Yüzüne tükürülecek o kadar insan var ki!..
Yüzünüze tükürsek azdır!..
Mehmet TÜRKER
İktidar, bebek katili, terörist başı Apo’yu muhatap alarak
oturduğu pazarlık masasında siyasi ikbalini ona
bağlarken…Önceki gün elektronik posta yoluyla gelen bir mektubu gözlerim nemlenerek okudum…
Güneydoğu’da vatanın bölünmezliği uğruna terörle savaşan bir Albay’ın mektubunu aynen aktarıyorum…
* * * *
“Mehmet Beyefendi,
İstanbul, Taksim’deki İstiklal Caddesi’nde 08 Kasım 2014’te yaşadığım durumu belki milletimizle paylaşırsınız düşüncesiyle size yazmayı uygun gördüm.
Tarih 8 Kasım 2014. Yer İstiklal Caddesi.
Cadde üzerinde bir stant kurulmuş. Öcalan’ın, yani 40 bin vatandaşımızın katilinin ve PKK terör örgütünün propagandası alenen yapılıyordu. Günde binlerce turist ve vatandaşımızın geçtiği bu yerde propaganda için ses yayın cihazı da kurulmuştu.
Ses yayın cihazından propaganda, Türkçe, İngilizce ve Kürtçe olarak yapılmaktaydı.
Bebek katili için imza toplanmakta, bu yaşananlara da polis sessiz kalmaktaydı.
Gezi eylemlerinde ‘destan yazan’ polisin bunlara müdahale etmemesi, Güneydoğu’da yıllarca PKK terörüyle mücadele etmiş bir asker olarak şahsımı derinden yaralamıştı.”
* * * *
“Yaşananlar 3713 sayılı terörle mücadele Yasası’nın 7. ve diğer ilgili maddelerine göre suçtu, ama kimin umurunda!..
Orada bir süre bekledim…
Oradan geçen yüzlerce vatandaşın duyarsızlığını üzüntüyle izledim.
Güneydoğu’da görev yaptığım dönemde silah arkadaşlarımız kucaklarımızda şehit olmuştu…
1996 yılında mayına basıp diz hizasında ayağı kopan Mehmetçiğimin ‘Komutanımmm, komutanımmm kurtar beni’ çığlıklarını inanın orada duyar gibiydim.
Yine aynı yıl kasık hizasında bacağı kopan, tezkeresine tamamı tamamına 7 gün kalmış Sivaslı Mehmet’in yerde kımıldamaksızın yatışı, arkadaşlarımızla hüngür hüngür ağlayışımız film şeridi gibi gözümün önüne geldi.”
* * * *
“Ey Mehmet’im, ey Ahmet’im, ey Samet’im, sizler ne uğruna şehit oldunuz?..
Bu manzaraları bu ülkede yaşamak için mi?..
Ne olursunuz bizi affedin!..
Hakkınızı helal edin!..
Biz size layık olamadık…
Ülkemizde yaşadığımız bu manzaraları rüyamızda görsek inanmazdık…
Uğruna şehit olduğunuz bu vatanın ve bu toplumun işte gerçek manzarası…
Mezarınızdan kalkıp, yüzümüze tükürseniz azdır bile…
Affedilecek halimiz yok, ama yine de bizi affedin.”
E. Albay Ömer Erbıyık
* * * *
Mektubu okudunuz…
Şimdi 40 bin insanımızın kanları ellerinden damlayan bebek katili terörist başı Apo İmralı’dan haber yolluyor:
“Eş zamanlı dört adım atılırsa 4-5 ayda çözüme ulaşılır”
Ve Katil, Kandil’deki katil sürüsü için yasal güvence istiyor!..
Sevgili okurlar, 4-5 ayda bu iş çözülürmüş…
Madem bu kadar basitti, o zaman terör, teröre karşı mücadele neden 30 yıl sürdü?..
Neden 40 bin insan hayatını kaybetti?..
Bunlardan 8 bini Mehmetçikti!..
Demek boşuna şehit olmuşlar!..
Bu iktidar onları “ne şehittir ne gazi” yaptı ya, helal olsun!..
Yüzüne tükürülecek o kadar insan var ki!..
Bu tepki niye?..
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Adana Bölge toplantısında, “Ön seçim istiyoruz” diye seslenen kişi için, “Bu arkadaş CHP’li değil AKP militanı herhalde… Kimseye bu partide kişisel şov yaptırmayacağım” dedi…
Ön seçim istemek AKP militanlığı ve kişisel şov yapmak mıdır?..
Ön seçime bu kadar tepki neden?..
Kılıçdaroğlu, küskün ve rehavet içinde olan CHP örgütüne dinamizm kazandıracak etkinin tepeden inmecilikten değil, ön seçimden geçtiğini anlayamıyor mu?..
