Genç zekâlar ve AKP inadı
İktidarın inadı ile genç direnişçilerin zekâsı
Orhan BİRGİT
Ankara, İzmir ve ülkenin öteki birçok kentinin sınırlarını ise çoktan
aştı.
Uluslararası medyanın da etkisini arkasına alarak uygar Batı dünyasının belli
başlı kentlerine dayandı.
Cnn İnternational ve başka uluslararası önemdeki medyanın ilk sıralarındaki
haber oldu.
Bu devinimin en önde gelen nedeni, kendilerine TOMA’lardan püskürtülen
kimyasal suların, atılan gazların yıldıramadığı ülkemizi yönetecek yarının genç
kuşağının Erdoğan’ı hırsından çatlatacak çeşitli yöntemlerle direnişlerini
sürdürmeye devam etmelerinde yatıyor.
Direnme alanı artık Gezi değildir. Arkası sıvazlanan polis güçlerinin
karşısında genç yurttaşlar, Başbakan’ın beklediği çatışmayı vermeyecek kadar
akıllı ve bir o kadar da barışçı yöntemlerine bir ilki eklediler:
Sokakta, alanlarda, caddelerde birden bire durarak, sessiz bir nöbete
giriyorlar!
Bu duruşun altındaki anlamı kavramak, onların anne babalarının hatta
ağabeylerinin bile düşünemeyecekleri kadar yeni ve bir o kadar da
anlamlıdır.
Tayyip’in polisi, örneğin İstanbul’un İstiklal Caddesi’nde böyle bir
seyirliği izleyen genç kızlarımızın arka çantalarında, direniş emrini onlara
veren meçhul gücü aramak istemektedirler.
Aaaah bir kez CHP’nin izine rastlayarak “Bulduk” diye haykırmayı amaçlayan bu
aramalarda bir diş fırçası ve bir ya da iki kitap çıkmakta ; İçişleri Bakanı
Muammer Güler’e tekmil göndermek isteyen İstanbul Valisi’nin elleri yine
böğürlerine bomboş kalmaktadır!
Bu orta yaş ve üstü kuşaklara parmak ısırtacak buluşların fazlası ile
hırslandırdığı yöntem dün TBMM oturumunu da içine almış ve CHP’li
milletvekilleri, başta eski DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, çocukları hatta
bazılarının torunları olacak yaştaki gençlerin eylemlerini desteklediler.
Üçüncü haftasını geride bırakan gençlerin eylemleri karşısında uzun bir
oturum yapan AKP Merkez Yönetim Kurulu’nun dünkü toplantısından çıkan
sonuç, beklenen dağlara kar yağdıracak türden oldu.
Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik , yine AKP mitinglerinin görkeminden, partisinin
çoğunluğun oyları ile tek başına iktidar olduğundan söz etmeye devam etti.
Öte yandan polisin gözaltına aldığı direnişçilere sorduğu soruların ağırlıkla
Erdoğan’a karşı bir darbeyi amaçlayıp amaçlamadığı gibi, hiçbir sağduyulu
yurttaşın düşünmediği konulardan oluşması tek kelime ile iktidar büyüklerimizin
rüyalarına kadar girdiği tahmin edilen bir evham dalgasının bulunduğunu ortaya
koyuyordu.
Kimse merak etmesin.
AKP karşıtı yurttaşların ,özellikle 2011 seçimlerinde seçmen ehliyetini
taşımadıkları için sandığa gitmeyenlerin, o arada “ben gitmesem ne eksilir?”
türünden eksantrik düşüncelerle o gün evlerinde oturanların ilk yerel ve ondan
sonra da genel seçimler için AKP’ye ders verme düşünceleri gece saat 2100′de
tencere kapakları, vuvuzella sesleri ve söndürülüp yakılan ışıklarla diktatöre
duyurulmak istenilmektedir.