Kestane ile Efsaneyi karıştırmak!
Efsane mi kestane mi?!.
Mehmet TÜRKER

İktidarın bu olayda nasıl döküldüğü kısa sürede bir bir ortaya çıkmaya başladı…
Bir kere 46 vatandaşımızın takas yoluyla serbest bırakıldığı anlaşıldı!..
Böylece “Niye kaçırdılar, niye bıraktılar” sorusunun esrarı çözülmüş oldu!..
Bu durumda aslında bizimkilerin değil IŞİD’in “destan yazdığı” ortaya çıktı!..
* * * *
Öyle ya, adamlar operasyonla Başkonsolosumuzu ve konsolosluk mensuplarını rehin aldılar;
Türk toprakları sayılan konsolosluğumuzu işgal ettiler;
Türk Bayrağı’nı indirerek kara IŞİD bayrağını çektiler!..
Operasyonsa, al sana operasyon!..
Sonra da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni pazarlık masasına oturtarak, takas yapmaya boyun eğdirdiler!..
Destan yazmaksa, al sana destan!..
* * * *
12’nci Tayyip “Operasyon” diyor!..
Onun “operasyon” dediği Türkiye’nin pazarlık masasına oturması!..
Zira asıl operasyonu yapan teröristler!..
Bununla da bitmiyor, Ankara’da “destan yazanlar”, IŞİD’in konsolosluğumuza bir şey yapmayacağı bilgisini vererek, saldırıdan önce yerlerini terk etmemesini istiyorlar!..
Musul Valisi şehri terk ediyor, terk ederken de bizimkileri uyarıyor; Fethullah’ın okulları boşaltılıyor, tek kişinin burnu kanamıyor, buna karşılık Ankara’dan gelen “Size dokunmayacaklar” mesajı üzerine bizim konsolosluk mensupları orada keklik gibi bekliyor!..
* * * *
Musul Başkonsolosluğumuz’daki Ticaret Ataşesi Mehmet Argüç, “Başkonsolos da bize bir şey yapılmayacağını söyledi” diyor…
Sonra etraflarını 500-1000 kadar kişinin sardığını, Ankara’nın talimatıyla teslim olduklarını söylüyor…
Özel Harekat polisi Veysel Can da, “Davutoğlu’nun talimatıyla çatışmaya girmeyip teslim olduklarını” anlatıyor!..
Herhalde “destan yazmak” bundan sonra başlıyor!..
* * * *
Yapılan açıklamalar müthişti:
Rehinelerin durumu uydudan an be an takip ediliyor, yer değiştirdikleri biliniyor, sürekli bilgi akışı sağlanıyordu…
MİT, neredeyse nefes alışlarını izliyordu…
Ne var ki, uçan kuştan haberi olan MİT’in, rehinelerin Türkiye’ye getirildiğinden haberi olmadığı için rehineler tam 4 saat sınırda bekliyorlardı!..
Tabii onları teslim edecek IŞİD’li teröristler de “Bu ne iştir yaaaa” diye sıkıntıdan patlıyorlardı!..
* * * *
Efsane, oldu kestane!..
Zamanla daha çok şey çıkacaktır ortaya…
Eğer destan yazmaksa…
Bunun kendi paylarına, Musul’da operasyonla 49 konsolosluk mensubumuzu rehin alıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni takasa mecbur bırakan IŞİD’e ait olduğu anlaşılıyor!..
Ben olsam fiyaka yapacağıma utanırım!..
Bravo Tayyip!..
Ne de olsa Kasımpaşalı…
Delikanlı adam!..
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda IŞİD’e “Eli kanlı terör örgütü” dedi!..
Bunu TV kanalları ve gazeteler “IŞİD’e ilk defa terör örgütü dedi” diye iftiharla duyurdular!..
İlk defa!!!
Evet, bu terör örgütü ortaya çıktığından beri ilk defa “IŞİD unsurları” demekten vazgeçti!..
Çok önemli bir haber!..
IŞİD’e “terör örgütü” demek yürek ister!..
Peki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda nasıl konuştu?..
Her sözü yumruk gibiydi!..
Hele 5 ülkenin oluşturduğu BM Güvelik Konseyi’ni eleştirdiği sırada “Dünya 5’ten büyüktür” derken eliyle kocaman bir dünya işareti yapması ilk mektep müsameresini andırıyordu ama etkileyiciydi!..
Dünya lideri olmak kolay değil, konuştun mu ses getireceksin!..
Gerçi boş koltuklara konuştu ama…
Bu terbiyesizlik de, Tayyip kürsüye çıkmadan salonu terk edenlere aittir!..