Hepsi ihanet içindeydi…
Omurgasız şakşakçılar!.
Mehmet TÜRKER

Ama 14 yıllık dönemde gördüklerimiz hepsini bastırdı…
En yakın örneği şu Fethullahçıların el konulan gazetesi…
İktidar yandaşlarına, yandaş yazarlara bakıyorum da mest oldular, alkışlamaktan avuçları patlayacak…
Eline kılıcı versen, gidip kelle kesecek…
Peki, dört-beş yıl önce Fethullahçılar Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kurduğunda…
Ve bu gazeteler manşetleriyle yazarlarıyla kumpasa iştirak ettiklerinde…
Onları alkışlayan, yürekten destekleyenler yine bunlar değil miydi?..
* * *
Omurgasızlıkta fark etmiyor…
Bugün böyle, yarın öyle…
O zaman işlerine geliyor parçalanırcasına destek verip alkışlıyorlardı;
Şimdi de dünkü ortaklarına yapılan operasyonları alkışlıyorlar…
Devir değişsin, yine değişirler…
Bakıyorum da böyle kıvraklık, böyle bir ilkesizlik görülmemiştir…
Bunlar mı muhafazakar?..
Bunlar mı dindar?..
Bunlar mı dindar nesil yetiştirecekler?..
* * *
Fethullahçılar için çalışan medya organları çok can yaktı…
Yaktı ama bugünkü iktidar ile ortaktı…
Ateşte açan bir çiçekti!..
Ne yaptılarsa birlikte yaptılar..
Bugün kaleminden kan damlayan tiplerin hepsi uygun adım aynı istikamette yürüyordu…
Hepsi, “askeri vesayeti kaldıran” Fethullahçıların adamı, dehşetengiz özel yetkili savcıların yağcısıydı…
Yazdıkları bugün suratlarına çarpılsa acaba biraz olsun utanma duygusu kalmış mıdır?..
* * *
Hepsi ihanet içindeydi…
Bugün Fethullahçılar için kısaca FETÖ (Fethullah Terör Örgütü) diyenler, savcılara yol (!) gösterenler, o devirde devletin temellerini birlikte kemiriyorlardı…
Asker baş düşmanlarıydı…
General eşleriyle dalga geçiyorlardı…
Generaller bir toplantıya ayrı ayrı makam araçlarıyla gitmek yerine toplu halde bir minibüse bindiklerinde, iktidarın yalakası küfürbaz gazete “Güya tasarruf yaptılar, bindikleri araç Mercedes Vito” diye alay ediyordu…
Eğer 17-25 Aralık olmasaydı, tablo aynen yukarıdaki gibi devam edecekti…
Öküz öldü ortaklık bitti, omurgasızlar oldukları yerde topaç gibi döndü…
Dün alkışladıklarının bugün doğranmasını yine şehvetle alkışlayanlar aynı insanlar…
Bunlar mı dindar?..
Bunlar mı dindar nesil yetiştirecek?..
Hadi ordan!..
Asayiş berkemal!..
Ülkenin her santimetrekaresinde kamu güvenliğinin sağlanacağını söyleyenler, bugün kayıplarda…
Bölgede ilçeler harabe halinde, ülke derin bir terör tehdidi altında…
Sadece o da değil, terörün dışında sokaklarda da büyük bir asayiş sorunu var…
Bunun en çıplak göstergesi İstanbul’da nöbetçi eczanelerin gece kepenk arkasından satış yapmaya başlamaları…
Eczaneler soygundan korkar oldu, zira bir gecede 5-6 nöbetçi eczane üst üste soyuldu…
Bu nedenle Eczacılar Odası can ve mal güvenliği için bu kararı almak zorunda kaldı…
Böylece AKP iktidarı, cumhuriyet tarihinde yine bir ilki gerçekleştirmiş oldu!..
* * *
Metro, metrobüs, vapurlar, duraklar, AVM’lerde insanlar tedirgin…
İstanbul’da ciddi bir terör korkusu var…
Çeşitli semtlerde bir gecede 7-8 araç birden ateşe veriliyor…
Hırsızlık, gasp ve kapkaç olayları arttı…
Artık her mahallenin kendi çapında bir mafyası var…
Ama iktidara sorarsanız…
Asayiş berkemal!..