SEÇİM’de trafolara ‘SİNSİ KEDİLER’ girebilir…
Seçimi şaibe bulutları sardı!.
Mehmet TÜRKER

Yarışma koşullarının eşitlik içinde olmadığı ortada…
Bir yanda bütün devlet olanaklarını kullanarak toplu açılışlar bahanesiyle miting alanlarına çıkan bir Cumhurbaşkanı…
Diğer yanda yine devlet olanaklarını kullanarak mitingler yapan bir Başbakan…
İkisi de devletin bütün haşmeti ve koruma ordusuyla seçmeni etkileme yarışında…
Devlet televizyonu TRT onlara çalışıyor…
Diğer özel televizyonların yüzde 99.9’u yayını kesip onların mitinglerini veriyor…
Böyle bir seçim adil olabilir mi?!.
* * *
Koç Üniversitesi ve ABD’deki Ohio Üniversitesi’nin işbirliğiyle yapılan araştırmada, seçmenin yüzde 52’si seçimlerin adil olmayacağı görüşünde…
Bunlardan muhalefet partilerini destekleyen seçmenlerin yüzde 69’u seçimin adil olmadığını belirtirken, AKP seçmeninin bile yüzde 11’i aynı görüşü ileri sürüyor…
Araştırmaya katılanların yüzde 46’sı ise oy sayımının doğru yapılmayacağına inanıyor…
Yani, hem seçim yarışı adil değil, hem oy sayımı her türlü hileye hurdaya açık!..
* * *
Tarafsızlık konusunda yemin etmiş olan Tayyip Bey meydanlarda muhalefete yükleniyor…
Bunu da “Halkın yüzde 52’sinin oyunu aldım, uyarmak benim görevim” diyerek perdelemeye çalışıyor…
Nitekim dün Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) toplantısındaki
konuşmasında yine açıktan hedef aldığı CHP lideri Kılıçdaroğlu’na “Ciddiyetsiz” dedi…
Mısır ve Suriye konusunda CHP’yi eleştirdi, HDP’yi “terör örgütünün güdümünde olmakla” suçladı…
Ama Başbakanlığı döneminde aynı HDP’yi “çözülme” sürecinde muhatap alan, onların terör yuvası Kandil ile İmralı arasında mekik dokumasını sağlayan kendisiydi…
* * *
Seçime hile karıştırılabilir mi?..
Olabilir!..
Araştırmaya katılanların iktidar-muhalefet toplam yüzde 46’sı böyle düşünüyor…
Bana kalırsa, bu düşüncede olanların oranı (İktidar yanlıları hariç) yüzde 100’dür!..
Trafolara yine kedi girebilir…
Bilgisayaralar arızalanabilir…
Çöplerin arasından binlerce oy pusulası çıkabilir…
Halkın seçim güvenliği konusunda derin kuşkuları var…
Fakat iş daha oraya gelmeden propaganda faaliyetlerindeki adaletsizliği önleyecek bir kurum da kalmadı!..
* * *
Özellikle de Tayyip Bey’in, iktidar partisi lideri gibi hareket etmesini “Alışılan cumhurbaşkanı olmayacağım” lafının arkasına sığdırıp, “taraf” olarak ortaya çıkması seçim yarışındaki adalete gölge düşürüyor…
Sandık güveliği konusu kuşkulu…
Bu yoğun şaibe bulutları arasında huzurlu ve güvenli bir seçim yapılamaz…
İbret-i alem!..
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e 1 milyon liralık süper lüks Mercedes alındığı ortaya çıktıktan sonra epey mırın kırın edildi…“Fiyatı 300 bin lira” dediler, olmadı…
Tam da seçime giderken bu skandal hem iktidarı hem Diyanet İşlerini zor duruma düşürdü…
Sonunda Diyanet İşleri Başkanı aracı iade etmek zorunda kaldı…
Ancak, açıklaması manidardı:
“Aracı ibret-i alem için iade ettim”
Haydaaa nereden çıktı şimdi bu laf?..
“Alem” dediği herhalde yer-gök, bütün insanlar değil…
Acaba aracı kendilerine saray yaptıranlara ibret olsun diye mi iade etti?..
Hedef Tayyip Bey mi?..
Dedikodulara göre, Diyanet İşleri Başkanı’nın bu açıklaması Saray’ı kızdırmış…
Niye kızıyorlar, niye üzerlerine alıyorlar?..
Bu kadar da alınganlık olur mu yani?..