların değil, halkındır. Eğitim haktır, gasp edilemez” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

KAYYUM ATANMIŞTI

"Kara para aklama", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" soruşturmalar kapsamında Can Holding'e yönelik operasyon düzenlenmişti.

Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesindeki 120'yi aşkın şirkete (Habertürk, Show TV, Doğa Koleji, Bilgi Üniversitesi dahil) el konularak TMSF kayyum olarak atanmıştı.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..