Sinan Ateş cinayetinde biri komiser 2 kişi gözaltına alındı
Komiser, Sinan Ateş’in hem yerini bildirmiş, hem de cinayet soruşturmasına bakmış...
Sinan Ateş cinayetinde biri
komiser 2 kişi gözaltına alındı
Eski Ülkü Ocakları Başkanı Doç. Dr. Sinan
Ateş cinayeti soruşturmasına ilişkin iddialar gündemdeki yerini
korurken, çok önemli bir gelişme yaşandı. Ankara Başsavcılığı’nın
talimatıyla, biri komiser olmak üzere iki kişi, bu sabah gözaltına
alındı. Gözaltı kararı ise dosyanın emniyet ayağında yaşanan yeni bir
skandalı ortaya çıkardı.
Eski Ülkü Ocakları Başkanı Doç. Dr. Sinan Ateş cinayeti soruşturmasına
ilişkin iddialar gündemdeki yerini korurken, çok önemli bir gelişme
yaşandı. Ankara Başsavcılığı’nın talimatıyla, biri komiser olmak üzere
iki kişi, bu sabah gözaltına alındı.
Gözaltı kararı ise dosyanın emniyet
ayağında yaşanan yeni bir skandalı ortaya çıkardı.
Gözaltına alınan komiser M.E.A.’nın, cinayetten sonra tetikçiyi
kaçırdığı iddia edilen eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan
Demirbaş’a, “Ateş’in ev adresi, anlık konum bilgileri, sık gittiği
yerler ile kullandığı araçların marka, model ve plakaları” gibi
bilgileri sızdırdığı belirlendi.
Buna karşın M.E.A.’nın Ateş cinayeti
soruşturmasında aktif olarak rol aldığı anlaşıldı. M.E.A.’nın dosyada
aktif olarak görev aldığı sürede dışarıya bilgi sızdırıp sızdırmadığı ve
delil karartıp karartmadığı da araştırılıyor.
Tetikçiyi kaçıran isim, Kılavuz’un kullandığı evde yakalandı
Ateş, 30 Aralık Cuma Ankara’nın en merkezi yerlerinden Çukurambar’da
uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Cinayete ilişkin
soruşturma kapsamında bugüne kadar aralarında tetikçi olduğu öne sürülen
Eray Özyağcı ile eski Ülkü Ocakları yöneticileri Tolgahan Demirbaş,
Emre Yüksel ve Avukat Serdar Öktem’in de bulunduğu 21 kişi
tutuklanmıştı. Cinayet sonrası tetikçiyi Ankara dışına çıkardığı öne
sürülen Demirbaş’ın, eski MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un zaman
zaman kullandığı evde olduğu ortaya çıkmış, Demirbaş’ı sakladığı iddia
edilen Kılavuz’un da polisle tartıştığı iddia edilmişti. Kılavuz
hakkında “cinayete yardım” suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı da
anlaşılmıştı.
Sarı alanda sır ziyaret
Bu arada dosyada bir de “başsavcıvekili” krizi yaşandığı öne sürülmüş,
soruşturmayı adli tatil başlangıcında devralan ve MHP’ye yakınlığıyla
bilinen Başsavcıvekili Ahmet Altun’un izne ayrılmasıyla ilgili olarak
çarpıcı iddialar ortaya atılmıştı. Altun’un önce şüphelilerin
tahliyesini talep ettiği, dosyaya eklenen yeni kanıtları gördükten sonra
soruşturmadan çekilmek istediği iddia edilmişti. Öktem’in de aralarında
olduğu şüphelilerin tahliyesi konusunda ısrarcı olduğu belirtilen
Altun’un, bu konuda başsavcı ile tartıştığı, talebi kabul görmeyince
izne ayrıldığı öne sürülmüştü. Soruşturmada son olarak da tutuklu Avukat
Öktem’in kalp spazmı geçirdiği gerekçesiyle kaldırıldığı hastanede,
“sarı alan” olarak tabir edilen bölümde müşahede altındayken Ülkü
Ocakları üst yönetiminden bazı isimlerle yaklaşık yarım saat
görüştürüldüğü anlaşılmıştı.
İki kişiye gözaltı
İddialar gündemdeki yerini korurken, soruşturmada çok önemli bir gelişme
yaşandı. Ankara Başsavcılığı’nın talimatıyla biri cinayetin işlendiği
dönemde Ankara Emniyeti Cinayet Büro’da görevli komiser olmak üzere iki
kişi, bu sabah saatlerinde gözaltına alındı. Gözaltı kararı ise dosyada,
tetikçinin İstanbul’dan Ankara’ya Özel Harekât’ta görevli iki polis
tarafından getirildiğinin anlaşılmasından sonra ikinci bir polis
skandalı yaşandığını ortaya çıkardı.
Bilgi sızdırıldı mı?
T24’ün edindiği bilgiye göre, gözaltına alınan komiser M.E.A’nın,
cinayet öncesinde “Ateş’in, telefon numaraları, ev adresi, anlık konum
bilgileri, eşi Ayşe Ateş'e ait adres ve telefon bilgileri, gittiği
yerlerin neresi olduğu, sık sık gittiği arkadaşına ait ofisin adresi,
kullandığı araçların marka, model ve plakaları gibi kişisel bilgilerini”
sistemden sorgulayarak, Tolgahan Demirbaş’a gönderdiği belirlendi.
Şüphelilere bu şekilde bilgileri sızdırarak cinayete yardım etmekle
suçlanan M.E.A’nın, suikastın ardından da cinayet soruşturmasında aktif
biçimde rol aldığı anlaşıldı. M.E.A’nın dosyada aktif olarak görev
aldığı sürede dışarıya bilgi sızdırıp sızdırmadığı ve delil karartıp
karartmadığı da araştırılıyor.
Bilgiler toplandı, tetikçiye ulaştırıldı
Öte yandan M.E.A. ile birlikte gözaltına alınan diğer kişiye de benzer
suçlamalar yöneltildiği öğrenildi. Söz konusu kişinin de Ateş’in kişisel
bilgilerini bir şekilde elde ederek Demirbaş’a bildirdiği, Demirbaş’ın
da bu kişilerden aldığı bilgiyi, cinayeti organize etmekle suçlanan
Doğukan Çep üzerinden tetikçiye ulaştırdığı öne sürülüyor. Soruşturmada
daha önce tetikçiyi İstanbul’dan Ankara’ya getirdikleri ortaya çıkan iki
polis tutuklanmıştı.
Avukat eşliğinde “tanık” ifadesi
Öte yandan soruşturma kapsamında tutuklanan eski Ülkü Ocakları
yöneticisi Emre Yüksel ile ilgili de ilginç bir bilgi ortaya çıktı.
Buna
göre, Yüksel, soruşturma kapsamında ilk olarak Ankara Emniyeti’ne
gelerek, Demirbaş’ın olayla ilgisinin olmadığını öne süren ifadesini
doğrular şekilde beyanda bulundu. Ancak emniyetteki ifadesi sırasında
Yüksel, “tanık” olmasına karşın avukatı da hazır bulunduruldu.
Savcılığın, tutuklu bulunan şüpheli Yüksel’e ait tanık ifadesinin neden
avukat huzurunda aldırıldığını, bu kişiye bir telkin ya da yönlendirme
yapılıp yapılmadığını da araştırılacağı konuşuluyor.