“Salla gitsin” devleti!
Şerefsiz, alçak, vatan haini!..
Mehmet TÜRKER

PKK ile pazarlık masasına oturup, İmralı’daki seri katili baş tacı yapmalarını eleştirenlere “Şerefsiz, alçak, vatan haini” diyorlardı…
AKP iktidardan düştü, çözüm süreci dedikleri “çözülme süreci” buzdolabına kalktı ve şehitler gelmeye başlayınca…
Kol kola girdikleri, Dolmabahçe’de küçük büyük bütün dağları ben yarattım edasıyla kameralara poz verip mutabakat metnini birlikte açıkladıkları adamları bir numaralı hedef haline getirdiler!..
Ve bu defa, “Akan kan dursun, çözüm süreci başlasın” diyenler şerefsiz, alçak, vatan haini oldu!..
Ayrıca, AKP’nin tek başına iktidarına, Tayyip Bey’in de Başkanlık hayallerine son vermek için oylarını stratejik olarak HDP’ye atanlar da şerefsiz, alçak, vatan haini sınıfına sokuldu!..
* * *
Sistemi fiilen değiştiren ve buna anayasal kılıf ayarlamaya çalışan Tayyip Bey de “baldıran zehri” içmekten vazgeçerek, şehit cenazelerinde mikrofona sarılmaya başladı…
Şehit Komiser Ahmet Çamur’un cenazesinin kaldırıldığı cami sanki miting alanıydı…
“Güçlü” Cumhurbaşkanı bir eline mikrofonu aldı, diğer elini şehidin tabutuna koydu ve konuştu:
“Şahadet makamına ulaşmış şehidimizi uğurluyoruz… Ne mutlu onun ailesine… Ne mutlu onun tüm yakınlarına”
* * *
Evet, Şehit Ahmet Çamur’un yetim kalan üç küçük kızı mutluydu!...
Gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş eşi mutluydu!..
Şehidin feryat eden yakınları ise mutluluktan adeta uçuyordu!..
Tayyip Bey’in anlayışına göre, halen görev başında olan binlerce Mehmetçiğin, polisimizin aileleri ise mutsuzdu!..
Mutluluğa kavuşabilmeleri için babalarının, eşlerinin, evlatlarının şehit olmasını bekleyeceklerdi!..
Bir yanda binlerce şehidimizin mutlu aileleri, diğer yanda parayı bastırıp tezkeresini banka dekontu olarak alan ve askere gitmeden terhis olanların mutsuz aileleri!..
Ya da parti başkanı, vali, komutan nezaretinde oyuncak oynar gibi 21 gün askerlik yapan, çürük raporu alarak askerlikten yırtan mutsuz muktedirlerin çocukları!..
* * *
Tayyip Bey, şehidin cenazesi kaldırılırken, “PKK ile mücadelenin kıyamete kadar devam edeceğini” söyledi…
Demek bu terör kıyamete kadar bitirilemeyecek yüzlerce şehit daha gelecek!..
Demek, baldıran zehri içmek yerine şehit cenazelerini kaldırmaya gidecek…
“Analar ağlamasın” diye diye anaların yüreğine ateş düşürdüler…
Tayyip Bey, askerin, polisin yüzlerce teröristi gömdüğünü açıklıyor…
.
Yani, ülkedeki diğer analar da ağlıyor!..
* * *
Peki sonuç?..
Sonu olmayan bir yolda olan Türkiye…
Yine seçim olacak, meydanlarda şehitler üzerinden siyaset yapılacak!..
Siyaset, kana bulanmış olarak karşımıza çıkacak!..
Şerefsiz, alçak, vatan haini!..
Kim bunlar göreceğiz!..
Deprem gerçeği!..
Binlerce kayıp verdik…
Geride kalanların yürek yarası halen taze…
Depremleri sadece yıldönümlerinde hatırlıyoruz…
Geçen 16 yılda, Türkiye büyük bir vurdumduymazlık içinde hâlâ depreme hazır hale gelemedi…
Yaralar sarılamadı, kentsel dönüşüm vahşi bir yap satçılık olarak devam ediyor, yenilenen bina sayısı devede kulak bile değil…
İstanbul’da bina stokunun yüzde 99’u deprem gerçekleştiğinde pasta haline gelecek…
Gökdelen ve AVM çılgınlığı depremde halkın toplanacağı bir karış alan bırakmadı…
17 Ağustos Depremi’nden sonra parklara konulan deprem konteynerleri talan edildi, birinden bile eser yok…
Adalardaki 5 deprem istasyonundan 4’ü umursamazlığa kurban gitti…
Depreme hazır olmak bir yana, durum giderek içler acısı hale geliyor…
İlkellik, boş vermişlik, “salla gitsin” anlayışı iliklerimize kadar işlemiş…
Bu devleti idare edenlerden ne köy olur ne kasaba!..