Türkiye iradesi için ayakta! Saraçhane buluşmasında 6. gün
İBB Başkanı İmamoğlu'nun gözaltına alınması ile başlayan ve tutuklanmasının ardından tüm hızıyla devam eden Saraçhane protestoları bugün 6. gününe girdi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 20.30 için çağrı yaptı. Özgür Özel'in Saraçhane yurttaşlara seslenmeye başladı...
Türkiye iradesi için ayakta! Saraçhane buluşmasında 6. gün
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve birçok belediye çalışanı 19 Mart günü gözaltına alınınca yüzbinler İBB'nin merkez binasının bulunduğu Saraçhane'ye akın etti.
Türkiye'nin her yerinde Saraçhane'deki protestoya destek için eylemler düzenlendi. İstanbulluların Saraçhane'deki nöbetleri 6. gününde de devam ediyor.
Söz konusu buluşma için üniversite öğrencileri de Beşiktaş'tan Saraçhane'ye doğru yürüyüş başlattı.
CHP İl Başkanı Özgür Çelik sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda, yurttaşları Saraçhane’ye çağırdı.
Çelik şunları yazdı:
“Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem Başkanımızın çağrısı ile bu akşam 20.30'da Saraçhane'de, milletin evinde, mücadelenin kalbindeyiz.
Silivri Zindanında bu akşam televizyondan bizi izliyor.
Silivri’deki yol arkadaşlarımız umudu ve mücadeleyi kucaklıyor.
Bayrağını al gel, Saraçhane’de buluşalım!”
ÖZGÜR ÖZEL SAHNEDE
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı altıncı günde de Saraçhane'de toplanan yurttaşlara sesleniyor. Özel konuşmasında 'zıpla zıpla, zıplamayan Tayyip'tir' sloganına "Zıplayın gençler, Allah göstermesin" cevabını verdi.
Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde:
"Bugün 6. gün; bu bir meydan mitingi değil, bu faşizme karşı meydan okuma eylemi!
Vatandaşın dediği oluyorsa, kimin geleceğine ve gideceğine halk karar veriyorsa orada demokrasi vardır. Ama bir ülkede geleceğe soy kütükleri belirliyorsa orada monarşi vardır. Halk birilerinin yöneteceğine karar veriyor ama kimin gideceğine başkaları karar veriyorsa orada darbe vardır, faşizm vardır.
"SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ"
Biz Saraçhane'de toplanıyoruz ama dağılamıyoruz. Çünkü dağılmanın sonuçlarını biliyoruz. İlk fırsatta bir sonraki akşam yine buraya geliyoruz. Çünkü burada toplanmanın şartları devam etmektedir. Dağılmanın şartları oluşmamıştır. Sonuna kadar mücadele edeceğiz.
İlk gün toplandığımızda 'İlk gün olur, yarın unutulur' demişlerdi. Her şeyin hesabını yapmışlardı ama bir şeyi hesap edemediler: Sizi hesap edemediler. 'Onların seçtiğinin değil benim atadığımın dönemi başlar.
Onların seçtiği fakirle fukura ile öğrenci ile genç ile uğraşır. Ama benim atadığım ben helikopterle hangi kupon araziyi beğendiysem not alır. Çok sıkışırsam satacak bir şey bulamazsam İstanbul'un bağrına bıçak saplarım. Benim yandaşlarım parasını para eder. Bir boğaz daha açarım, Kanal İstanbul yaparım. Etrafını da Katarlılara satarım' diye hesapladı.
Bu hesap 31 Mart 2019'a kadar tuttu. Dört tane gökdelen ile aldığı şehre 256 gökdelen oturttu. Katarlılara söz verdi, hayali Kanal İstanbul'du. Ama İstanbullular İstanbul'un emanetini Ekrem İmamoğlu'na verdiler.
Mehter marşları söyleyerek geldiler. Ama milletin tepkisini görünce hızla sıvıştılar. Osmanlı tokatı atmak isterken demokrasi tokatı ile tanıştılar. Ekrem evladınız, abiniz, kardeşiniz bu güzel şehre hizmet etmek için var gücü ile gece gündüz çalıştı.
Ekrem İmamoğlu yaptığı işlerle farkı 1 milyonun üzerine çıkardı. Eskiden Tayyip Bey her girdiği seçimi kazanıyordu. 31 Mart'taki seçimlerde kurulduğu gün gibi büyük memnuniyetle beyan ederim ki CHP 1. parti oldu.
Tayyip Bey sen kendi kendine sayıklama, burada gecemiz yok gündüzümüz yok biz sana söyleriz; İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder, İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır.
Ekrem Bey'in adaylığından korkuyordu. Kimin aday olacağına partinin genel başkanı ve yönetimleri yerine adayımızı bütün üyelerimizle seçme kararı aldık. 1 milyon 500 bin olan üye sayımız 1 milyon 750 bine yükseldi.
Ekrem Bey'in alacağı ön seçim oylarından korkarak Ekrem Başkan'a açtıkları 5 dava yetmezmiş gibi, 35 yıl önce aldığı, aldığı 10 dersi yeniden verdiği diploması elindeyken bir gecede iptal ettiler.
Şimdi gençler okullarda eylem yapınca, onlara vizeleri hatırlatan var. Öğrenciler de diyor ki; 'Vizenin ne önemi var, diplomanın garantisi yok!' Ekrem Başkanın İstanbul'dan koparıldığından şahit olduk ama buna teslim olmadık!"
Bundan sonra Espressolab'e uğramayacağız, kahvelerini içmeyeceğiz!