Amerika açtı: “17-24 Aralık” dosyaları ortalığa saçıldı
Reza Zarrab’ın ABD’de yargılandığı davada, 17-24 Aralık soruşturmasının odağı olan üç eski bakan Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış’ın yanı sıra Cumhurbaşkan’ı Erdoğan’ın da adı geçiyor...Türkiye kapattı
Amerika açtı:
Dosyalar saçıldı

Şarkıcı eşi Ebru Gündeş ve kızı ile ABD’ye giriş yapmak isterken, Miami Havalimanı’nda gözaltına alındıktan sonra, kara para aklama, dolandırıcılık ve İran’a uygulanan yaptırımları delme suçlamaları ile çıkarıldığı mahkemede tutuklanan Reza Zarrab’ın, kefaletle salıverilme talebini geri çeviren savcılık kapsamlı bir dosyayı mahkemeye sundu...
Zarrab’ın, yolsuzluk, altın kaçakçılığı, rüşvet ve fuhuşa aracılık etmekle suçlandığı dosyada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve kardeşi Mehmet Şenol Çağlayan ile eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın adları da yer alıyor.
İddianamede ‘Erdoğan’ da var
Reza Zarrab’ı ABD’de tutuklatan New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara’nın, soruşturmaya ilişkin yayınladığı yeni belgelerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da adı geçiyor.
İddianamede Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın yer aldığı bölüm şu şekilde:
“... Zarrab ile Erdoğan da dahil üst düzey Türk yetkililer arasındaki yakın bağlantılar, sanığın Türk yardım kuruluşu Togem-Der ile kendi kefalet başvurusunda da övdüğü iş ilişkileri yoluyla kendini gösteriyor. Basında çıkan haberlere göre TogemDer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından kuruldu. Dahası, Togem-Der internet sitesinin eklerde sunulan 16 Mart 2016 tarihli görüntüsü Beyhan Nilser Bağış’ı yönetim kurulu üyesi olarak gösteriyor. Bağış, 2013’te, Zarrab’ın tutuklanmasına neden olan yolsuzluk skandalı kapsamında görevinden uzaklaştırılan eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ın eşi.”
Emine Erdoğan da iddianamede
İddianamede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın da ismi, fotoğrafıyla birlikte geçiyor. 17-25 Aralık’a atıfta bulunan Savcı Bharara, yayımladığı dilekçesinin eklerinde Zarrab’ın gizli olarak First Lady Emine Erdoğan’ın derneğine 5 milyon dolar bağışladığı da bir haber kupürü olarak bulunuyor.
Ayrıca aynı kupürde bu bağışın Togem-Der’in web sayfasında yazmadığı da not ediliyor. Online websitesi apar topar kaldırılan Togem- Der’in, kaldırılmadan önceki screen shot’ı da bulunuyor ve o sayfada Emine Erdoğan’ın yengesi Saadet Gülbaran’ın başkan olarak listelendiği gösteriliyor.
Baskıyla serbest kaldı
Zarrab’ın, Türkiye’de aralarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bulunduğu üst düzey politikacılarla yakın ilişkileri anlatılan dosyada, bu sayede Zarrab hakkında 2013 yılında açılan büyük çaplı yolsuzluk dosyasının kapatıldığı iddia edildi. Başsavcı Bharara, Türkiye’de Zarrab hakkındaki soruşturmayı yürüten savcılara siyasi baskılarla dosyadan el çektirildiğinin ileri sürüldüğüne değindi. Zarrab’ın, Türkiye’de 72 gün cezaevinde yattıktan sonra salıverilmesine de değinen Bharara, Zarrab’ın tutuklanmasına karar veren ve gözaltı işlemini gerçekleştiren hem yargı hem de polis görevlilerinin ya başka yerlere atandıklarını ya işten el çektirildiklerini ya da kendilerinin yargı karşısına çıkarıldıklarını belirtti.
Kefalet, rüşvetin 3’te 1’i
Zarrab’ın avukatları tarafından yapılan 10 milyon doları nakitle garanti altına alınacak, 50 milyon dolarlık tahliye talebinin yetersiz olduğunu belirten Bharara, bu miktarın Zarrab’ın sadece 2013 yılında dağıtılan rüşvet miktarının üçte birine denk geldiğini öne sürdü. Zarrab tarafından yönetilen şirketlerin yıllık kazancının 11 milyar doların üstünde olduğunu aktaran Bharara, bu çapta geniş maddi imkanlara sahip birinin 10 milyon dolar nakit parayı özgürlüğü için rahatlıkla feda edip kaçabileceğini vurguladı.
Kolaylıkla yalan söylüyor
Bharara, Reza Zarrab’ın kendisini ‘hayırsever bir işadamı’ gibi göstermeye çalıştığını, ancak Zarrab’ın kolaylıkla yalan söyleyebilen bir işadamı olduğunun anlaşıldığını savundu. Bharara, Zarrab’ın, 9 Mart’ta Miami Havalimanı’nda gözaltına alınmasından sonra üstünden nakit olarak 103 bin dolar çıktığını da dosyaya ekledi. Başsavcı, Zarrab’ın İran, Makedonya ve Türkiye pasaportları bulunduğunu, ancak Zarrab’ın ilk ifadesinde yalnızca Türkiye pasaportu bulunduğunu söylediğini belirtti.
Rüşvet miktarlarını AÇIKLADI
New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara, Reza Zarrab’ın kefalet başvurusunu kabul etmeme gerekçesini açıklayan dava dilekçesinde, Reza Zarrab tarafından verildiği öne sürülen rüşvet miktarlarını da yazdı. Zafer Çağlayan’ın adı para transferlerinde “CAG” olarak geçiyor. Dilekçede yer verilen görüşler arasında: İran’ın Türkiye’deki rezervlerinin ülkeden altın ihracatı olarak çıkışının sağlanması.
Bu amaçla banka komisyonlarının aşağı çekilmesi ve Zarrab’ın rakiplerinin saf dışı edilmesi, aynı amaçla sahte evraklarla uydurma gıda/ilaç ticaretine göz yumulması. Adli/idari yaptırımların önlenip Gana’dan sahte evraklarla getirilen 1,5 ton altının ülkeye kaçak yollardan sokulup Dubai’ye gönderilmesi. Zarrab’ın usulsüzlüklerinin basında yer almasının önlenmesi. Çağlayan’ın personelinin Zarrab’ın personeli gibi çalıştırılması gibi süreçlere yer verildi.
Cep telefonundaki servet
REZA Zarrab’ın ABD’de ‘kara para aklama’ ve ‘dolandırıcılık’tan yargılandığı davada mahkemeye gönderilen dosyada Zarrab’ın kişisel malvarlığına ilişkin ayrıntılı bilgiler yer aldı. Zarrab’ın yıllık 11 milyar dolar değerinde ticari girişim ve 20 mülk, altı at, 17 lüks araba, yedi yat, özel bir uçak ve 10 milyon doları aşan değerde sanat eserine sahip olduğu belirtildi.
Bunlara kanıt olarak da Zarrab’ın gözaltına alındığı sırada el konulan telefonundan çıkan ve içinde bulunduğu lüks hayatın bir kesitini sunan fotoğraflar dosyaya girdi.
Tekin: Hesap verebilseydiler
BAŞSAVCI Bharara’nın, Reza Zarrab’ın 17-25 Aralık dosyasını mahkemeye delil olarak sunduğu iddialarını değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin,
“Bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak, utanç duyduğumu ifade etmek istiyorum. Türk savcıları, hakimlerinin, Türk siyasetinin yapmadığını, uluslararası bir savcının buna el atmasını…
Vicdanen bir şahsiyet olarak üzgün olduğumu ifade etmek istiyorum. Niye? Birincisi şu; biz bütün bu olup bitenlerin hesabını verebilseydik, bu mesele bugün dünyada tartışılan bir mesele olmamış olsaydı. Devletin en tepesinden aşağısına kadar herkesin isminin bir yolsuzlukla anılıyor olmasının, hepimizi üzmemesi düşünülebilir mi? Farklı siyasi partilerde olabiliriz, farklı siyasal anlayış içerisinde olabilir ama ben bir ülkenin cumhurbaşkanının, bu ülkenin bakanlarının, başkanının, uluslararası bir yargı tarafından dillendirilmesini, tartışılmasını, dosyaya alınmasını gerçekten bir üzüntü tablosu olarak görüyorum” dedi.
Cihaner’den 17 Aralık başvurusu
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, Rıza Sarraf’ın ABD’de yargılanması nedeniyle 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasındaki takipsizlik kararının kaldırılarak dosyanın yeniden açılması için savcılığa başvurdu. Cihaner, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruyu Twitter hesabından paylaştı.
Cihaner, “Sarraf hakkında ABD’de açılan dava ve Babek Zencani hakkında İran’da verilen karar; ister daha önce verilmiş takipsizlik kararı bakımından yeni delil niteliğinde olsun, isterse yeni bir suçun işlendiği izlenimi niteliğinde olsun Cumhuriyet Başsavcılığınızın derhal işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerekmektedir” diyerek 17 Aralık soruşturmasının tekrar açılmasını istedi.