19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA,GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...
19 MAYIS'TAN GÜNÜMÜZE
Suay Karaman
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği
(TÜMÖD) Genel Sekreteri
*
Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 tarihinde bir ulusun kaderini değiştiren ve emperyalistlere karşı ilk kez zaferle sonuçlanan savaşımı başlatmıştı. Bundan dört yıl sonra 29 Ekim 1923 tarihinde tam bağımsız çağdaş bir cumhuriyet kurdu. Ülkesinin aydınlanması için hiç kimsenin hayal bile edemediği devrimleri çok kısa sürede gerçekleştirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ulusal kurtuluş savaşını başlatmasının üzerinden 89 yıl geçti. 15 yılda gerçekleştirdiği eserlerini ölümünden sonra, 70 yıldır içerden ve dışardan yıkmaya çalışıyorlar. Ancak yıkamıyorlar ve hiçbir zaman yıkamayacaklar. Mustafa Kemal’in gençliği, devrimlere sahip çıkmanın bilinciyle eserlerini korudu ve her zaman koruyacak.
*
Türkiye’yi yöneten siyasi iktidarlar, Atatürk’ün ölümünden sonra özellikle çok partili düzenle birlikte Kemalizm’in ilkelerinden ödün vermiştir. Bu süreçle birlikte emperyalist güçlerin yeniden ülkemizi kuşatması, aydınlanmanın şeriatın karanlığı tarafından bastırılması, ülkeyi içinden çıkılması güç koşullara getirmiştir. Yıllardan beri dinci örgütlenmelere ortam hazırlanmış, bugün laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletini terk etmek konumuna gelinmiştir. Yıllardır siyasi iktidarlar, ABD ve AB emperyalizmine kucak açmış, Avrupa Birliği’ne üye olmak adına tam bağımsızlığımızı ve onurumuzu feda etmek konumuna gelmiştir.
*
Sömürge valisi edalarıyla ülkemize gelen AB’nin yetkilileri, olur, olmaz her konuda fikir vermektedirler. Atatürk’ün resimlerinden korkan, Kemalizm’i terk etmemiz gerektiğini söyleyen bu çok yüzlü yüzsüzler, ülkemizin bölünmesi için büyük çaba harcamaktadırlar. Bu Sevr özlemcileri, bölünmemiz ve bağımsızlığımızı kaybetmemiz için, yerli işbirlikçileriyle birlikte her yola başvurmaktadırlar. Dıştan ve içten gelen her türlü Kemalizm karşıtı tavırlar, Türkiye’de ulusal devleti çökertmek amacını taşımaktadır.
*
Ülkemizin ulusal kuruluşları “babalar gibi” satılmaktadır. Yeraltı ve yer üstü zenginliklerimiz emperyalist güçlere pazarlanmaktadır. Tarım ve hayvancılığımız bitirilmiş, sanayimiz çökertilmiş, yoksulluk ve yolsuzluk en üst seviyeye ulaşmıştır.
*
Bugün geldiğimiz ortam, eşsiz önder Atatürk’ün, 20 Ekim 1927 tarihinde, cumhuriyeti Türk Gençliğine emanet ederken anlattığı ortama benzemektedir: “Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık, sapkınlık ve üstelik hainlik içinde bulunabilirler. Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan dış düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. “
*
Ne olursa olsun, Mustafa Kemal’in cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliği bütün olumsuzlukları yenecek güçtedir ve Kemalizm’e her zaman sahip çıkacaktır. Kemalizm yalnızca Türkiye’de değil, bütün dünyada örnek alınacak benzersiz bir ideolojidir.
*
89 yıl önce bugünlerde 19 Mayıs, bağımsızlığı yok edilmek istenen bir ulusun kurtuluş savaşına başlangıcını müjdeliyordu. Vatanın kurtulması için örgütlenerek, güç birliği yapan Anadolu insanının bağımsızlık mücadelesini müjdeliyordu. 89 yıl sonra Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı ve 19 Mayıs’ı, bugünkü siyasal ortamla birlikte düşünmek istedim... Emperyalizmin yıllardan beri görünen ve bilinen oyunlarıyla parçalanmak istenen ülkemizi, bir araya gelemeyen aynı görüşü savunan örgütsüz insanlarla birlikte düşünmek istedim...
*
Bütün “aymazlık, sapkınlık ve hainliklere karşın”, Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolunda daima ileriye doğru gideceğimiz ışıltılı günlerin özlemiyle, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olan, 19 Mayıs’ın 89. yılı kutlu olsun...
*

*
Türkiye’yi yöneten siyasi iktidarlar, Atatürk’ün ölümünden sonra özellikle çok partili düzenle birlikte Kemalizm’in ilkelerinden ödün vermiştir. Bu süreçle birlikte emperyalist güçlerin yeniden ülkemizi kuşatması, aydınlanmanın şeriatın karanlığı tarafından bastırılması, ülkeyi içinden çıkılması güç koşullara getirmiştir. Yıllardan beri dinci örgütlenmelere ortam hazırlanmış, bugün laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletini terk etmek konumuna gelinmiştir. Yıllardır siyasi iktidarlar, ABD ve AB emperyalizmine kucak açmış, Avrupa Birliği’ne üye olmak adına tam bağımsızlığımızı ve onurumuzu feda etmek konumuna gelmiştir.
*
Sömürge valisi edalarıyla ülkemize gelen AB’nin yetkilileri, olur, olmaz her konuda fikir vermektedirler. Atatürk’ün resimlerinden korkan, Kemalizm’i terk etmemiz gerektiğini söyleyen bu çok yüzlü yüzsüzler, ülkemizin bölünmesi için büyük çaba harcamaktadırlar. Bu Sevr özlemcileri, bölünmemiz ve bağımsızlığımızı kaybetmemiz için, yerli işbirlikçileriyle birlikte her yola başvurmaktadırlar. Dıştan ve içten gelen her türlü Kemalizm karşıtı tavırlar, Türkiye’de ulusal devleti çökertmek amacını taşımaktadır.
*
Ülkemizin ulusal kuruluşları “babalar gibi” satılmaktadır. Yeraltı ve yer üstü zenginliklerimiz emperyalist güçlere pazarlanmaktadır. Tarım ve hayvancılığımız bitirilmiş, sanayimiz çökertilmiş, yoksulluk ve yolsuzluk en üst seviyeye ulaşmıştır.
*
Bugün geldiğimiz ortam, eşsiz önder Atatürk’ün, 20 Ekim 1927 tarihinde, cumhuriyeti Türk Gençliğine emanet ederken anlattığı ortama benzemektedir: “Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık, sapkınlık ve üstelik hainlik içinde bulunabilirler. Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan dış düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. “
*
Ne olursa olsun, Mustafa Kemal’in cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliği bütün olumsuzlukları yenecek güçtedir ve Kemalizm’e her zaman sahip çıkacaktır. Kemalizm yalnızca Türkiye’de değil, bütün dünyada örnek alınacak benzersiz bir ideolojidir.
*
89 yıl önce bugünlerde 19 Mayıs, bağımsızlığı yok edilmek istenen bir ulusun kurtuluş savaşına başlangıcını müjdeliyordu. Vatanın kurtulması için örgütlenerek, güç birliği yapan Anadolu insanının bağımsızlık mücadelesini müjdeliyordu. 89 yıl sonra Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı ve 19 Mayıs’ı, bugünkü siyasal ortamla birlikte düşünmek istedim... Emperyalizmin yıllardan beri görünen ve bilinen oyunlarıyla parçalanmak istenen ülkemizi, bir araya gelemeyen aynı görüşü savunan örgütsüz insanlarla birlikte düşünmek istedim...
*
Bütün “aymazlık, sapkınlık ve hainliklere karşın”, Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolunda daima ileriye doğru gideceğimiz ışıltılı günlerin özlemiyle, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olan, 19 Mayıs’ın 89. yılı kutlu olsun...
