İran'ın füze saldırısının gerçek ölçeği ortaya çıkıyor...
İran'ın uzun süredir "kağıttan kaplan" olduğunu iddia eden bazı siyasal islamcı yazarlar, İran'ın son saldırısının İsrail'in hava savunma sistemine karşı etkili olduğunun anlaşılmasının ardından bu sefer de "füzelerde harp başlığı yok, bu bir danışıklı dövüş" söylemine sığınmaya başladı.
Ancak, İsrail'in en büyük müttefiki olan ABD'nin önde gelen gazeteleri dahi İran'ın saldırılarda İsrail'in askeri üslerine ne ölçüde zarar verebildiğine dair somut veriler paylaştı. ABD basınına göre, İran bu saldırıyla, bunun çok daha kapsamlısını ileride yapabileceğini gösterdi.
F-35'leri barındıran Nevatim üssündeki hasarlar ve kraterler ortaya çıktı
İran'ın geçtiğimiz hafta İsrail'e yaptığı balistik füze saldırılarının bazı yerlerde İsrail'in hava savunmasını alt üst ettiği açığa çıktı.
ABD'li Wall Street Journal (WSJ) ve Washington Post (WP) gazetelerinin konuştuğu uzmanların incelemesine göre, İran'ın hedef aldığı noktalardan biri olan İsrail'in güneyindeki F-35 jet savaş uçaklarına ev sahipliği yapan Nevatim hava üssüne dair uydu görüntüleri, üssün çevresine 32 kadar İran füzesinin düşmeyi başardığını gösteriyor.
Planet Labs tarafından Çarşamba günü toplanan orta çözünürlüklü uydu görüntüleri, Nevatim'de en azından bir yıkılmış bina olduğunu gösteriyor. Üssün başka bir bölümünün yüksek çözünürlüklü görüntüsü, bir uçak hangarının çatısında büyük bir delik ve birkaç krateri ortaya koyuyor.
Kaliforniya eyaletine bağlı Monterey kentindeki Middlebury Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü'nden Profesör Jeffrey Lewis, WSJ'ye yaptığı açıklamada, 32 füzenin çok fazla olduğuna dikkat çekerek, "Hava savunmalarının etkinliği hakkında abartılı fikirlerimiz var. Füze savunmalarının gerçekte olduğundan çok daha etkili veya ulaşılabilir olduğu yönünde yaygın bir fikrimiz var" dedi.
WP'ye de konuşan Lewis, "Füze ne kadar uzağa fırlatılırsa, hata payı o kadar büyük olur" dedi. İran'ın Nisan ayında da Nevatim üssünü hedeflediğini anımsatan Lewis, Nisan ayındaki füzelerin yarısının üssün üç çeyrek mil yakınına, yarısının da bu yarıçapın dışına düştüğünü ekledi.
Lewis, İsrail'in ABD ile ortak üretilen gelişmiş Arrow 2 ve Arrow 3 füze savunma sistemlerini işletmesine rağmen, bu sistemlerin miktar olarak sınırlı olduğuna ve gelen İran füzelerinden daha pahalı olduğuna işaret etti. Uzman, bir balistik hedefi durdurmak için genellikle birden fazla önleyiciye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Arrow 2, füze uçuşunun son aşamasına girdikten sonra atmosferin içinde çalışırken, Arrow 3 hala uzayda olan füzeleri engellemeyi amaçlıyor.
Arrow sistemleri, İsrail için çok yüksek maliyet taşıyor. İsrail Genelkurmay Başkanı'nın eski mali danışmanı, Nisan ayında yaptığı açıklamada, bir Arrow füzesinin 3,5 milyon dolara ve David's Sling önleyicilerinin 1 milyon dolara mal olduğunu belirtmişti. Bu, İsrail hava savunma sistemlerinin 100 veya daha fazla füzeyi ortadan kaldırmanın kolayca yüz milyonlarca dolara mal olacağı anlamına geliyor.
Buna karşılık, İran'ın attığı füzelerin her biri Tahran için 105 bin dolara mal oluyor.
Tel Nof üssündeki görüntüler mühimmat ve hava savunmalarının vurulduğuna işaret
İran'ın saldırıdaki bir diğer ana hedefi olan Tel Nof hava üssünün son haline dair henüz kamuya açık yüksek çözünürlüklü görüntüler yok. Ancak bölgeden alınan video görüntüleri, üste patlamaların yaşandığını gösteriyor. Bu da üsteki mühimmat veya hava savunmalarının vurulduğuna işaret.
Tel Nof üssünün vurulma görüntüleri
En az iki füze ayrıca, İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'ın karargahının yakınına, Tel Aviv'in kuzeyine düştü ve iki krater oluşturdu.
WP: Nisan ayındaki saldırıdan çok daha başarılı
WP'nin haberinde "İran'ın İsrail'in savunmalarından kaçınmada, yalnızca iki mühimmatın hava savunmalarından kaçıp İsrail'e çarptığı Nisan ayından daha başarılı olduğunu gösteriyor" denildi.
İran'ın çok sayıda yavaş seyir füzesi ve insansız hava aracı ateşlediği 13 Nisan'ın aksine, geçtiğimiz haftaki saldırı çok daha hızlı balistik füzeden oluşuyordu. 180 füzenin ateşlendiği saldırı, savaş tarihindeki en büyük balistik füze saldırılarından biri oldu. Bu füzelerin çoğu, İran'ın en modern balistik füzeleri olan Fettah 1 ve Hayber Şekan'dan oluşuyordu.
İran'ın devlet tarafından işletilen Mehr Haber Ajansı da, saldırıda Kadir ve İmad füzelerinin kullanıldığını ve füzelerin yüzde 90'ının hedeflerine ulaştığını bildirmişti. Kadir ve İmad, İran'ın cephaneliğindeki en uzun menzilli füzeler arasında yer alıyor. İran ayrıca, yüksek hızlarda manevra yaparak engelleyicilerden kaçınabildiğini söylediği bir Fettah 1 füzesini ilk kez kullandığını söyledi.
'Balistik füzelere karşı koymak her hava savunma için zordur'
Almanya'nın Hamburg kentindeki Barış Araştırmaları ve Güvenlik Politikası Enstitüsü'nde silah kontrolü araştırma başkanı olan Ulrich Kühn, "Füze ne kadar hızlıysa, onu engellemek o kadar zor olur, bu basit bir fiziktir" dedi. Kühn, şöyle devam etti:
"Balistik füzelere karşı savunma yapmak kesinlikle çok daha zordur. Özellikle de belirli bir hedefe çok sayıda füze geliyorsa, bu daha da zordur. O zaman füze savunmalarını alt etme yeteneğinizin sınırları açığa çıkar ki İsrail'de olan tam olarak budur."
'İran bir piyade üssünü hedef alsaydı ciddi kayıplar olurdu'
Bir blog yazısı için uydu görüntülerini analiz eden araştırma ve analiz grubu CNA'da analist olan Decker Eveleth de, blog yazısında şunları kaydetti:
"Temel gerçek şu ki, İran isterse İsrail'e sert bir şekilde vurabileceğini kanıtladı. Hava üsleri sert hedeflerdir ve muhtemelen çok fazla can kaybına yol açmayacak türden hedeflerdir. İran farklı bir hedef seçebilirdi. Diyelim ki, yoğun bir şekilde paketlenmiş bir İsrail kara kuvvetleri üssü veya sivil bir alan hedeflendi. Orada yapılacak bir füze saldırısı çok sayıda can kaybına neden olabilirdi.”