Netanyahu, neden yahu!
Adana’da kâhya olmak!
Cevher KANTARCI

E, valla bravo ve de alkış!
İsrail’e Malatya Kürecik radarından, bol paralı ticari ilişkilere kadar yaptığımız onca kıyağa rağmen, herifler özür falan dilemeyi şöyle bırakın, yüzümüze bile bakmadılar!
Nasıl olduysa, Erdoğan’ın “Siyonizm” e hem de Viyana’nın ortalık yerinde, açıkça hakaret etmesinden sonra, Netanyahu bir anda Mavi Marmara şehitlerimiz için özür diledi!
Netanyahu, neden yahu! (Mustafa Balbay’ın esprisidir)
Ne Netanyahu ne de diğer Yahudi liderleri, bunca katliama, Filistin’deki onca zulme rağmen, bırakın özrü burunlarından kıl bile aldırmadılar şimdiye kadar!
Şu işe bakın ki, tam Hüseyin Obama’nın İsrail ziyaretinin ardından Netanyahu eniştemiz özür dileyip bizi öpüverdi!
PKK militanları da, çekilmeye başlıyor!
Erdoğan, bir anda yeniden parlatılmaya başlandı!
Bütün bu olanlar, Tayyip beyin başarı hanesine yazılıp, hem bizim hem de Ortadoğu halkının önüne konuluyor!
İşte tam zurnanın zırt dediği yerde, benim aklıma eski bir Çukurova adeti geldi..
Çukurova ağaları, sevmedikleri bir işçinin hayatını kaydırmak istediklerinde, onu hemen kâhyalığa terfi ettirirler, üç gün sonra da işten kovarlarmış!
Kovarlarmış ki, herif kâhyalıktan sonra bir daha işçiliğe dönemeyeceği için, o bölgeden çekip gitsin!
Ben bunca yıllık hayatımda, Türkiye’nin bir anda bu kadar parlatıldığını hiç hatırlamıyorum!
Ama parlarmış gibi olduğumuz zamanların hemen arkasından bize yaşatılan felâketleri, çok iyi hatırlıyorum!
Bakın mesela Nevruz günü meydanda Türk Bayrağı olmaması, ortalığı karıştırdı!
Ne bayrağı be!
Nevruz günü Diyarbakır, Türkiye’de miydi ki bayrağı olsun?
Mehmet Altan, o gece Diyarbakır’dan dönüp CNN’de katıldığı “Dört Bir Taraf” programında, basınımızın Diyarbakır sınırları dışına çıkarmadığı gerçeği açıkladı!
Altan, meydanda PKK’nın yasallaşmış bir parti görünümünde olduğunu anlattı!
Altan’a göre Nevruz’daki büyük kalabalıktan çıkan mesaj şu:
“Burası Kürdistan! Biz Kürt’üz! Burayı biz yöneteceğiz!”
Diyarbakır Halk İnisiyatifi’ne mensup kar maskeli PKK’lılar sahneye çıkıp bildiri okumuşlar:
“Biz sadece PKK’ya güveniyoruz! Ne devlete ne AKP’ye güvenmiyoruz!”
AKP’ye ihtarda da bulunmuşlar:
“Sakın bizi kandırma, bizimle oynama, çok dehşetli faturalar çıkartırız!
Sahnenin tam karşısına da pankart asılmış:
“Mahzun Korkmaz ve Abdullah Öcalan serbest olamayacaksa, barış yanlış olur!”
PKK orada duruma bu kadar hâkimken, niye bayrak assın ki!
Duruma bu kadar hâkim olsanız, siz asar mısınız?
Netanyahu’nun özür dilediği Başbakanımız, bayrak yok diye çok üzülmüş!
PKK’nın da hatırı kaldı, üzüldü diye!
Bizimki bölgenin ağası oldu, inşallah sonumuz hayra çıkar!