Tayyip ve Gül’ün İsviçre’deki gizli hesapları ve ABD’li ajan
Gizli hesapları Amerikalı ajan bildirdi

TAYYİP Erdoğan ve Abdullah Gül’ün İsviçre bankalarında gizli hesabı olduğunu açıklayan Amerikalı istihbaratçının “istenmeyen adam” ilan edilerek Türkiye’den gönderildiği ortaya çıktı...
Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı, Vatan Partisi Ankara 1. bölge milletvekili adayı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, yeni çıkan “Dikkat Cemaat Çıkabilir, Kozmik Oda” kitabında Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün İsviçre’deki paralarıyla ilgili bilinmeyenleri yazdı.
Pekin bu konuda kendilerine gelen istihbaratı ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı:
AMERİKALI İSTİHBARATÇI
Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı yaptığım dönemde, Ankara’da görev yapan Amerikalı istihbaratçılar zaman zaman bana, zaman zaman da dış istihbaratımızın başındaki denizci amiralime gelirlerdi. Bize bilgi getirir, bizden bilgi alırdı. DIA dediğimiz Defence Inteligence Agency, CIA ve diğerleri de uğrardı. Yanılmıyorsam 2010 yılı Eylül veya Ekim ayıydı. Yine DIA’da çalışan böyle biri gelmiş. Adam bizim Harp Akademisi’nde okumuş. Daha sonra Türkiye’de ataşelik yapmış.
Geldiğinde yaşı 65. Emekli olmuş ve Amerika onu istihbaratçı olarak bırakmış. Amerikalılar emekli oldu diye bir adamı kenara atmaz. Adı Bob’du. Soyadını hatırlamıyorum. Amerika’daki evliliğinden çocukları vardı. Ama Türkiye’de de evlenmişti. Türkiye’deki evliliğinden 2 çocuğu olduğunu biliyorum. Bu adam geliyor, benim denizci amiralime, “Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’de 8 bankada hesabı var. Hatta cumhurbaşkanının da (Abdullah Gül) hesabı var” diyor. Amiral bana geldi, Amerikalının anlattıklarını aktardı.
HAKAN FİDAN DEVREDE
Ben de Genelkurmay Başkanı’na gittim, adamın anlattıklarını anlattım. Genelkurmay Başkanı da MİT Müsteşarı’na söylemiş. Sonra Hakan Fidan geldi, “Komutana böyle böyle bir şeyler söylemişsin” dedi. “Evet söyledim” dedim. Adamın anlattıklarını anlattım. Daha konu medyaya yansımamıştı. Bu görüşmeden sonra Dışişleri Bakanlığı bu adamı “istenmeyen adam” ilan etti. Bir ay içinde Türkiye’den uzaklaştırıldı. Normalde bu tür adamlar veda ziyaretleri yapar. Bana bile uğrayamadan gitti. Amerikalıların bu istihbaratçıyı daha sonra Almanya’da görevlendirdiğini öğrendim. İstihbaratçının anlattıkları daha sonra WikiLeaks belgelerinde ortaya çıktı. Kriptolarda yer almış.
DEDİKLERİ ÇIKTI
Ben Amerikalı istihbaratçının söylediklerinin ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğunu bilemem. Ama benimle ilgili söyledikleri doğru çıktı. Aynı kişi Mayıs 2010’da Genelkurmay İstihbarat Başkanlığına geliyor ve benim amiralim ile görüşüyor. Ona, “Bu sene senin komutanını terfi ettirmeyecekler. 2011’de terfi ettirecekler. Daha sonra Genelkurmay Başkanı yapacaklar” diyor.
Dedikleri doğru çıktı. Benim o yıl terfi etmem gerekiyordu. Ama 2011’de terfi ettim. Önümün tıkanmaması için böyle bir yol izlendiğini öğrendim. Ancak daha sonra Ergenekon tertibi sürecinde tutuklanarak 2 yıl hapis yattım. TSK’daki görevim de sonlandı.
ABD’NİN PARMAĞI
Pekin, “Tertipte ABD’nin rolü olmuş olabilir mi?” sorusuna da şu yanıtı verdi:
“ABD’li istihbaratçının TSK’daki atamaların ayrıntılarına bu kadar vakıf olması anlamlıydı. Benim terfimle ilgili söyledikleri aynen çıktı. Belli ki gelecek yılları hesaplayan birileri daha yukarılara çıkmamı uygun görmemiş. Benim Ergenekon tertibine dahil edilmemle önümün kesilmiş olması dikkat çekici.
ABD’nin bu işte parmağı olduğunu sanıyorum. Bir plan çerçevesinde TSK’daki terfilere müdahale ettikleri görülüyor. Türkiye’ye karşı yürütülen Ergenekon, Balyoz gibi tertiplerin tek merkezden yürütülüyor olması da her şeyi açıklıyor. F tipi örgütle ABD ve ABD’nin istihbarat örgütleri arasındaki yakın ilişki de bu tertiplerin asıl failini gösteriyor.”