BASİT MESELELER ... BASİT HABERLER !..
BİR İKİ HABER.. BASİT SIRADAN HABERLER !..
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Almanya'daki Deniz Feneri e.V. davasıyla ilgili olarak, "Dışarıda devam eden bir yargı sürecinin Türkiye'de iç siyasi malzeme yapılması ve hatta bir ülkenin başbakanının adının böyle bir işe karıştırılması çok vahimdir. "
"BÖYLESİNE BASİT BİR MESELE"
Erdoğan güvenilir diyen Babacan, "Güvenilirlik konusunda herkesin ismini tescil
ettiği, adeta bölgede bir yıldız haline gelmiş Türkiye, böylesine basit bir meselede, Almanya'da devam eden bir davada malzeme yapılıyor" diye konuştu.
ettiği, adeta bölgede bir yıldız haline gelmiş Türkiye, böylesine basit bir meselede, Almanya'da devam eden bir davada malzeme yapılıyor" diye konuştu. Babacan, AB'de temel konulardan birinin yargının bağımsızlığı olduğunu, dolayısıyla şu anda Almanya'da görülmekte olan davayla ilgili bir şey söylemesinin doğru olmayacağını belirtti. Babacan şöyle konuştu: "Ben 5 sene boyunca ekonomiden sorumlu bakanlık dönemimde, 'Ekonomide başarının temeli güvendir' dedim. Dış politikada da bunu gördüm. Bugün Fransa Cumhurbaşkanı ve Suriye Başbakanı, Başbakan Erdoğan'ın çok güvenilir bir kişi olduğunu söylüyorlar. 'Ona çok güvendiğimiz için İsrail-Suriye diyaloğunda arabuluculuk görevi yükledik' diyorlar.
"Başbakan’ın itibarını koruruz" diyen Babacan şöyle devam etti ; "Türkiye'nin menfaati, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'nın ismini, itibarını da korumaksa, bunu da yapmak zorundayız. Bu yaşananlar çok yanlış. Türkiye'yi son 6 yılda bu noktaya getirmiş bir başbakandan bahsediyoruz. Türkiye'nin yüksek çıkarlarına ters düşen yaklaşımlar olmamalı diye düşünüyorum."

"ERDOĞAN, HADDİNİ AŞTI"

Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Deniz Feneri skandalıyla ilgili haberlere tepki göstermesini eleştirdi.
Roth, "Bu, Sayın Erdoğan'ın haddini aşan ilk tepkisi değil. Daha önce de kendisiyle ilgili karikatürlere tepki göstermişti. Başbakan Tanrı değildir" dedi.
Roth, "Bu, Sayın Erdoğan'ın haddini aşan ilk tepkisi değil. Daha önce de kendisiyle ilgili karikatürlere tepki göstermişti. Başbakan Tanrı değildir" dedi.
"TAM BİR SKANDAL"
"Bu önemli bir dava, çünkü bağışta bulunan birçok insanın iyi niyeti çok kötü şekilde istismar edilmiş. 40 milyon euro'luk bağışın önemli bir kısmı, mağdurlara ve tsunami kurbanlarına gönderileceğine, birtakım kişilerin cebine gitmiş, kuryelerle Türkiye’ye götürülmüş. Bu tam bir skandal. Bundan sonra insanlar artık kimseye güvenip bağışta bulunamazlar. Bu davanın,her şeyi aydınlığa çıkaracağına ve mahkemenin, insanların iyilikduygularını istismar edilmesine, gerekli cezayı vereceğine inanıyorum."
Hem Türkiye’de hem Almanya’da yayımlanan Türk basınının konuyu ele almasının, çok tabii bir görev olduğunu, bir Alman vatandaşı ve politikacı olarak olayları basından öğrenme hakkı olduğunu söyleyen Roth, "Başbakanlar, cumhurbaşkanları, dokunulmaz kişiler olarak tanımlanamaz. Pek tabii bu kişiler de eleştirilere hedef olabilir. Cumhurbaşkanımız, başbakanımız, milletvekillerimiz, demokratik bir sistemde basının kendilerini eleştiren yayımlarına açık olmalıdır" dedi.
Başbakan Erdoğan’ın Deniz Feneri skandalıyla ilgili haberlere gösterdiği tepkiye de değinen Roth, "Bu Sayın Erdoğan'ın haddini aşan ilk tepkisi değil.Kendisiyle ilgili karikatürlere de tepki göstermiş, karikatüristlere dava açmış ve onları sert şekilde sindirmeye çalışmıştı. Basını sindirmek, tehdit etmek olmaz" dedi.
Deniz Feneri davasının Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’a karşı kişisel çekişme konusu haline getirilmesini doğru bulmadığını da belirten Roth şöyle devam etti:
"Yani, 'Eğer Erdoğan şunu yaparsa, bunun karşılığını alır' gibi bir düzeye indirilmemeli. Bir Başbakan Tanrı değildir, mukaddes dokunulmaz değildir, eleştirilerden muaf tutulamaz. Pek tabii, basın bu tip olayları yazabilir ve yazmalıdır."
"Yani, 'Eğer Erdoğan şunu yaparsa, bunun karşılığını alır' gibi bir düzeye indirilmemeli. Bir Başbakan Tanrı değildir, mukaddes dokunulmaz değildir, eleştirilerden muaf tutulamaz. Pek tabii, basın bu tip olayları yazabilir ve yazmalıdır."
