Kemal Kılıçdaroğlu’na TEPKİ


“YA AYGÜN’ÜN ARKASINDAN YA DA
.
ATATÜRK’ÜN KOLTUĞUNDAN ÇEKİL.”

SivriSinekCaz

KILIÇDAROĞLU’NA “YA YENİ ANAYASA MASASINI YA DA ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ TERK ET ” ÇIKIŞI YAPAN GRUPTAN AYGÜN’Ü DİSİPLİNE GÖNDERMEYEN KILIÇDAROĞLU’NA TEPKİ:

“YA AYGÜN’ÜN ARKASINDAN YA DA 

 .
ATATÜRK’ÜN KOLTUĞUNDAN ÇEKİL.”
 
Hüseyin Aygün’ün PKK tarafından kaçırılması sonrasında partililerin disipline sevk edilmesi için kampanya açtığı , buna rağmen tepkileri yok sayan bir anlayışla Aygün’ün arkasındayım açıklaması yapan Kılıçdaroğlu’na Aygün dolayısı ile tabadan tepki yağıyor.
 
CHP Anayasa komisyonundan çekil grubu adına açıklama yapan Neriman FİDAN, Bunun CHP tarihi üzerinden Atatürk’le hesaplaşma anlamına geldiğini söyledi. 

Gruptan yapılan açıklama şöyle :
 
BU KAVGA KEMALİZM KAVGASIDIR..
 

BU KAVGA ATATÜRK’ÜN PARTİSİNDEN KEMALİZMİ SİLMEK İSTEYENLERE KARŞI VERİLMEKTEDİR..
 

VE BUNUN EN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN BİRİSİ HÜSEYİN AYGÜN :
 

KILIÇDAROĞLU’NUN ÖZEL DAVETLİSİ OLARAK GELEN..
 

CHP YENİ CHP OLMAZSA BURADA OLMAYACAĞINI SÖYLEYEN..
 

CHP’NİN TEK DİL, TEK ULUS MONOLOĞUNDAN VAZGEÇMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEYEN..
 

DERSİM’DE KATLİAM YAPILDI. BUNUN ATATÜRK’ÜN BİLGİSİ DIŞINDA OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR DİYEN..
 

KEMALİZM TUNCELİLERE DAYATILDI DİYEN..
 

PKK’LI İYİ ÇOCUKLARIN “DEMOKRATİK ÖZERKLİK” TALEPLERİNİ KAMUOYUNA TAŞIYAN KENDİSİ DE BU FİKİRDE OLAN..
 

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINDAN “KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜ” BEKLEYEN, BUNA GÖRE YENİ ANAYASAYI DESTEKLEYECEĞİNİ SÖYLEYEN..
 

KÜRTLER ÇÖZÜMÜ GÖRMEZSE ( ÇOK DİL, ÇOK ULUS)
(YANİ ANADİLDE EĞİTİM, TÜRKLÜĞÜN ANAYASADAN ÇIKARILMASI, DEMOKRATİK ÖZERKLİK) DAHA ÇOK KAN AKACAĞINI SÖYLEYEN..
 

SON OLARAK CUMHURİYETE VE ATATÜRK’E BAŞKALDIRAN AŞİRET RESİLERİNİN İTİBARININ İADESİNİ İSTEDİ..
CHP’Lİ DEĞİL YENİ CHP’Lİ HÜSEYİN AYGÜN’ÜN AÇIKLAMALARI KARŞISINDA:
“ARKASINDAYIM ” DİYEREK TEPKİLERİ YOK SAYAN,
 

HÜSEYİN AYGÜN’ÜN SÖYLEMLERİ İLE PARTİYİ TAŞIDIĞI “BÖLÜCÜLÜK” YAFTALI NOKTAYI GÖRMEZDEN GELEN KILIÇDAROĞLU ; 
HÜSEYİN AYGÜN’ÜN ARKASINDAN ÇEKİL…
AYGÜN DİSİPLİNE…
 

CHP’LİLER HÜSEYİN AYGÜN’ÜN ARKASINDA MISINIZ?
 
CHP ANAYASA KOMİSYONU
NASIL Kİ YENİ ANAYASA MASASINDA PARTİ TEMSİL EDİLMESİ PARTİNİN ANAYASASINA AYKIRI İSE, VE BU SEBEPLE “YA YENİ ANAYASA MASASINI YA DA ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ TERKET” DEDİYSEK;
SEYİT RIZA’NIN İTİBARININ İADESİNİN ARKASINDA DURULMASI PARTİYE İHANETTİR.

VE BU YÜZDEN KILIÇDAROĞLU’NA,
'HÜSEYİN AYGÜN'ÜN ARKASINDAN ÇEKİLMİYORSAN ATATÜRK’ÜN KOLTUĞUNDAN ÇEKİL' DİYORUZ..
 
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER , TEPKİ GÖSTERMEK ZORUNDADIR..
ATATÜRKÇÜLER , BU TARTIŞMAYA KAYITSIZ KALMAMALIDIR.
 
İSTANBUL BARO BAŞKANININ İSYANI BİZİM DE İSYANIMIZDIR..
O KOLTUKTA OTURULARAK BU HESAPLAŞMA YAPILAMAZ..
 
ATATÜRK’ÜN CUMHURİYETİN BEKASI AÇISINDAN,
SİYASAL SÜRECİN VE DEVRİMLERİN SAVUNULMASI, KURUMSALLAŞTIRILMASI İÇİN KURDUĞU VE BİZLERE MİRAS BIRAKTIĞI
BU PARTİ KURULUŞ İLKELERİ DIŞINA ÇIKARILAMAZ..
 
ATATÜRK’ÜN MADDİ VE MANEVİ MİRASINI KULLANAN CHP’DE
ATATÜRK TARTIŞILAMAZ, ATATÜRK YARGILANAMAZ..
ÇÜNKÜ CHP; ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİNİN BEKÇİSİDİR..
KILIÇDAROĞLU ELİYLE PARTİNİN TEPESİNE YERLEŞTİRİLEN,
KILIÇDAROĞLU’ NUN ARKASINDA OLDUĞU İLAN ETTİĞİ BU YAPI İLE
PARTİ YÜRÜYEMEZ..

KILIÇDAROĞLU SİYASİ TARİHİN DERİNLİKLERİNDE
KARA BİR LEKE OLARAK ANILMADAN ÖNCE ONURU İLE İSTİFA ETMELİDR…
 
KILIÇDAROĞLU; DAHA FAZLA PARTİYİ VE KİMLİĞİNİ SORGULATMADAN
ATATÜRK’ÜN KOLTUĞU OLAN CHP GENEL BAŞKANLIĞI KOLTUĞUNU TERK ETMELİDİR.

NERİMAN FİDAN
CHP ANAYASA KOMİSYONUNDAN ÇEKİL GRUBU..

Engin Demirkollu Sarikartal
Ulusalcı Gönüllü
 
PARTİLİLERİN CHP GENEL BAŞKANLIĞINA GÖNDERDİĞİ DİLEKÇE :
 

CHP GENEL BAŞKANLIĞINA,
 

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün CHP milletvekillliği ile bağdaşmayacak tutum ve davranışları sebebiyle Yüksek Disiplin kuruluna sevk edilmesi ile ilgili talebimdir .

Hüseyin Aygün kaçırılma olayının hemen öncesinde verdiği röportajda terör örgütü ile müzakere yöntemini öneren Yeni Açılım politikasının stratejisi olarak PKK silahlı eylemlerinin adres gösterdiği demokratik özerklik için silahların bırakılması koşulu olarak Yeni Anayasa masasını adres göstermektedir.

“Yeni Anayasa, Recep Tayyip Erdoğan’ının iki dudağının arasından çıkacak sözlere bağlı, samimi değil yani. Daha çok Kürt’ler bekliyor bu Anayasa’yı, bir şeyler yapılmaz ise daha çok kan akar. Kürt sorunu da içinde yer almalı. Buna ben de destek vereceğim, partide de bunu savunan çok sayıda milletvekili var.” ifadesinde de ortaya koyduğu gibi yeni anayasa sürecinde PKK nın silahlı eylemle talep ettiğinin Yeni Anayasa masasında bulunacağı açıkça belirtilmekte ve kendisi de bu çözüme bakarak yeni Anayasa yı destekleyeceğini ifade etmektedir.

“Kürt yurttaşlara ve ne istediklerine bakıp ona göre program yapılmalı. Bence anadilde eğitim hakkının Türkiye’de verilmesi lazım.” diyerek partinin programında yer alması mümkün olmayan bir talebi dile getirmekte sakınca görmemektedir.

PKK nın bölgedeki syasileri ve kendisini tehdit etmesine rağmen koruma talep etmeden dolaştığı PKK saldırılarının olduğu alanda kaçırılmasından sonra serbest bırakılmasına kadar örgüt ve CHP kanadından da koparılan gürültüye rağmen kafa karıştırıcı açıklamalar gelmiştir. CHP li bir yetkili yarın bırakılacak demiş ve Hüseyin Aygün örgüt tarafından serbest bırakılmıştır.

Hüseyin Aygün’ün kaçırılması olayı ile ilgili olarak PKK tarafından yapılan açıklamada “gözaltına alınan” Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, gerekli (hukuki ve fiili) işlemler tamamlandıktan sonra, serbest bırakılacağı” söylenmiştir. Atatürk devrimciliğini simgeleyen “Tunceli” yerine, cumhuriyet öncesi aşiretlerin ve feodal ağalığın simgesi olan “Desim Milletvekili” söylemi bir yana, “gerekli hukuki ve fiili işlemler” söylemi Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde, bu işlemleri gerçekleştirecek “yeni bir devlet Otoritesi”nin varlığını gösterme amaçlıdır. Bu da bilinçli, planlı, programlı bir PKK stratejisidir.

PKK tarafından “kaçırılıp bırakılan” Aygün’ün Atatürk Anıtı yerine Dersim ayaklanmasının önderi, Cumhuriyet ve devrimlerin amansız düşmanı Seyit Rıza’nın heykeli önünde yaptığı açıklama düpedüz eşkıyanın propagandası niteliğindedir. Aygün kendisini “kaçıran” eşkıyayı en ağır biçimde lanetlemek yerine, uluslararası kamuoyuna, onların “terörist” değil “halk savaşçıları”, isteklerinin ise “haklı ve meşru” olduğunu ilan etmiştir.

“Dersim katliamı bir soykırımdır. Atatürk’ün haberi olmaması mümkün değildir” açıklamasının sahibi Hüseyin Aygün Partimizin ve Cumhuriyetimizin kurucu liderine karşı en ağır saldırıyı yapmakta ve Partinin ideolojik olarak yapamayacağı şeylere itiraz edenlere disiplin mekanizması işletilirken Partimizin çatısı altında olmaması gereken Aygün’e Genel merkez tarafından neden hala displin mekanizması işletilmediği anlaşılamamaktadır.
Kaçırılmasının hemen ardından “Bu eylemi yapan arkadaşlar bu ülkenin genç arkadaşları. Ülkeye barış ve ateşkes mesajı vermek istediklerini söylediler. Ölen bütün çocukların bu ülkenin çocukları olduğunu, savaşın gereksiz olduğunu söylediler. ‘Biz de yürüttüğümüz silahlı mücadelenin çok anlamsız olduğunu biliyoruz’ dediler. ‘İstediğimiz demokratik özerklik planı, hiç de silahlı mücadeleyi gerektirmeyen demokratik bir taleptir ve Avrupa’da pek çok ülkede vardır. Bu bakımdan biz de yürüdüğümüz mücadelenin artık çok anlamsız olduğunu biliyoruz’ dediler. Benden bu konuda daha fazla rol üstlenmem konusunda ricacı oldular. CHP’nin politikalarını beğendiklerini ama daha fazla çaba harcaması gerektiğini söylediler.” diyerek terör örgütünün üyelerini masum eylemciler gibi tanıtan ve terör örgütünün sözcülüğü konumuna kendini getiren Hüseyin Aygün’ün Bu esnada örgüt üyelerine “etkin pişmanlık yasasının dağdan inmek isteyen gençler için yürürlükte olduğunu” hatırlatmaması da ilginçtir.

Kaçırılma olayından sonra “Genel Başakanımızın da bu açıklamaların arkasındayım demesi son derece iyi oldu. CHP nin nasıl bir yolda yürüyeceğine Ulusalcı kafatasçı kişilerle, onların yapacağı eleştirilerle bir yol yürünmeyeceği görülmüş oldu.” diyerek 6 ok’un birisinin ulusalcılık olduğu partide ulusalcılara kafatasçı diye hakaret eden,
“Genel başkanımız akil insanlar komitesi ve toplumsal uzlaşma platformununu geliştirecek, CHP nin kürt sorununun çözümü için kabul edilmesi gereken talepleri içerecek bir liste açıklanacağını belirtmişti 2 hafta evvel. Ben Genel başkanımızın o açıklamasından hareketle o şekilde konuştum” diyerek bu açıklamalara Genel Başkan’ı ortak ederek Partinin kurumsal kimliğini bağlayıcı bir hava ile partinin kurumsal kimliğinin yara almasını sebep olan Hüseyin Aygün konuşmaya devam etmiştir. Genel başkanı da referans göstererek partinin yetkili organlarının haberdar olmadığı içinde “akil adamlar komisyonunun” da bulunduğu Kürt sorununa çözüm taleplerininin ne olduğu anlaşılamamıştır ancak sayın Aygün’ün açıklamalarından bu konudan kendisinin haberdar olduğu anlaşılmıştır.

“Dağlarda geçen 2 günü, o çocuklarla geçen 2 günü helal ettiğimi belirtebilirim. Çünki çok saygılıydılar. Savaşın bitmesini, eve dönmek istediklerini söylüyorlardı. savaşın anlamsızlığını döne döne vurguluyorlardı. Ve ayrıldığımızda da “Abi ne olur bizi bu dağlarda unutma ” diye hüzünlü sözler ettiler. Dolayısı ile onlardan hiç bir şikayetim yok. Bana kötü davranmadılar. ” diyerek terör örgütüne katılan, vatan savunmasındaki evlatlarımıza , savunmasız sivillere karşı kanlı eylemlerine devam eden hainleri “masum kişilermiş gibi gösterip” terör örgütü ile CHP nin kurumsal kimliği ile terör örgütü arasında bağlantı kurmaya çalışan fırsatçılara malzeme veren Aygün, partinin ulusalcı kimliğine yaralamıştır. Üstelik bunu etkin pişmanlık yasası yürülükte iken ve dağdan inmek isteyen teröristlere devlet yeterince şevkatli davranırken söylemektedir. Bunu hatırlatma ihtiyacı duymadan teröristlerin “demokratik özerklik ” taleplerinin sözcülüğünü yapmaktadır.
“CHP’nin herşeyine sahip çıkmıyorum. Tek ulus, tek dil, tek millet.. bunları tartışmalıyız. Türkiye çok uluslu bir ülke, çok dilli, çok kültürlü, çok etnisiteli, çok inançlı bir ülke. Cumhuriyet olsun, CHP olsun onun öne sürdüğü tekçi anlayışın artık günümüzde geçerliliğini kaybettiğini düşünüyorum. Zaten genel başakanımızın da akil adamlar komisyonu olsun, diğer meselelerdeki çıkışları ve politikaları olsun, bence 21. yüzyılın gerektirdiği ölçüde parti tarafından öne sürülüyor. Tekçi ve mololog anlayışı asla benimsemiyorum. ” diyerek Atatürk devrimlerinin temel dayanaklarından ve kurucu misyonumuz gereği CHP nin temel felsefesi olan ulus devlet projesi dolayısı ile ilgili milliyetçilik ve devletçilik oklarına da aykırı olarak çok dil, çok ulus tartışmaya açmış ve bunu yaparken yine Genel başkanı referans göstererk partinin kurumsal kimliğine zarar vermeye devam etmiştir. Bu konun sevr dayatması olan çokdil, çok ulus’un ayrıştırıcı olması sebebi ile ırkçı olmayan ulus devlet birliğimizi bölmeye yönelen terör örgütünün de savunduğu bu ayrışma talebinin sözcülüğü olarak algılanmasına sebep olmuştur.

Terör örgütünün silahlı eylemlerini kınarayarak onun siyasal taleplerinin savunuculuğunu yapmak demokratik bir talep olarak algılanamaz ve millet ve partililer bunu bu şekilde algılamamıştır.

“Yeni CHP’nin Dersim milletvekili olduğum için gurur duyduğumu, yeni CHP’nin benim gibi insanları partiye kabul ederek dönüşümün işaretlerini çoktan verdiğini belirttim.”diyen “CHP Yeni CHP olmazsa asla siyaset yapmayacağını” belirten Aygün’ün ifadelerinden “Yeni CHP yoktur CHP vardır” diyenler açısından Genel Başkan’ın kastettiği Yeni CHP ile Aygün’ün kastettiği Yeni CHP’nin var olduğu ve aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Tunceli’yi reddeden ve kendine Dersim Milletvekili diyen, CHP’yi reddeden ve kendini Yeni CHP li gören, Partinin ve ülkenin kurucu ve değişmez lideri Atatürk’e ağır hakarette bulunan, CHP nin kurumsal geçmişi ile hesaplaşma arayışında olan Aygün’ün Partinin kimliği ile bağdaşamayacak tutum ve davranışları ve Partiyi kamuoyunda ayrılıkçı unsurlarla yanyana gösteren açıklamaları ile zarar vermesi sebebi ile ihraç talebiyle disiplin kuruluna verilmesini arz ederim.


➽ Paylaş:

➽ Gözden Kaçırmayın... ➽ Bunları Okudunuz mu?..

“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..
.com/img/a/