ADD’den Ayasofya için muhalefete ve iktidara tepki
Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla başlayan ve ‘hilafet’ ile ‘alfabe’ gündemleriyle devam eden tartışmalar ardından Atatürkçü Düşünce Derneği’nden açıklama geldi. İktidara, laiklik karşıtlığı üzerinden sert biçimde tepki gösteren ADD, muhalefeti de laiklik üzerinden eleştirdi...ADD’den
Ayasofya için muhalefete ve iktidara tepki
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Ayasofya'nın cami statüsünde ibadete açılışında okuduğu hutbede Atatürk ve arkadaşlarına lanet okuyan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a tepki gösterdi. Yeni Şafak’ın sahibi olan Albayrak grubunun derginin “Hilafet için toparlanın” denilen kapağına gönderme ile, "Laik cumhuriyet için toparlanın!" başlıklı bir yazı yayımlayan ADD, iktidara sert tepki gösterdi, muhalefeti de eleştirdi...
Yazıda, "Oy kaygısıyla hareket eden,
konuşmalarında, 'laiklikten' tek kelime söz etmeyen muhalefet"
nitelendirmesi yapıldı.
ADD'nin yayımladığı metin şöyle:
Aziz Milletimiz,
Saygın Üyelerimiz!
Sadece birkaç günlük olaylara, gelişmelere bakıldığında; görülecektir ki
Türkiye Cumhuriyeti’nin “laik ve demokratik” niteliklerinin içi tamamen
boşaltılmıştır, zayıflatılmıştır ve son vuruş beklenmektedir…
Türk Milleti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık nedenlerinden, Lozan
Barış Antlaşması’nın 97. yıldönümüne denk getirilen, Ayasofya’nın
ibadete açılması sırasında, Ali Erbaş’ın Büyük Atatürk’e yönelik, hadsiz
ifadeleri sıcaklığını korumaktadır. Ali Erbaş’ın bu sözlerinden daha
vahimi devlet yöneticilerinin, tüm üst düzey komuta kademesinin, yargı
temsilcilerinin huzurunda bu konuşmayı yapmaya cüret etmesidir.
Büyük
Atatürk’ü hutbelerden çıkaran, anmayan ve bir kez bile rahmet dilemeyen
Ali Erbaş’ın “Atatürk’e dua edilir” ifadeleri aldatmacadır.
Aynı gün, “hilafet isteriz” diye haykırarak, bağıranların ve İstanbul
sokaklarında özgürce yürüyüş düzenleyerek, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e
karşı kin kusanların, “biz bugün onun kemiklerini sokağa attık”
nidalarıyla sevinç çığlığı atanların, kimlerden cesaret aldığı
Milletimizce çok iyi tespit edilmiştir.
Bu eylemler ve söylemler, devlet
ricalinin önünde, yanında, olduğu mekânda, bulunduğu ortamda ve
meydanda gerçekleşmiştir. Anayasal düzene bağlılık üzerine “namus sözü”
verenlerden, bugüne kadar hiçbir tepkinin gelmemiş olmasına
şaşırmıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin 2008/1 Esas 2008/2 sayı ve
30.07.2008 tarihli kararı ile “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu”
kesinleşmiş olan siyasi zihniyetten böyle bir şey beklemek hayalcilik
olur…
Yine aynı gün, yani, 24 Temmuz 2020 Cuma günü; Lozan’ı anmak için hem
Anıtkabir’de hem de tüm Türkiye’de etkinlik düzenleyen, Atatürkçü
Düşünce Derneği’ne karşı yapılanlar, yıllar geçse de unutulmayacaktır.
Atatürkçü Düşünce Derneği şubeleri ve üyeleri, Genel Başkanı ve Genel
Merkez Yöneticileri ile birlikte, bütünlük içerisinde, demokratik ve
yasal haklarını kullanarak, baskıya ve zulme direnmişlerdir…
Saatler, laik ve demokratik rejimin sonunu hazırlamaya ayarlanmıştır.
İktidar mensubu aileden, Albayrak Medya Grubu’nun dergisi, Gerçek
Hayat’ın 27 Temmuz 2020 tarihli sayısında hilafet çağrısı yapılarak: “
şimdi değilse ne zaman, sen değilsen kim? hilafet için toparlanın”
ifadelerine yer verilmiştir. Bu açıkça kalkışma çağrısıdır. Albayrak
Medya Grubu’nun bu yayını, 5237 sayılı TCK’nın 309. maddesi gereğince
suçtur. Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırma teşebbüsüdür… Atatürkçü
Düşünce Derneği, bu konuda hukuki süreci başlatmıştır. Bilal Erdoğan’ın
katıldığı bir televizyon programında, aleni bir şekilde Harf Devrimi’ni
hedef alması, dini kadroları övmesi, kurgulanmaya çalışılan devlet
sistemini gözler önüne sermektedir…
Değiştirilen, dönüştürülen, başkalaştırılan Türkiye’de Atatürkçülere
yasak, baskı ve zulüm vardır. Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarına ise
destek, iltimas, tolerans, devlet kaynakları vardır…
Aziz Milletimiz, Saygın Üyelerimiz!
Anlaşılmaktadır ki Cumhuriyet ve Atatürk düşmanları, Lozan’ın yıl
dönümünde kılınan, Cuma namazını, “Laik Cumhuriyet’in cenaze namazı”
olarak kabul etmişlerdir…
Oy kaygısıyla hareket eden, konuşmalarında, “laiklikten” tek kelime söz
etmeyen muhalefete; Atatürk ve Cumhuriyet konusunda hassas olduğuna
inandığımız, Milliyetçi yurtseverlere, ayrımsız vatansever tüm
siyasilere ve yurttaşlarımıza bir kez daha sesleniyoruz: “Şimdi değilse
ne zaman, sen değilsen kim? Laik Cumhuriyet için toparlanın.”