‘Gak diyene gözaltı, guk diyene tutuklama REFORMU!’
Yine reform masalları!..
Mehmet TÜRKER
Yeni yıla girerken yine reform masalları başladı…
12 Eylül anayasasını değiştirip demokrasiyi getireceklermiş!..
Yahu AKP’nin iktidara gelişiyle Türkiye zaten ileri demokrasiye geçmemiş miydi?..
İleri demokrasi olan bir ülkede demokrasiye gerek var mı?..
Özgürlükler deseniz, halkımız kuş gibi, daldan dala kanat çırpıp özgürlüğün tadını çıkarıyor…
Demek yetmemiş…
AKP reforma doymuyor!!!
* * *
Mesela bugüne kadarki reformların bazılarına bakalım:
İlkokul çocukları türbanlı, reform!..
Okullarda haremlik selamlık, reform!..
Türbanlı avukat duruşmada, reform!..
Türbanlı yargıç kürsüde, reform!..
Türbanlı vekil Meclis’te, reform!..
İmam hatipler, reform!..
Belediye başkanı ile camide röportaj, reform!..
Camide kahvaltı, reform!..
Cami avlusunda miting, reform!..
Aslında saymakla bitmez!..
* * *
Davutoğlu Ahmet, yeni anayasa için Kılıçdaroğlu ile buluştu…
En büyük reform Başkanlık!..
Önce başkanlık gelecek, “tipini” daha sonra tespit edecekler…
“Meksika tipi” diyorlar, “Türk tipi” diyorlar, boşuna…
En iyisi “Tayyip Erdoğan tipi” olsun!..
Ama ne yazık ki…
Türkiye’ye demokrasiyi, özürlükleri getirecek; güvenliği, 7 düvele meydan okumayı sağlayacak, PKK ve Rusya’nın hakkından gelecek, Türkiye’yi dünyanın en büyük ekonomisi yapacak başkanlığı muhalefete kabul ettiremiyorlar!..
* * *
13 yıldır reform yapıyorlar, gak diyene gözaltı, guk diyene tutuklama…
Darbe anayasasından şikayet ediyorlar, darbe günlerinde bile görülmeyen uygulamaları sürdürüyorlar…
O yasak, bu yasak…
Dava açılıyor, yayın yasağı; dosyaya erişim yasağı…
Twitter yasağı…
Facebook yasağı…
Toplantı yasağı, yürüyüş yasağı…
Gazetecilere açılan davalarda da rekorlar kırıyorlar…
Ama reformdan da vazgeçmiyorlar…
* * *
Sevgili okurlar,
Reform meform filan hikaye…
12 Eylül anayasasını değiştireceklermiş o da hikaye…
Önemli olan kafa…
Kafanın içindeki zihniyet..
O zihniyet değişmedikçe Türkiye’den ne köy olur ne kasaba!..
İstanbul’a kar yağdı!..
Mesleğe başladığımızdan beri söyleriz, bizler İstanbul’a kar yağmadan kışın geldiğini pek anlamayız, umursamayız…Önceki gün başlayan kar yağışı her zaman olduğu gibi İstanbul’da yaşamı altüst etti…
Gazete ve TV kanallarının merkezi İstanbul’da olduğu için de neredeyse kar tanesinin çapı bile ölçülüp haber yapılmaya başlandı…
TV muhabirleri kentin dört bir yanına dağıldı, canlı yayınlarda anlatıyorlar:
“Kar kalınlığı Kadıköy’de 15, Bağcılar’da 20, Sarıyer’de 25, Çamlıca’da 30 santim. Araçlar yolda kaldı, uçak, vapur seferleri yapılamıyor, okullar tatil” TV’de bunları dinleyen Erzurumlu, Karslı vatandaşlar gülmekten yerlere yatıyorlardır…
İstanbul’da üç gün kar yağıyor büyük olay haline geliyor, Erzurum, Kars gibi Doğu’daki il ve ilçelerimiz aylarca kar altında, karın kalınlığı 1.5 – 2 metre, köy yolları kapalı…
Ama çıtkırıldım İstanbul’a 20 santim kar yağıyor, yer yerinden oynuyor…