SivriSinekCaz

►►►

"Tulumbanın suyunu bitirenleri, 'İtibardan Tasarruf Olmaz' diyenlere sormak lazım"

"Utanıyorum, Almanya'da patates, lahanayla yürüyen bir seçim kampanyası düşünebiliyor musunuz..." 


İnanamayacaksınız ama
 bu sözler Akit TV'de söylendi
AKP’ye yakınlığıyla bilinen Akit TV'de konuşan Liberal Demokrat Parti (LDP) eski Genel Başkanı Cem Toker, "Utanıyorum, Almanya'da patates, lahanayla yürüyen bir seçim kampanyası düşünebiliyor musunuz" diye sordu...

Fatin Dağıstanlı'nın sunduğu Başka Açından adlı programa katılan Toker, AKP'nin ekonomi politikasını eleştirerek bunun aslında bir seçim kampanyası olduğunu söyledi.

"M.S. 2019 yılı, tarım ülkesi, 4 sene sonra dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisine gireceği masalıyla bu günlere gelen Türkiye'de patlıcan, soğan, domates fiyatlarına bakın" diyen Toker, Türkiye’nin enflasyon oranıyla dünyada en yüksek 3. ülke olduğunu, bu pahalılığın sadece patlıcan, kuru soğan, biber fiyatıyla ilgili olmadığını, dünyanın en pahalı benzini ve en yüksek vergilerinin de Türkiye'de olduğunu vurguladı.

OdaTV'nin haberinde, Bu durumu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Tulumbada su yok" diyerek açıkladığının altını çizen Toker, "bu su nereye gitti, kim içti bu suyu; onu söylemiyorlar. Ama bu günlerin geleceği birkaç sene öncesinden belliydi" yorumunu yaptı.

Program sunucusu Dağıstanlı'nın "Kim içmiş olabilir bu suyu" sorusu üzerine Toker, "Kim içmiş olabilir, itibardan tasarruf olmaz, diyenlere sormak lazım" cevabını verdi.

Toker, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bir saray yapılıyor, TOKİ diyor ki ‘sarayın gerçek maliyetinin açıklanması, kamuya ve özel kişilere zarar verir!’ Siz burada programı patlıcan, biber fiyatıyla açarken, Binali Yıldırım ‘Yahu menüde 550 farklı yemek var, bunu biraz azaltalım’ diyor. Makam araçları israf, devamlı memur alma… Tulumbada su yokken yandaşların haberlerine bakarsanız, ‘müjde emekliye bu kadar, müjde işsize bu kadar, müjde öğrenciye burs bu kadar…’ Bunlar hepsi seçim palavraları."


İşte o konuşma :

Kanal D'nin sözlerini çarpıttığı çiftçi konuştu

Kanal D Haber'in sözlerini çarpıttığı çiftçi Ramazan Özbek, tanzim satışlarla zararına ürün satıldığını söyledi...


Kanal D Haber'in sözlerini çarpıttığı çiftçi
Kanal D Haber'in tanzim satışlarıyla ilgili üreticilerle yaptığı haberi montajlayarak sunması, üretici Ramazan Özbek'in tepkisine yol açtı...

Haberin ham halini sosyal medya hesabından paylaşan Özbek, kısa sürede Türkiye'nin gündemine oturdu... 

 Kanal D Haber'in haberinin ardından Birgün'e konuşan Özbek, sözlerinin çarpıtıldığını savunarak, "Ben Kanal D’de yayınlanan o görüntüde tanzim satışından bahsederken farklı bir şey anlatıyordum. Onlar çarpıtarak rencide etti bizi.Herkes hakaret, küfür ediyor. Öyle bir şey olmadığını söylesem de anlamıyorlar." dedi.


Cumhuriyet'in haberinde, Özbek tanzim satışlarına karşı olmadığını da belirterek, “Tanzim satışlarına karşı değilim ama bu şekilde olmaya devam ederse elbette karşısında duracağız. Maliyetlerimiz yüzde 100 oranında artış gösterdi. Sebze, güneş isteyen bir şey. Biz hava koşullarıyla da mücadele ediyoruz aynı zamanda. 

Tanzim satışının uzaması bizi çok olumsuz etkiliyor. Şu anda tanzim satış yapmak için kooperatiflerden alınan ürünler normal paketlemeye giriyor. Çürümesin diye herhangi bir önlem alınmıyor. Doğal olarak maliyeti de düşürüyor. Ama üretici ürünü koruması için fazladan önlem almak zorunda. Ayrıca kooperatif vergi de ödemiyor fakat ben ödüyorum. Sistem yok, paketlemeden kaçamaklar var“ diye konuştu.

"TANZİM SATIŞLAR ZARARINA"

Öte yandan tanzim satışlarla zararına ürün satıldığının altını çizen Özbek “3 lira 20 kuruşa buradan zaten gittiği rakam. Nasıl oluyor da bunlar 3 liraya satılıyor? Zarara satış var şu anda. Biz de istiyoruz tüketicinin uygun ürün temin etmesini çünkü biz de tüketiciyiz. Ama bu tanzim satışları bu şekilde gerçekleşirse biz zarar görüyoruz diye konuştu.

"TANZİM SATIŞLAR UZUN SÜRERSE TÜCCAR İFLAS EDECEK"


Tanzim satışların uzun sürmesi durumunda tüccarın iflas edeceğini, bu durumda üreticinin tüccara mal satamadığını anlatan Özbek “Şu an tam hasat dönemindeyiz ve bu tür uygulamalardan çok fazla zarar görüyoruz. Bu şekilde devam ederse tarım yok olacak. Şeker pancarı üretenler, hayvan bakımı yapan insanların halini görün. Zaten sesimizi duyuramıyoruz, bir de üstüne böyle yalan yanlış haberler yapılıyor. Tek umudumuz sizsiniz şu anda. Tanzim noktaları on gün, yirmi gün olsa hiçbir sorun yok. 

Ama bu gidişle biz yok olacağız. Tüketici mutlu olacak diye biz ağlayacağız. Şu anda da yansıdı ama hayatta kalabilmemizin sebebi komisyoncular. Minimum satabilecekleri 4 TL iken örneğin, 3 TL’den satıyorlar. Tamam, tüketicinin yanında olmak isteyebilirler ama biz ne olacağız? Dün ben mal götürüyorum tüccara, adam malın suratına dahi bakmıyor. Satamayacak biliyor çünkü. Nasıl rekabet edecek devletle. Oraya götürüp kar edemeyeceğim diye düşünüyor” dedi.

"Aynı gemideyiz ama GEMİCİKLER'le hiçbir ilgim yok!"

Daha önce "Hepimiz aynı gemideyiz" açıklamasıyla gündem olan oyuncu Erdal Beşikçioğlu, yeni bir açıklama yaptı. Beşikçioğlu, "Hepimiz aynı gemideyiz! Kaptana da biz karar vereceğiz. Filika ile, milika ile ayrılmayı hiç istemedim. Gemiciklerle de benim hiçbir ilgim yok" dedi...

"Hepimiz aynı gemideyiz,
 gemiciklerle hiçbir ilgim yok!
Beşikçioğlu'ndan yeni açıklama geldi. Oyuncu Beşikçioğlu, 
"Hepimiz aynı gemideyiz! Kaptana da biz karar vereceğiz. Filika ile, milika ile ayrılmayı hiç istemedim. Gemiciklerle de benim hiçbir ilgim yok. Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde, ne kadar yüzölçümüne sahipsek, geminin büyüklüğü o kadar" ifadesini kullandı...

Aydınlık'tan Oğuz Turgay ve Ersoy İrşi'ye konuşan Beşikçioğlu, "Misakı Milli sınırları içerisinde, ne kadar yüz ölçümüne sahipsek, geminin büyüklüğü o kadar" açıklaması yaptı.

Beşikçioğlu'nun Turgay ve İrşi'nin sorularına verdiği yanıtların bir bölümü şöyle:

‘Behzat Ç.' yayınlandığı dönemde internet ortamında çok fazla takip ediliyordu. İnternet dizilerinin popüler olduğu son yıllarda ‘Behzat Ç.' böyle bir internet projesine dönüşebilir mi?

Neden olmasın! Serdar Akar ile konuştuğumuz zaman, her daim şu cümleyi kullanıyor. ‘Behzat Ç.' bir şehir efsanesi. Her an geri gelebilir.' Hep bir beklenti var ama beklentinin ne üzerine olduğunu bilmiyoruz. Hep aynı ekiple beraber olmak mı! Yoksa onun anlattığı ideolojinin peşinden koşmak mı! Yoksa onun kendi içerisindeki boş boğazlığı mı! ‘Behzat Ç.'yi ‘Behzat Ç.' yapan nedir, emin olun biz de bilmiyoruz. Kendi içerisinde tuhaf bir samimiyeti var. Kendi doğruları, kendi adalet anlayışı var. Tuhaf bir sosyal sınıfa sahip bir iş. Yeniden olursa, aynı heyecanı yakalar mı bilmiyorum. Çünkü ülkenin, o zamanki konjonktürü biraz daha farklıydı. Şimdi mesela ‘Başkanlık Sistemi' var. Birazda o dönemin ruhu ile ilgili bir şey. Yeniden olsa! Bilmiyorum. Olsa oynarız da biz. Seyirci aynı lezzeti alabilir mi? Hiçbirimiz ölümsüz değiliz. Kahramanlar ölümsüz!

Olaylara bakarken doğduğunuz yerin öneminin altını çizdiniz. Ankaralı kimliği ile tanınan bir oyuncu olarak, Cumhuriyetin kurduğu Ankara'nın sizin üzerinizde nasıl bir etkisi var?

Bu şehir benim için bir varoluş biçimi. Bu şehirde doğdum, bu şehirde okudum, bu şehirden ayrıldım yine bu şehire döndüm. Mahallesinde geçirdiğim arkadaşlığım var. Okulunda okuduğum arkadaşlarım var. Sahnede buluştuğum seyircilerim var. Beni var eden insanların bulunduğu bir yer.

Bu şehirdeki binalar Cumhuriyet döneminde yapıldığı için, hiçbiri ‘tarihi yapı' statüsüne girmiyor. 50'li yıllarda yapılmış binaları yavaş yavaş ortadan kaldırıyorlar. Ki ben çok karşıyım böyle bir şeye. Bu şehrin tarihi, Cumhuriyet ile var olan bir tarih. 1800 ya da 1900'lü yıllardan kalma konakları yok belki. Kendi içinde genç bir şehir. Ve bu genç şehrin, kendi içindeki yapısını muhafaza etmesi gerekir bence. Şu anda Ankara'nın şehirleşme biçimi beni çok rahatsız eden, tuhaf bir saldırgan yapıya dönüşmüş durumda. Bu da benim pek hoşuma gitmiyor açıkçası.

Geçtiğimiz haftalarda basına verdiğiniz ‘Hepimiz aynı gemideyiz!' başlıklı açıklamalarınızın ardından, internet ve sosyal medyada, hem söyleşiye hem de toplam olarak düşünceye yönelik bazı kesimlerden bir çarpıtma ve saldırgan bir tutum geldi. Bu konuda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Hepimiz aynı gemideyiz! Kaptana da biz karar vereceğiz. Filika ile, milika ile ayrılmayı hiç istemedim. Gemiciklerle de benim hiç bir ilgim yok. Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde, ne kadar yüzölçümüne sahipsek, geminin büyüklüğü o kadar. Bu geminin de kaptanına içindeki insanlar karar verecek. Çok açık değil mi! ‘Ben onların gemisinde değilim!' diye bir şey değil yani. Hepimiz metaforik olarak aynı gemideyiz. Bu ulusun evlatlarıyız! Bu, ulusun evlatlarıyız!

Tayyip ENFLASYON'u!

Ayşenur Arslan ile Medya Mahallesi programında, enflasyon hakkında konuşan Emin Çapa, "Bu enflasyon Recep Tayyip Erdoğan enflasyonudur" açıklamasını yaptı...

"Bu Recep Tayyip Erdoğan enflasyonudur!" 
Ayşenur Arslan ile Medya Mahallesi programına katılan Emin Çapa ekonomi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu...



Açıklanan işsizlik rakamlarının daha farklı olduğunu belirten Çapa, "Türkiye'nin mi Erdoğan'ın mı istikbali seçimini Türkiye Erdoğan'ın istikbalini seçti" dedi. 

Enflasyon hakkında konuşan Emin Çapa, "Bu enflasyon Recep Tayyip Erdoğan enflasyonudur" açıklamasını yaptı.

Her seçim öncesi! SALLA GİTSİN!

AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, 'Bu seçimde ana çerçevesi belli olan, Türkiye'nin milli meselelerinde ortak bir yaklaşıma sahip olan bir ittifakla seçime giriyoruz. Amacımız iki kere ikiyi dört değil, beş ettirmektir. İnşallah iki kere ikiyi beş ettireceğiz' dedi...

Numan Kurtulmuş:
 "Seçimde amacımız
 iki kere ikiyi dört değil, beş ettirmek"
AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Türkiye'de demokrasinin standardının hep yükseldiğini iddia ederek şunları söyledi:

  Bu millet, rahmetli Menderes'in itibarını sandıklarda almış bir millettir. Bu millet, rahmetli Özal'a yapılanların intikamını sandıkta almış bir millettir. Bu millet, rahmetli Erbakan'a yapılanların intikamını da sandıkta almış olan bir millettir. Allah'a çok şükür, milletimiz iradesine sahip çıkıyor, demokrasiye sahip çıkıyor. Çünkü bu millet biliyor ki devlet ve millet kaynaşmasının yolu sandıklardan geçer. Devletin ayrı telden çaldığı, milletin ayrı telden çaldığı bir Türkiye, bizim işimize değil, başkalarının işine yarar. Onun için millet iradesi sandıkta tecelli ediyor ve devleti kimin yöneteceğini doğrudan doğruya seçiyor.

  Darbeci teröristlere karşı sela sesleri arasında Allahu Ekber nidalarıyla milletimizin şehadeti ve gaziliği göze alarak çıktığı meydanda yan yana kurulan bir dayanışmanın ortaya çıkardığı ittifaktır. Bu çerçevede daha sonraki dönemde de hem Anayasa değişikliği hem referandumda çerçevesi belli olan bir işbirliği yapılmıştır. Şimdi bu seçimde de yine ana çerçevesi belli olan, Türkiye'nin milli meselelerinde ortak bir yaklaşıma sahip olan bir ittifakla seçime giriyoruz. Amacımız iki kere ikiyi dört değil, iki kere ikiyi beş ettirmektir. İnşallah iki kere ikiyi beş ettireceğiz. Türkiye daha güçlü yarınlara, daha kuvvetli bir iradeyle devam edecek.

Nasıl da Dönüveriyorlar!

180'mi?.. 360'mı?..

Çöken binadaki ihmaller zinciri

İstanbul Kartal'da Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, bilirkişilerce hazırlanan ve soruşturma dosyasına sunulan ön inceleme raporunun detayları ortaya çıktı...

Çöken binadaki ihmaller zinciri
 BİLİRKİŞİ RAPORUNDA... 
Kartal'da 21 kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin yaralı kurtarıldığı Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin soruşturma kapsamında bilirkişilerce hazırlan ön inceleme raporunda, binanın inşaatında kullanılan beton kalitesinin TSE standartlarına uygun olmadığı ve projede öngörülen beton sınıfı dayanımını karşılamadığı bildirildi...

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Kartal Orhantepe Mahallesi Bankalar Caddesi Sema Sokak'ta bulunan Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, inşaat mühendisi, makine yüksek mühendisi ve iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişilerce hazırlanarak soruşturma dosyasına sunulan ön inceleme raporunun detayları belli oldu.

Raporda, tapuda 185 pafta, 12580 ada, 101 parsel sayı ile kayıtlı arsa üzerinde bulunan "bodrum kat + zemin kat + 7 normal katlı" olmak üzere toplam 9 katlı yapılan Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesi sonucunda 21 kişinin vefat ettiği, 14 kişinin de yaralandığı belirtildi.

ZEMİN KATI TEKSTİL DEPOSU 

Bahse konu olan apartmanda toplam 47 kişinin ikamet ettiği anlatılan raporda, 1 ve 7 numaralı dairelerde oturan şahıs olmadığı, binanın zemin katının büyük bir bölümünün tekstil deposu olduğu ifade edildi.

Binanın zemin kata bağlı bodrum katının küçük bir bölümünün de ofis şeklinde kullanılan eski marangoz atölyesi olduğu aktarılan raporda, ancak bu bölümlerin aktif kullanılmadığı ve faaliyet göstermediği için çalışan bulunmadığının tespit edildiği bildirildi.

Raporda, yapı sahibi Hikmet Yeşilyurt'un 21 Mayıs 1992'de Kartal Belediyesi İmar Şefliği'ne adresteki binanın yıkılarak yenisinin yapılması hususunda müracaat ettiği ve 17 Haziran 1992'de de "Yapı Yıkma Belgesi" alındığının görüldüğü kaydedildi.

Kartal Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünce de 16 Ekim 1992 tarihinde mimari ve statik projelerin onaylandığı aktarılan raporda, onaylı bu projelerde binanın "bodrum + zemin + 5 normal kat" olmak üzere toplam 7 kat olarak dizayn edildiği bilgisi verildi.

İNŞAATTA DENİZ KUMU KULLANILMIŞ 

Bilirkişilerce hazırlanan ön inceleme raporunda, binanın çöktüğü 6 Şubat'tan, arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına son verildiği 10 Şubat'a kadar, heyetçe olay yerinde inceleme ve numune alma çalışmaları yapıldığı kaydedildi.

Çalışmalar sırasındaki gözlem ve tespitlere de yer verilen raporda, çöken binanın inşaatında kullanılan betonun, yıkanmamış ve elenmemiş deniz kumundan yapıldığı belirtildi.

Deniz kumunun usulüne uygun elenip yıkanmamasından dolayı midye kabuklarına rastlandığı, demirlerde korozyon oluştuğu bildirilen raporda, enkaz kaldırma çalışmalarının binanın taban alanının yüzde 75'inde bodrum kat döşeme kotuna kadar tamamlandığı, yandaki binanın yıkılma riski nedeniyle sol aksın bulunduğu alanın şimdilik temizlenemediği aktarıldı.

Raporda, bazı kolonlarda güçlendirme yapıldığının görüldüğü ancak bunlarla ilgili herhangi bir proje bulunamadığı ve hangi hesaplamaya göre yapıldığının tespit edilemediği vurgulandı.

İNŞAAT DEMİRLERİ KOROZYONA UĞRAMIŞ 

Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında, enkazın her katmanından karot numuneleri alındığı belirtilen raporda ancak bazı karot numunelerinin çıkarma aşamasında dağıldığı bildirildi.

Raporda, korozyona uğramış muhtelif demirlerin et kalınlıklarının ölçümlerinin yapıldığı, 12'lik inşaat demirlerinin 9,5'a kadar düştüğünün görüldüğü, 19 karot numunesinde ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığına akredite bir laboratuvarda beton basınç dayanımı testi yapıldığı kaydedildi.

Proje statik hesaplarında inşaatta kullanılacak beton sınıfının BS 16 (C16) olarak öngörüldüğü belirtilen raporda, beton basınç dayanım testi sonuçlarına göre, 19 numuneden 10 adedinin dayanım değerinin (16N/mm²) altında olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

ÇÖKME NEDENİ BETON KALİTESİ 

Bilirkişi raporunda, "Bina inşaatı sırasında kullanılan beton kalitesinin, projede öngörülen beton sınıfını karşılamadığı, öngörülenin yaklaşık yarı dayanımında olduğu, kullanılan betonun TSE standartlarına uygun olmadığı görülmektedir. Yapı iznine göre 7 katlı olan ancak 9 katlı yapılan Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesinin nedeni, bina inşaatı sırasında kullanılan beton kalitesinin TSE standartlarına uygun olmadığı, projede öngörülen beton sınıfı dayanımını karşılamadığı değerlendirilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Raporda, Yeşilyurt Apartmanı'nın yapım sürecinde rol alan kişilerin, olayda kusurlu olabileceği kanaatine varıldığı vurgulandı.

Kazanın oluşumunda kasıt unsurunun bulunmadığı ancak öngörülebilir ve alınacak tedbirlerle önlenebilir nitelikte olduğuna vurgu yapılan raporda, proje müellifi, teknik uygulama sorumlusu, sorumlu sürveyan, bina inşaatının yapımını üstlenen müteahhit veya yapı sahibi ile inşaatın yapımı sırasında denetleme sorumluluğu bulunan ilgililerin meydana gelen olayda kusurlu olabileceği kaydedildi.

“Hani askeri alanlar kent ormanı olacaktı?”

İstanbul Pendik’te 7.8 dönümlük askeri alan imara açıldı. AKP'liler imarı okul yapılacak diye savunurken CHP'liler AKP’ye cumhurbaşkanının askeri alanların yeşil alan olarak kalacağı talimatını da hatırlattılar...

AKP bir askeri alanı daha imara açtı
Pendik Doğu Mahallesi'nde mevcut planlarda “askeri alan” olarak işaretlenmiş durumda olan 7 bin 870 metrekarelik hazine arazisinin imar durumu İBB Meclisi şubat ayı oturumunda değiştirildi...

Sözcü'de yer alan habere göre, plan değişikliğine ilişkin hazırlanan raporda Pendik'te okul alanlarının yetersizliği bakımından en problemli bölgelerinden olan Kaynarca Mahallesinde Pendik Tersanesinde yeni yapılan askeri lojmanda yaşayacak nüfusla birlikte derslik ihtiyacının iyice artması nedeniyle arazinin “eğitim alanı” olarak düzenlenmesi talebinin bulunduğu belirtildi. 

Yapılan plan değişikliği ile askeri alan iptal edilerek, 7 bin 870 metrekarelik araziye ortaokul yapılmak üzere “eğitim alanı” fonksiyonu verildi.

HANİ YEŞİL KALACAKTI?

Plan değişikliği oy çokluğu ile kabul edildi. CHP'li İBB Meclis Üyesi Ülkü Koçar, Cumhurbaşkanının askeri alanların yeşil alan olarak korunacağına ilişkin sözlerini hatırlatarak “Askeri alan okul alanına alınarak imara açılıyor. Hani askeri alanlar millet bahçesi, kent ormanı olacaktı? Milli eğitime okul yapması için başka alanlar verilebilir” dedi. 

AKP grubu adına arazinin boş olduğu ve devlet okulu yapılacağı açıklaması yapıldı. 

CHP'li İBB Meclis Üyesi Esin Hacıalioğlu okul yapılmasına karşı olmadıklarını vurgulayarak “İstanbul'daki bütün askeri alanların nasıl değerlendirileceğine dair bir çalışma grubu oluşturup karar vermeliyiz. Biz askeri alanlar için genel bir planlama yapılmasını istediğimiz için bu karara ret oyu veriyoruz” diye konuştu.

“TRAFİK DÜZENLEMESİ YAPILMALI”

Plan değişikliğine ilişkin görüşü sorulan Milli Savunma Bakanlığı, fiziki çevre emniyet telinin imar planı doğrultusunda yapılacak çalışma ile yeni sınırda tesis edilmesi şartıyla bölgenin okul alanı olarak ayrılmasını uygun buldu. 

İBB Ulaşım Planlama Müdürlüğü de uygulama aşamasında alanın güneyinden geçen Gebze-Marmaray hattına ilişkin Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan görüş alınmasını ve okul giriş-çıkışlarında servis araçlarının parselin cephe aldığı yollar üzerindeki trafik akışını olumsuz etkilememesi için düzenleme yapılmasını istedi.

İmamın İMANI!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cuma Namazı için Bursa’daki Ulu Cami’ye girdiği sırada imamın yaptığı anons kamuoyunun tepkisini topladı...


Tayyip'i gören imam,
 vaazı bırakıp övgüye başladı! 
Yerel seçim çalışmaları için Bursa’ya giden Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cuma Namazı kılmak için camiye girdiği sırada yaşananlar tepki çekti...

Erdoğan’ın Ulu Cami’ye girişi sırasında imam halka verdiği vaazı keserek, "Milletimizin sevdiği, milletini canından çok sevdiği, aziz bildiği Cumhurbaşkanımız camiimize teşrif etmiştir. Dua ediyoruz, hürmet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

“HANİ ALLAH’IN EVİNDE HERKES EŞİTTİ”

İmam’ın bu davranışı sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. Bazı vatandaşlar, konu ile ilgili videonun altına şu yorumlarda bulundular:

“Camiler Allah’ın sınırlarıdır giden herkes eşittir.”

“00:18 bolunmuş yere mi geçiyor hani Allah’ın evinde herkes birdi.”
“Yine seçim yine cami cemaat.”

AKP kafayı bulunca!

AKP'nin İzmir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekçi'nin 'şarap açılımı' sosyal medyada tepki çekti...

Denizli’de alkole yasak İzmir’de şaraba destek!
Zeybekçi İzmir’de şarap açılımı yapmıştı...

ODA TV’ye konuşan avukat Murat Ergün Nihat Zeybekçi’nin Denizli Belediye Başkanı iken kentteki alkollü mekanları kapattığını belirterek şunları söyledi:

“Sayın Zeybekci İzmir için “şarap açılımı” yaptığında da gülümsemeye devam ettik. Basına yansıdığı kadarıyla; Zeybekci'nin AKP'den iki dönem üst üste Denizli Belediye Başkanı olduğu 2004-2011 döneminde belediye kentte tek bir içki ruhsatı vermedi ve kentteki 54 mekanın içki ruhsatı iptal edildi.

İçki servisi yapmak isteyen lokallere taşınmaları için süre veren Zeybekci “Tabakhane alkollü yerlerin bir arada toplanması için en ideal yerdir” demişti.

Nihat Bey'in İzmir'in şaraplarına gösterdiği övgü ve ilgi yüzümüzdeki tebessümü sürdürmüştü.”

Anlayana SivriSinekCaz