'Yandaş bilirkişiler' yargıyı yanılttı
Çorlu Tren Katliamı davasının 7’nci duruşma öncesi acılı aileler Odatv’ye konuştu...
25 kişinin öldüğü Çorlu tren katliamı davası öncesi acılı aileler Odatv’ye konuştu:
'Yandaş bilirkişiler' yargıyı yanılttı
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesine bağlı Sarılar köyünde 8 Temmuz 2018’de meydana gelen, 7’si çocuk 25 kişinin yaşamını yitirdiği ve 340 kişinin de yaralandığı tren katliamına ilişkin açılan davanın 7’nci duruşması 16 Mart 2021 tarihinde saat 09.30 Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde görülecek...
Duruşma öncesi ailelerden Mısra Öz, Zeliha Bilgin, Fatih Sel, Aysun Köse ve Funda Dikmen Odatv’den Hüreyra Oflaz’a konuştu.
“YARGININ TERAZİSİNİ EŞİT TUTAMIYORLAR”
9 yaşındaki oğlu Oğuz Arda Sel’i ve eşi Hakan Sel’i kaybeden Mısra Öz, acılarının 981 günün her günü ilk gün ki gibi olduğunu belirterek, “Özlemimiz arttıkça, iş bilmez kişilerin yönetim eksikliği nedeniyle yaşanan bu katliama her gün daha çok isyan ediyorum. 25 insanı öldürenler hiç bir şey olmamışçasına hayatlarına devam ediyorlar. Katillerin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Yargıdakilerde çok iyi biliyorlar. Ancak yargının terazisini eşit tutamıyorlar ne yazık ki…” dedi.
(Mısra Öz)
"YANDAŞ BİLİRKİŞİLERLE HESAPLAŞACAĞIZ"
11 Şubat 2021’de yayınlanan bilirkişi raporunda Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD üst yönetimi hakkında yakalama kararı çıkartılması yönünde bilgiler yer almıştı. Önceki bilirkişi raporlarının yanlı olduğunu belirten Öz, “Biz aileler olarak bu katliamın sebebinin 'yağmur' olmadığını çok iyi biliyorduk. Olay yerine 8 Temmuz gecesi getirilen 'yandaş bilirkişiler' bu davanın 3 yıl geç başlamasına neden oldular. Yargıyı yanılttıkları, delilleri yok ettikleri için onlarla da ayrıca hesaplaşacağız. İşlerini iktidara yaranmak için yapan bu bilirkişilerin saçma sapan raporlarını gerçekten işini bilen, bilimin ve mesleğinin hakkını veren bilirkişiler sayesinde etkisiz hale getirdik. Son çıkan raporlar tüm eksiklikleri ortaya koydu” ifadelerine yer verdi.
"YARGI KARŞISINA GELMELİDİR"
Öz, bilirkişi raporundan sonra mahkeme heyetinin gerçek sorumluları mahkemeye çağırmasını veya davadan çekilmesini talep etti. Öz açıklamasının devamında, “Acilen ilk raporda verilen 'TCDD üst yönetimi, siyasiler ve bürokratlar hakkında kovuşturmaya yer yoktur' kararı kaldırılmalı. Ve TCDD üst yönetimi dâhil herkes yargı karşısına gelmelidir. Artık üç maymunu oynamayı bırakıp, oturdukları adalet saraylarının hakkını vermeliler!” dedi.
(Çorlu tren faciasında hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel)
"BİZLERE VERİLEN CEZALARI HAK ETMİYORUZ"
Çorlu Tren Katliamı’nı takip eden gazetecilere ve ailelere dava açıldığını söyleyen Öz, “Bizlere açılan davalar öldürülen 25 cana yapılmış en büyük hakarettir. Gözümün içine baka baka karar açıklayan savcı hiç anne olmuş mu bilmiyorum... Olmuşsa kendisini empatiye davet ederim. Yargı aynı zamanda vicdandan geçer! Ben kimseye hakaret etmedim. Biz kimseyi darp etmedik. Mustafa Hoş kimseye iftira atmadı. Bizlere verilen cezaların hiç birini hak etmiyoruz. İnsan azcık utanır, 3 yıldır sağlanamayan yargının yanında ‘haktan, hukuktan, adaletten’ bahsedip, bizlere karşı adaleti işlettiklerini söyledikleri için” ifadelerine yer verdi.
"KİMİ İSMİNİ KARA LEKELER İLE YAZDIRIYOR KİMİ ALTIN HARFLERLE"
Davadan vazgeçmeyeceklerini belirten Öz, “Ne Çorlu tren katliamını unutturacağım, ne delilleri yok eden bilirkişileri ne de bu davalara bakan savcıları, hâkimleri. Kimi ismini kara lekeler ile yazdırıyor tarihe kimi ise altın harflerle” dedi.
Öz açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Kaybettiklerimiz geri gelmeyecek. Bu dava bizim onlara borcumuzdur. Bu dava, bir daha yaşanmasın, insanlar ölmesin diye birilerinin hesap vermesi adına çabalamaktır. Bizleri destekleyen, yanımızda olan başta avukatlarımız, gazeteciler ve halkımız bizler için çok kıymetli. Bu her birimizin mücadelesi”
"ADALETSİZLİK"
14 yaşındaki kızı Bihter Bilgin’i, kız kardeşleri Emel Duman ve Derya Kurtuluş’u ve 5 aylık yeğeni Beren Kurtuluş’u kaybeden Zeliha Bilgin, “İki yanlı bilirkişi heyetinin peşinden sürüklenen adaletsizlik. Adı üzerinde katliam. Suçlu yağmur denerek aklanmaya çalışılan bir facia. Bizlere açılan davalar gözdağı verme amaçlıdır. Bu dava için yapamayacağım hiçbir şey yok, bu hepimiz için geçerli 25 meleğimizin aileleri içinde” dedi.
(Zeliha Bilgin)
"SUSMAYACAĞIZ"
11 Şubat’ta yayınlanan bilirkişi raporundan sonra yargılamanın yeniden başlaması gerektiğini belirten Bilgin, “Bizleri yolumuzdan, gerçeği ortaya çıkarmaktan hiçbir şey engel olamayacak. Göstermelik yargılama bitti. 16 Mart’ta her şey sıfırdan başlayacak. Çıkan yeni bilirkişi raporu ve tefrik dosyasının raporu da suçlu olarak TCDD kurumunu hedef almıştır. Gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını bekliyoruz, ben bu kuruma 4 canımı beraberinde 25 can kurban verdik. Susmayacağız. Bizi kimse susturamayacak” ifadelerine yer verdi.
"KORKMADAN"
9 yaşındaki yeğeni Oğuz Arda Sel’i ve abisi Hakan Sel’i kaybeden Fatih Sel, Gerçeklerin ve suçluların en başından beri apaçık ortada olduğunu belirtti. Sel, “Yargı biz adalet arayan aileler, bize sonsuz desteklerini sunan avukatlarımız ve işinin gereğini yapan gazetecilerle uğraştı. Şimdi yargı üzerindeki tüm baskılara rağmen, korkmadan makamına ve Türk adaletine yakışır şekilde soruşturmayı yürütüp, suçluları yargı önüne çıkarıp cezalandırmalıdır” dedi.
(Fatih Sel)
"YANLI BİLİRKİŞİLER CEZASINI ÇEKMELİ"
11 Şubat’ta yayınlanan bilirkişi raporunun tarafsız hazırladığını belirten Sel, “Son bilirkişi raporunu hazırlayan tarafsız ve gerçek bilim adamlarına, korkmadan bilimin ışığında yazdıkları rapor ile gerçekleri tüm ülkenin yüzüne vurdukları için teşekkür ederim. Ancak 981 gündür yanlı raporları ile adaleti, bizi ve tüm ülkeyi oyalayan ve yargıyı yanlış yönlendiren ilk bilirkişi raporlarını yazan yanlı bilirkişilerin de bunun cezasını çekmesini talep ederiz” ifadelerine yer verdi.
"DAVA ÜLKEMİZİN DAVASIDIR"
16 Mart’ta gerçekleşecek davaya çağrı yapan Sel, “Burada bizler müşteki olsak da dava tüm ülkemizin davasıdır. Güzel ülkemizin güzel insanlarının sorumsuz ve ihmalkâr kişilerce sosyal cinayetlere kurban gitmemesi için tüm halkımızı bu katliam davasına sahip çıkmasını bekliyoruz” dedi.
"BİZDE ÜSTÜN OLAN GÜÇ, MAKAM, MENFAAT"
Kızı Sena Köse’yi kaybeden Aysun Köse sözlerine “981 gün nasıl geçti kelimelerle tarifi yok” diyerek başladı. Düşüncelerinin 8 Temmuz ve sonrasında davalarına ve acılarına odaklı olduğunu söyleyen Köse, “Ne yazık ki ülkemizde yaşanan her faciada bedel kısmında acısını da, cezasını da sadece aileler çekiyor. Bize denk gelmesin diye dua etsin herkes. Çünkü ne sorumlusunu bulabiliyorsunuz, Ne de hak edilen şekilde cezalandırabiliyorsunuz. İnsan canı her şeyden üstün olmalı, bizde üstün olan güç, makam, menfaat” dedi.
(Aysun Köse)
"ADALET YA GELECEK YA GELECEK"
Köse, Hızlandırılmış Tren Katliamı’nın Dünya’da eşi benzerinin olmadığını söyledi. Köse açıklamasının devamında şunları dile getirdi: “Pamukova da denenen Çorlu’da tekrar edilen insanlarımızın kobay olarak kullanıldığı bir katliamın parçası olduk. Biz daha feryat figan ağlarken, evimize kadar gelip sinyalizasyon masalı anlattılar.”
16 Mart’ta gerçekleşecek davada 11 Şubat tarihli bilirkişi raporu kapsamında iyi bir ilerleme olma umuduyla davaya gideceğini söyleyen Köse, “Umarım bu duruşmada yağmurdan farklı şeyler konuşulur. Aklımızla dalga geçmesinler. En başından beri bizim gördüğümüz gerçekleri onlarında kabul etmesini bekliyoruz. Çorlu Tren Katliamı’nda Adalet ya gelecek ya gelecekbaşka bir şık kabul etmiyoruz” dedi.
"GÖZ GÖRE GÖRE ÇALIŞMAYA DEVAM ETTİ"
Kızları Özge Nur Dikmen ve Gülce Dikmen’i kaybeden Funda Dikmen, acılarını daha dün gibi aynı hissettiğini belirterek, “981 gün kızlarımdan ayrı ve özlem içinde geçiyor. Bizim bu davada başından beri söylediğimiz ihmaller şimdi yeni bilirkişilerin tespiti ile onaylanmış oldu bu hatta sorun vardı. Bir gün öncesi biz Uzunköprü’ye yolculuk yaptığımızda kaza olan menfezden tren çok ağır geçti. Buranın sorunlu olduğu biliniyordu ama göz göre göre bu hat çalışmaya devam etti ve ben iki kızımı ve yeğenimi kurban verdim ve bende ölebilirdim” ifadelerine yer verdi.
(Funda Dikmen)
"CEPLERİNE GİREN PARAYA BAKIYORLAR"
Dikmen açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Ama çocuklarımın ve diğer kurbanların hesabını sonuna kadar arayacağız. Onları geri getiremeyeceğiz ama bundan sonra risk olan yerlere dikkat etmelerini sağlayacağız. İnsan hayatının önemini anlatacağız onlar için can önemli değil sadece ceplerine giren paraya bakıyorlar. Unutmasınlar bir gün bir yerde bu gibi ihmalleri yüzünden onlarda kayıp verebilir.”
"UNUTTURMAYACAĞIZ"
Çorlu Tren Katliamı’nı takip eden gazetecilere açılan davaların yıldırma politikası olduğunu söyleyen Dikmen, “Bizim sesimizi duyurmamızı istemiyorlar. Kızımın arkadaşının annesiyle karşılaştım geçen gün ve bana dediği dava kapanmış. Nasıl bu durumlara düştük biz. Kimse neyin ne olduğunu bilmiyor. Sade bizim dava değil Türkiye’de birçok dava seslerini duyuramadıkları için unutuluyor. Ama biz unutturmayacağız” dedi.
BİLİRKİŞİ EK RAPORUNDA DEĞİŞİKLİK
Bilirkişi heyeti 11 Şubat’ta yayınladığı ana raporunda menfezlerin yetersiz olduğunu ve trenler modernize edilirken yolun buna uygun hale getirilmediğini saptamış ve halen var olan menfezlerde de yeni bir facia olma ihtimalinin yüksek olduğu uyarısında bulunmuştu. Bilirkişi heyeti, 9 Mart’ta sunduğu rapor da ise kazaya altyapı yetersizliğinin yol açmadığını bildirdi. Mısra Öz duruşma öncesinde çıkan ve ana raporla çelişen bilirkişi raporunu Odatv’ye değerlendirip şu ifadelere yer vermişti: “Ağız değiştiriyorlar. Duruşma öncesi üst yönetimden mahkeme önüne çıkması gerekenler için mahkemeye gözdağı verilmek isteniyor. Mahkeme heyetinin kararına bakacağız. Bu karar mahkemenin alacağı kararı kolaylaştırmak için. Bir el yargının işini kolaylaştırmaya çalışıyor. Katilleri korumaya, aklamaya çalışıyorlar, peşlerini bırakmayacağım”
Hureyra Oflaz