TL’deki baş döndürücü değer kaybı
TL’deki baş döndürücü değer kaybı bir kez daha ülkenin uluslararası bağımlılığının ulaştığı boyutları ve yarattığı tahribatı ortaya koydu...Oynak dünyada TL dikiş tutmuyor
TL’nin, dolar ve euro karşısındaki değer kaybı dün ve bugün de sürdü. Dolar 4,0826, euro 5,0316 ile rekor düzeylere çıktı...
TL 2018 başından bu yana dolar karşısında yüzde 8,3, euro karşısında yüzde 10,8 değer kaybıyla dünyada en çok değer kaybeden paralardan biri oldu.
Dün ve bugünkü kayıplarda Suriye, Rusya’ya yönelik yaptırımlar gibi gelişmelere bağlı olarak Ruble ve İran Riyal’indeki kayıpların da etkisi oldu. Ruble, hem yaptırımlar hem de Suriye’deki gelişmelerin etkisiyle sadece dün yüzde 2 değer kaybetti. İran, Riyal’deki düşüşü engellemek üzere kur sabitleme kararı aldı.
OYNAK DÜNYA OYNAK PARİTE
TL’nin değer kaybında Türkiye’nin ekonomik ve siyasi kırılganlıklarının yanısıra dünyadaki gelişmeler de etkili oluyor.
Dolar/euro paritesinde özellikle ABD’deki ekonomik veriler, Çin ve Rusya ile yaşanan gerilimler, Avrupa ekonomisinin görünümü gibi gelişmelere de bağlı olarak bir oynaklık yaşanıyor. ABD ekonomik verilerindeki iyileşme dolara destek olurken, Avrupa ekonomisinde güçlenme, Çin ile ticaret savaşı, Rusya gerilimi etkenler de doların değer kaybını besleyen gelişmeler.
Dolar/euro paritesindeki oynaklık, Türkiye’yi birkaç kanaldan farklı şekillerde etkiliyor. Euro’nun dolar karşısında değer kazanması Türkiye’nin dış ticareti ve dış borcu açısından olumlu etki yaratırken özellikle sermaye girişleri açısından hem emperyalist merkezlerde hem de diğer “yükselen piyasalar”da başka fırsatlar oluşması nedeniyle olumsuz etkiliyor. Örneğin ABD tahvil faizlerindeki yükseliş başlı başına sermaye akışlarında değişiklik yaratan önemli nedenlerden biri. Ancak esas olarak Türkiye’nin uluslararası bağımlılığının yüksek oluşu ve kaynak girişi ihtiyacı en küçük oynaklığın bile risk ve dolayısıyla TL’ye değer kaybı olarak yansımasına neden oluyor.
Rusya ve Çin gerilimleri, ABD’nin Suriye’ye yönelik müdahale açıklamaları da özellikle Rusya, İran, Türkiye başta olmak üzere “yükselen piyasalar” olarak adlandırılan ülkelerde sermaye giriş çıkışlarının yüksek olduğu ülke paralarında değer kaybına neden oluyor. Nitekim Türkiye’ye benzer bağımlılık yapısındaki Brezilya, Güney Afrika gibi ülkelerde de yıl başından bu yana benzer sarsıntılar görülüyor.
RUSYA ETKİSİ
ABD’nin Rus sermayedarlar, şirketler, siyasetçileri hedef alan yaptırım listesiyle Rusya’yı doğrudan hedef almasının ardından Suriye’de kimyasal silah kullanımı iddiasıyla artan gerilim Ruble’de değer kaybına yol açtı. Ruble’deki değer kaybı hem ticari ilişkiler hem de bölge politikası üzerinden taşınan riskler nedeniyle Türkiye ve TL’ye de yansıdı.
ABD’nin 2016 Başkanlık seçimlerine müdahale etmekle suçladığı Rus sermayedar Deripaska’nın şirketi Rusal’ın hisseleri yüzde 50 değer kaybederke borsa yüzde 9 düştü. Rus şirketlerinin diğer ülke borsalarında işlem gören hisse değerlerinde de düşüşler yaşandı.
ÇİN’DEN DEVALÜASYON TEHDİDİ
ABD-Çin arasında gümrük tarifeleri üzerinden yaşanan ticarete ilişkin gerilim, Çin’in açıklamalarıyla yumuşamış görünüyor. Ancak Çin’in gümrük tarifelerinin etkilerini telafi etmek amacıyla Yuan’ı kademeli bir şekilde devalüe etmeye yönelik çalışmalar yaptığı belirtiliyor. Çin’in söylemindeki yumuşamanın bu ve benzeri hamlelere yönelik hazırlıktan kaynaklandığı düşünülüyor. Olası bir Yuan devalüasyonu, “açık” ve “bağımlı” ekonomiler açısından yeni oynaklıklar demek, doğrudan ve dolaylı etkiler yaratması da güçlü bir olasılık.
soL - Haber