Haydi Yatağan direnişine!
Muğla Yatağan’da santralların devir tarihi yaklaştı, işçiler mücadeleyi büyüttü. Gece santral önüne barikat kuran işçiler sabaha kadar nöbet tuttu dün de işyerlerini terk etmeme eylemi başlattı...Yatağan direnişi büyüyor! Haydi barikata
Yatağan’da kritik haftaya girildi, maden
ve enerji işçileri mücadeleyi büyüttü. Önceki gece santral önüne barikat
kuran işçiler sabaha kadar nöbet tuttu dün de işyerlerini terk etmeme
eylemi başlattı...
Muğla Yatağan’da santralların devir
tarihi yaklaştı, işçiler mücadeleyi büyüttü. Önceki gece Yatağan Termik
Santralı önünde nöbete başlayan işçiler, direniş çadırını eylem alanına
çevirdi. Santralların önüne iş makineleri ile barikat kuran işçiler dün
sabah da işyerini terketmeme eylemi başlattı.
Muğla’da Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy
termik santralları ile kömür ocaklarının özelleştirilmesine karşı
aylardır mücadele eden maden ve enerji işçileri direnişte 442 günü
geride bıraktı. Alıcı firmanın işyerlerini devir aldığı yönündeki duyum
üzerine işçiler önceki gün saat 22.00’den itibaren hem Yatağan Termik
Santralı hem de kömür işletmeleri önünde toplanmaya başladı. Santralın
girişine iş makineleri ile barikat kuran işçiler soğuk havaya rağmen
sabaha kadar nöbet tutttu.
Ateş yakarak ısınmaya çalışan işçileri,
aralarında İşçi Partisi ve TGB yöneticilerinin de olduğu birçok siyasi
parti ve demokratik kitle örgütü yalnız bırakmadı. Dün sabah saatlerinde
mesaiye gelen memurlar da işyerlerine sokulmadı. Sık sık “Türk-İş
göreve genel greve”, “Asla teslim olmayacağız”, “KİT’ler vatandır
satılamaz” sloganlarının atıldığı nöbette halaylar çekildi, kumanyalar
hazırlandı.
Nöbetten tüm Türkiye’ye seslenen işçiler herkesi
Yatağan’daki kamu mallarına sahip çıkmaya çağırdı. İşçiler dün bölgeyi
denetlemeye gelen jandarma komutanını da alkışlarla uğurladı.
BARİKATA SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Daha sonra santral önünde açıklama yapan
Maden-İş Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin, işyerlerini terk etmeme
eylemi başlattıklarını dikkat çekti. 7 Aralık’tan itibaren alıcı
firmanın anlaşma gereği işyerlerini teslim alma durumunda kalacağını
söyleyen Girgin, dün geceden itibaren de kendilerinin alıcı firmaları
işyerlerinde karşılıyor olacaklarını söyledi ve tüm emek dostlarına şu
çağrıda bulundu:
“Buradan başta Yatağan olmak üzere tüm
emek dostlarını, bütün yurtseverleri, aydınları, sanatçıları,
öğrencileri ve tüm emekçileri Yatağan’daki bu barikata sahip çıkmaya
çağırıyoruz. Bu barikat yıkılırsa kaybeden sadece Yatağan işçisi olmaz,
bu barikat yıkılırsa Türkiye kaybeder. Biz her zaman şunu söyledik.
Özelleştirme emperyalist bir saldırıdır, özelleştirme Cumhuriyete
saldırıdır. Özelleştirme Türkiye’ye saldırıdır. Bu kavga aynı zamanda
Soma’da diri diri gömülen işçinin kavgasıdır. Seyitömer’de ve Van’da
işten atılanların kavgasıdır. Ayrıca Gaziantep’te Sütçü İmam’ın da hakkı
vardır buralarda, İzmir’deki Hasan Tahsin’in de hakkı vardır.
Samsun’dan Kurtuluş Savaşı’nı başlatan Mustafa Kemal’in de hakkı vardır
76 milyonun da hakkı vardır burada.”
‘SATIH BÜTÜN VATANDIR’
Yatağan-Milas işçileri şahsında Türkiye
işçi sınıfının imtihan verdiğini söyleyen Girgin, Sakarya Muharebesi’nin
Ulusal Kurtuluş Savaşı için nasıl dönüm noktası olduysa Yatağan’ın da
bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Hep beraber bu imtihanda ya var olacağız
ya da yok olacağız. Mustafa Kemal’in söylediği gibi artık bizim için
özelleştirme kapsamındaki santral ve madenler için, tüm özelleştirme
kapsamındaki işyerleri için geleceğimiz için, emeğimiz için, bu noktadan
sonra hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh bütün
vatandır.”
Tes-İş Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik
de enerji ve maden işçileri adına yeni bir atrih yazılacağını ifade
ederek,
“Türkiye işçi sınıfı tarihine ‘Enerji ve maden işçileri,
işyerlerini teslim etmediler’ diye geçecek. Ölmek var dönmek yok
diyoruz. İşyerlerimizi terk etmiyoruz, bizleri kağıt üzerinde
alabilirler ancak şunu her zaman söylüyoruz. Gelsinler burada teslim
alabiliyorlarsa buradan teslim alsınlar. Gaz da yedik cop da yedik haram
yemedik. Bizi çiğnemeden bu kapıdan içeri giremeyecekler. Bundan sonra
burada yatıyoruz ve burada kalıyoruz” şeklinde konuştu.
Açıklamaların ardından günboyu Yatağan
Termik Santralı önünde süren direnişe siyasi partiler, sendikalar ve
demokratik kitle örgütlerinden destek geldi. İşçi Partisi, CHP, Birleşik
Haziran Hareketi, SES ve Eğitim-Sen destek ziyaretlerinde bulundu.
BARİKATA DESTEK ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
İşçilerin barikata destek çağrısına siyasi partiler, sendikalar ve meslek odalarından yanıt geldi. Açıklamalar şöyle:
‘NE İSTİYORLARSA YAPARIZ’
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay:
“Türk-İş Genel Başkanı olarak Yatağan’da
yetkili iki sendikanın genel merkezleri ve Yatağan şubeleri ile
görüşüyorum. Türk-İş olarak işyerlerinin özel sektöre devrine karşıyız.
İşçiler ne istiyorlarsa yapmaya hazırız. Ben Türk-İş Genel Başkanı
olarak işçiyi ve bölge halkını korumak zorundayım. Bunun için Türk-İş’e
düşen her görevi yapacağız. İki sendika genel merkezleri ne yapılacağına
karar versinler. Ne istiyorlarsa bize iletsinler.”
Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavlak:
“Türk-İş olarak Yatağan işçisinin
yanındayız. Yatağan’da yetkili sendikaların belirledikleri yol
haritasına göre hareket edeceğiz. Belirlenen yol haritasına sonuna kadar
destek verip, gereğini yapacağız.”
Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar:
“Yatağan işçilerinin aldıkları bütün
kararlarda yanlarında olduk. Bundan sonra da alacakları kararlarda
onların yanındayız ve destekçileriyiz.”
Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul:
“Bizim geçmişten beri özelleştirmelere
karşı, özelleştirme adı altında yandaşları zenginleştirmeye karşı,
Cumhuriyetin bütün birikimlerini elden çıkarmaya karşı bir duruşumuz,
mücadelemiz var. Bunların hepsi siyasi rant için yapılan işlerdir.
Yatağan’da, bir başka yerde emekçilerin mağdur edilmesine karşı mücadele
edenlerin yanındayız. Sendika olarak bu tür özelleştirmelerin
karşısındayız.”
Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın:
“Yatağan işçisi yalnızca hakları için
değil, ülkemizin geleceği için direniyor. Enerji ve maden
özelleştirmesine karşı mücadelesini yükselten Yatağan işçisi, yalnız
değildir. Santrallar ve maden sahası halkındır, halkın kalacaktır.”
MEMURDAN DESTEK
Enerji-İş Sendikası:
“Enerji üretiminde ithal kaynağa
bağımlılık sonlandırılmalı yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımı
sağlanmalıdır. Kamu emekçileri Yatağan özelleştirmesine karşı mücadeleye
işçiler ile omuz omuza devam edecektir.”
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı:
“Yatağan Termik Santralı
özelleştirilmesine karşı direnen işçiler yalnız değildir. Birlikte
mücadelenin dışında başka bir yol olmadığının bilinciyle ‘Kurtuluş yok
tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diyoruz.”
İşçi Partisi Genel Sekreteri Serhan Bolluk:
“Vatan ve emek nöbeti başladı. Yatağan
işçisi kendi üzerine düşen görevi yerine getiriyor, halkın malına, milli
değerlerine sonuna kadar sahip çıkıyor. Bu kapsamda fabrika içinde ve
direniş çadırında bu nöbeti çok kararlı bir şekilde sürdürüyor. Biz İşçi
Partisi olarak işçilerle yan yanayız, omuz omuzayız. Onların başarısı
Türkiye cephesine yazılacaktır.
Bugün bütün yurtseverler, emek dostları,
siyasi partiler, kitle örgütleri, odalar Yatağan işçisinin yanında
olmalıdır. Bu başarı kazanıldığı takdirde Türkiye işçi sınıfı ve Türkiye
kazanacaktır. Biz İşçi Partisi olarak örgütlerimize gerekli talimatları
verdik burada uzun soluklu bir mücadeleye hazırlanıyoruz.
Bir günlük
bir mücadele olmadığının farkındayız. Bütün planlarımızı,
hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz. Özelleştirme saldırısı burada
durdurulacak ondan sonra Türkiye’nin önü açılacak ve üretim ekonomisinin
yolu açılacak.”

