Devlet yetkisinin anarşik kullanılışı!






ATATÜRK’ÜN DEMOKRASİ DERSLERİNİ ÖĞRENMEMENİN BEDELİ:

DEVLET YETKİSİNİN ANARŞİK KULLANILIŞI!


' TOPLUMBİLİMCİ '
Prof. Dr. Özer OZANKAYA '

Atatürk Cumhuriyeti’ne saldıran AKP yöneticileri ile yerli ve yabancı destekçilerinin “Atatürkçü devlet anlayışı”na neden saldırdıkları, onun öğrenilmesini neden engellemek istedikleri, yargı ve MİT kurumlarını “kullanış” biçimlerinde sergilenen özgürlük karşıtı, demokratik hukuk düzenine aykırı, baskıcı devlet anlayışlarıyla ortaya çıkmıştır.

Ancak ulusumuzun ve ülkemizin bunca üzüntü verici duruma düşürülebilmesinde, demokrasi istediklerini söyleyip Atatürk ilkelerinin değerini anlamayan ve anlamak da istemeyen, onları önemsemeyen, Türkiye’ye demokrasinin asıl olarak Atatürk Cumhuriyeti ile geldiğini ve bugünkü çarpıtılmış biçimine oranla çok daha ileri düzeyde olduğunu gör(e)meyen yazar ve bilim insanlarının yol açtığı bilgi boşluğu ve düşünsel kargaşa durumunun etkisi de çok büyüktür.

Bu konuda CHP yönetici kadrolarının sorumluluğu özellikle büyük olmuştur ve olmakta süregelmektedir! Sayın Kılıçtaroğlu, hiç olmazsa son MİT ve Yargı çekişmesi dolayısıyla “AKP genel başkanı kendi çetesini kuruyor” derken olsun, Atatürk Cumhuriyet’nin ne denli tutarlı bir demokratik devlet kurmakta olduğunu, demokratik yönetimin meşruluk ölçüleri ve bunun eğitimi konusunda ne denli yüksek duyarlık göstermiş olduğunu dosta düşmana sergilemeliydi.

On gün sonra Tüzük Kurultayı toplayacak Atatürk CHP’sinin Genel Başkanı, kurucusunun ilkelerine en yüksek duyarlılıkla bağlı olduğunu göstermeli değil midir?!

Örneğin Atatürk’ün daha 1929’da orta öğretim kurumlarında okutulmak üzere kendi eliyle yazıp Prof. Afet İnan’ın adıyla yayınladığı YURTTAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER adlı demokrasi ders kitabında “Devletin Yurttaşa Karşı Görevleri” konusunda dile gelen düşünceler toplumda öğrenilip kavranmış olsaydı, bugün tanık olduğumuz gibi bir hükümet üyesi, “istihbarat görevlilerinin suç örgütlerine sızabilmek için suç işleyebilecekleri” gibi demokratik devlet düzenini ortadan kaldırıp anarşi yaratacak bir yönetim anlayışına sahip olamaz, bu düşüncede olanlar ülke yönetimi konumuna gelme olanağı bulamazdı; çünkü bunun demokratik meşruluğunu yitirme anlamına geleceği toplumda bilinirdi.

Atatürk’ün, üstlenmiş olduğu demokratik ulusal önderlik görevini dantel gibi işleyerek, hiçbir boşluk bırakmamaya özen göstererek yerine getirdiğinin örneklerinden birini işte tam da bu noktada görüyoruz.

Bir Atatürk’ün yalnızca “devletin iç ve dış güvenlik ve adalet işlevleri” üzerine yaptığı uyarıları inceleyip değerlendirelim;

Bir de bu yüce düşünceleirn karşısına AKP yönetici kadrosunun örneğin “Bush’la, .., başbaşa, ulusun bilgisi dışında, belgesiz görüşmeler yapmaktan, sözde suç örgütüyle mücadele için suç işlemeyi ve işletmeyi meşru saymaya … varan” devlet ve ulus yönetme anlayışına; başta CHP olmak üzere muhalefet parti yöneticilerinin de demokrasinin meşruluk ölçülerinin egemen kılınması konusundaki duyarsızlıklarına bakıp, Atatürk’ün düşüncelerinden yararlanmama, bu alanlarda yurttaşları bilgisiz ve bilinçsiz bırakma aymazlığının nelere mal olduğunu tartalım:

“DEVLETİN YURTTAŞA KARŞI GÖREVLERİ

“Ulusun kurduğu devletin ve hükümet örgütünün, yurttaşlara karşı yükümlü olduğu görevleri ve yetkileri vardır.

Bu görevlerin nitelikleri incelenirse, şöyle bir sıra yapılabilir :

a) Ülke içinde güvenliği ve adaleti kurup sürdürerek, yurttaşların her türlü özgürlüğünü korunmuş bulundurmak,
b) Dış siyaset ve başka uluslarla ilişkileri iyi yöneterek ve içerde her türlü savunma güçlerini sürekli hazır bulundurarak ulusun bağımsızlığını güven altında ve korunmuş bulundurmak.

Bu iki türlü görev, devletin en temel görevlerindendir.

Denilebilir ki devlet kurmaktan amaç, bu iki görevin yerine getirilmesini sağlamaktır.

Çünkü bu görevler yurttaşların birey olarak yapmaya güçlerinin yetmeyeceği işlerdir.

Hatta yurttaşların bu görevleri bir bölümüyle bile yapmaya kalkışmaları uygun değildir; çünkü o zaman anarşi olur; devlet kalmaz.

Örneğin bir yurttaş kendi kendine bir yabancı devletle siyasal bir ilişki ve görüşmede bulunamaz.

Bir yurttaş ülke savunmasında başına toplayabileceği birtakım kimselerle başlı başına harekette bulunmaya yetkili değildir.

Bir yurttaş kendi özgürlük hakkını kendi maddi gücüne dayanarak sağlamaya kalkışamaz.

Bu hususlar bireylerin güçleri ve girişimleri ile değil, ULUSUN İSTENCİNİ TAŞIYAN DEVLETİN güç ve etkisiyle sağlanabilir.”

KAYNAK:

Mustafa Kemal Atatürk, YURTTAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER – Atatürk’ün Demokrasi Dersleri, (Özleştirerek Yayınlayan Özer Ozankaya), CEM Yayınları.


.
➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..