Altaylı, Bakanlığın uygulamalarını "REZİLLİK" olarak nitelendirdi...
Fatih Altaylı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın sınav tarihlerini sert şekilde eleştirerek, 25 Aralık'ta başlayan sınavların öğrencilerin yılbaşı tatilini engellediğini ve bu tarihin kötü niyetle belirlendiğini iddia etti. Altaylı, Bakanlığın uygulamalarını "rezillik" olarak nitelendirdi...
'Koskoca bakanın uğraştığı şeye bak! Ayıptan öte rezillik'
Gazeteci Fatih Altaylı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın belirlediği sınav tarihleriyle ilgili sert eleştirilerde bulundu. Altaylı, geçtiğimiz yıl sınavların 25 Aralık ile 5 Ocak arasında yapılmasının öğrencilerin yılbaşı tatilini engellediğini ve bu tarihin kötü niyetle belirlendiğini savundu.
Gazeteci Fatih Altaylı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın belirlediği sınav tarihlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Altaylı, kendi web sitesinde yayımladığı yazısında, geçtiğimiz yıl belirlenen sınav tarihlerini eleştirdi. 1. dönem 2. sınavlarının 25 Aralık ile 5 Ocak arasında yapılmasının, öğrencilerin yılbaşı tatili yapamayacakları ve aileleriyle birlikte kutlamalara katılamayacakları bir duruma yol açtığını belirtti.
Altaylı, bu tarihin "açıkça kötü niyetle" seçildiğini ve hatta yabancı okulların ve yabancı öğretmenlerin Noel kutlamalarını engellemek amacıyla 25 Aralık’a denk geldiğini iddia etti.
Bu yıl ise sınavların tarihinin 30 Aralık'a alınmasını değerlendiren Altaylı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, yabancılara karşı "iyi niyetli" bir yaklaşım sergileyerek öğrencilerin yılbaşı kutlamalarını engellemeyi başardığını söyledi. Altaylı, bu durumu "koskoca bakanlığın, koskoca bakanının uğraştığı şey" olarak tanımlayarak, bu tür bir uygulamayı "ayıptan öte bir rezillik" olarak nitelendirdi.
Ayrıca, Altaylı, Türkiye’deki bazı cemaat kurslarında yaşanan denetimsizliklere de dikkat çekerek, "Cemaat kurslarında küçüklere her türlü dayak, sadist muamele, cinsel taciz ve eşcinsel ilişki ile ilgili hiçbir denetim yok" dedi. Fakat, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yılbaşı sınavı koyma gibi uygulamalarla "İslam’a hizmet ettiklerini düşündüklerini" belirtti. Altaylı, bu tür uygulamaların eğitim anlayışıyla çeliştiğini ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu tutumunu sert bir şekilde eleştirdi.