Reyhanlı’daki saldırıyla ilgili düşünceler
Onur ÖYMEN:
Reyhanlı’daki saldırıyla ilgili düşünceler
Reyhanlı’daki patlamayla ilgili olarak KKTC’den yayın yapan Ada Televizyonuna
verdiğim demeçte özetle şunları söyledim:
Bugün Reyhanlı’da en az 42 vatandaşımızın ölümüne ve 100 vatandaşımızın da
yaralanmasına neden olan insanlık dışı terör saldırısını nefretle kınıyoruz.
Ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Bu saldırının iki boyutu var: Biri Suriye boyutu biri de terör boyutu. Bu
saldırı Suriye’den kaynaklanıyorsa bunu Suriye Hükümeti’nin yaptırmış
olabileceği gibi, Türkiye’nin askeri müdahalesini tahrik etmek için muhalif
güçlerin de yaptırmış olabileceklerini düşünmek lazım.
Maalesef bizim bölgemizde terör bir siyaset vasıtası olarak kullanılıyor ve
terör yoluyla bazı siyasi amaçlara ulaşılmak isteniliyor. O nedenle biz başından
beri Türkiye’nin ilkeli bir tutum sergilemesini, temel görüşlerini açıklamasını
ama çatışmaların dışında kalmaya özen göstermesini, uluslararası toplumla
birlikte hareket etmesini öneriyoruz. Silahlı gruplara hiçbir şekilde destek
vermemesi gerektiğini savunuyoruz. Suriye’de çeşitli ülkeler tarafından farklı
nedenlerle desteklenen çok sayıda silahlı grup var. Bunların içinde el Kaide
var, Nusayriler var, Selefiler var, Cihatçılar var, PKK yanlısı PYD var, özgür
Suriye Ordusu var. Kimin ne amaçla eylem yaptığını saptamak kolay değil.
İkinci boyutu terör boyutudur. Kim yapmış olursa olsun bu bir terör olayıdır.
Bu olayın da gösterdiği gibi terörün insanlık duygusu yoktur, müsamahası yoktur,
acıma duygusu yoktur. Hangi terör örgütü olursa olsun, teröre müsamaha etmek,
görüşmek, terörle müzakere etmek son derce yanlıştır. İyi terörist, kötü
terörist yoktur. Bu olay bir kere daha kanıtlamıştır ki, terör muhatap alınamaz.
Yani siz yarın bu eylemi yapanlarla da masaya oturacak mısınız? Müzakere edecek
misiniz?
PKK’nın yaptığı da bundan daha az vahim değildi. Bu saldırıda 42 kişi
hayatını kaybetti. PKK’nın saldırıları sonucunda 35.000 kişi öldü. Başından beri
söylüyoruz. Elinden silahı bırakmayan, silah zoruyla siyasi çözüm dayatmaya
çalışan terör örgütleriyle müzakere edilmez, mücadele edilir. Bu olay bunu bir
kere daha kanıtlamıştır.
Umarız ki, bu son terör aldırışı olsun, bunu başka saldırılar takip etmesin.
Aksi takdirde, hiç temenni etmiyoruz ama, Türkiye sık sık terör saldırılarına
uğrayan başka bölge ülkelerinin durumuna düşebilir. Teröristler, Türk siyasetini
etkilemek, Türk kamuoyunu etkilemek, siyasi sonuç almak için bu gibi eylemler
yapabilirler.
Bu olaydan çıkartabileceğimiz ders, terörün hiçbir zaman, hiçbir yerde ve
hiçbir koşulda muhatap alınamayacağıdır.
Türkiye bu çatışmaların dışında kalması lazım. Provokasyonlar olabilir.
Türkiye’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunmasını isteyenler var. Türkiye’yi
böyle bir müdahaleye tahrik etmek için bu gibi eylemlerde bulunanlar da
olabilir. Örneğin muhalif grupların içinde Türkiye’nin müdahalesini isteyenler
varsa onlar böyle bir saldırıyı Suriye hükümetine mal edebilirler. Suriye
hükümeti yaptırmışsa bunun da başka siyasi amaçları olabilir. Türkiye’nin
yapması gereken şey bu olayın sanıklarını yakalayıp adalete teslim etmektir.
Siyasi açıdan da ilkeli bir politika izlemektir, uluslararası toplumla birlikte
hareket etmektir ama her an askeri bir müdahaleye hazır olduğu izlenimini
verecek söylemlerden kaçınmaktır. Biz Cumhuriyet tarihi boyunca böyle yaptık.
Bölgedeki çatışmalara katılmaktan kaçındık. Şimdi de aynı doğrultuda bir
politika izlememizde yarar var.
Saygılar, sevgiler.