AKP-PKK pazarlığı belgelendi
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu, “Bu geri çekilme bizim mücadelemizin
yükselmekte olduğu, AKP’nin sıkıştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Gerillanın,
hareketin kendine güvendiği bir dönemde gerçekleşiyor. Bu geri çekilmeyi
gerçekleştirerek Türk devletini, AKP’yi çözüm sürecine sokup demokratik
siyasetle sonuç almak istiyoruz”
Kandil, AKP-PKK pazarlığını belgeledi
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, terör örgütüne yakınlığı ile bilinen
ANF’ye yaptığı değerlendirmede, 1999 geri çekilme süreci ile Öcalan’ın 2013
nevruzunda çağrısını yaptığı çekilme arasındaki farkları ve bu geri çekilme
sürecinin özelliklerini anlattı.
Karasu, “Bu geri çekilme bizim mücadelemizin
yükselmekte olduğu, AKP’nin sıkıştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Gerillanın,
hareketin kendine güvendiği bir dönemde gerçekleşiyor. Bu geri çekilmeyi
gerçekleştirerek Türk devletini, AKP’yi çözüm sürecine sokup demokratik
siyasetle sonuç almak istiyoruz” dedi.
Türk devletine fırsat
Bu durumu “mücadeleden geri çekilme değil, mücadele hamlesi olarak” değerlendiren Karasu, “Mücadeleyi daha etkili yürütmenin, yaratmanın projesi olarak değerlendiriyoruz. Kaldı ki şimdiki geri çekilme uluslararası düzeyde tartışılıyor. Uluslararası meşruiyeti ve siyasi ağırlığı olan bir adımdır. O da bir mücadele hamlesiydi ama oradaki hamle uluslararası komploya direnme pozisyonunu güçlendirme ve Türk devletine bir çözüm fırsatı sunmaydı” diye konuştu.
Türk devletine fırsat
Bu durumu “mücadeleden geri çekilme değil, mücadele hamlesi olarak” değerlendiren Karasu, “Mücadeleyi daha etkili yürütmenin, yaratmanın projesi olarak değerlendiriyoruz. Kaldı ki şimdiki geri çekilme uluslararası düzeyde tartışılıyor. Uluslararası meşruiyeti ve siyasi ağırlığı olan bir adımdır. O da bir mücadele hamlesiydi ama oradaki hamle uluslararası komploya direnme pozisyonunu güçlendirme ve Türk devletine bir çözüm fırsatı sunmaydı” diye konuştu.
Karasu, şöyle devam etti:
“Şimdi ise Türkiye’nin demokratikleşmesi zorunlu hale gelmiş; koşulları, ortamı var. Karşı tarafı demokratik kurtuluşa itmek için hamle yapıyoruz. O bakımdan bu geri çekilmenin tabii ki tarihsel, siyasal ve hamlesel değeri var. Yoksa sadece bir geri çekilme olarak ve yahut silahlı mücadeleyi bırakıp bir yere gitme, güneye çekilme değil kesinlikle. Bir projenin parçasıdır. Geri çekilme süreci, demokratik siyaseti devreye sokma, demokratik siyaset temelinde sonuç alma, demokratik topluma dayanarak güç olma, demokratik kurumlaşma çalışmalarımızla birlikte bir anlam ifade ediyor ya da geri çekilme onların bir parçası olarak anlam kazanıyor.”
İrademizle gerçekleşiyor
Müzakerenin aşamalarını “ateşkes, geri çekilme sonrasında anayasal yasal değişiklikler, bu değişiklikler temelinde çözüme, normalleşme aşamasına geçme” olarak tanımlayan Karasu, geri çekilmenin de bu aşamalardan kopuk ele alınamayacağını vurguladı. “Yoksa anayasal, yasal hiçbir değişiklik olmayacak, Türk devleti demokratik siyasetin önünü açmak için hiçbir şey yapmayacak, onun yapacağı hiçbir adım olmayacak, sadece bizim tek başına irademizle 1999’da yaptığımız gibi bir çekilme olacak şeklinde değil. Şimdi beklenti bir proje temelinde gerçekleşiyor. Bu açıdan ikisi arasında nitelik ve nicelik farkı var” dedi.
“Şimdi ise Türkiye’nin demokratikleşmesi zorunlu hale gelmiş; koşulları, ortamı var. Karşı tarafı demokratik kurtuluşa itmek için hamle yapıyoruz. O bakımdan bu geri çekilmenin tabii ki tarihsel, siyasal ve hamlesel değeri var. Yoksa sadece bir geri çekilme olarak ve yahut silahlı mücadeleyi bırakıp bir yere gitme, güneye çekilme değil kesinlikle. Bir projenin parçasıdır. Geri çekilme süreci, demokratik siyaseti devreye sokma, demokratik siyaset temelinde sonuç alma, demokratik topluma dayanarak güç olma, demokratik kurumlaşma çalışmalarımızla birlikte bir anlam ifade ediyor ya da geri çekilme onların bir parçası olarak anlam kazanıyor.”
İrademizle gerçekleşiyor
Müzakerenin aşamalarını “ateşkes, geri çekilme sonrasında anayasal yasal değişiklikler, bu değişiklikler temelinde çözüme, normalleşme aşamasına geçme” olarak tanımlayan Karasu, geri çekilmenin de bu aşamalardan kopuk ele alınamayacağını vurguladı. “Yoksa anayasal, yasal hiçbir değişiklik olmayacak, Türk devleti demokratik siyasetin önünü açmak için hiçbir şey yapmayacak, onun yapacağı hiçbir adım olmayacak, sadece bizim tek başına irademizle 1999’da yaptığımız gibi bir çekilme olacak şeklinde değil. Şimdi beklenti bir proje temelinde gerçekleşiyor. Bu açıdan ikisi arasında nitelik ve nicelik farkı var” dedi.
Yeniçağ