AKP iktidarı ‘Suriye’ karşılığında Trump'a ne verdi?

 Dünya ve bölgemiz oldukça sert bir kırılmanın içinden geçiyor. Böylesi bir süreçte ülkemiz, rotayı Amerikancılığa kırdığı oranda çok daha büyük bir tehdidin konusu haline geliyor. Aşağıda ABD'ye ödenecek bedellerin sadece en görünür olanlarına işaret ettik. Ödenecek tüm bu bedellerin, halkımız için her gün somut ve sert karşılıkları olmaya devam edecek. Karşı çıkış büyütülemediği oranda...

AKP iktidarı
‘Suriye’ karşılığında Trump'a ne verdi?

“Hakan Fidan, ‘ABD’li dostlarımızla mutlak uyum ve anlayış içindeyiz’ diyor. Burada bir anlaşma var. Bu anlaşmada Türkiye’nin eli SDG’ye göre çok güçlü. Türkiye’nin verebileceği çok fazla şey var.”

Bu sözler TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’a ait.

Okuyan, Suriye sahasındaki tüm aktörlerin Amerikancılığına işaret edip yukarıdaki değerlendirmeyi yaparken, başlıkta dile getirdiğimiz soruyu ise şöyle revize ediyor: "Asıl mesele AKP iktidarının Suriye karşılığında ne verdiğidir."

Okuyan bu değerlendirmesiyle şu ana kadar kimsenin işaret etmediği, Türkiye’de halkın aleyhine gelişecek yeni bir sürece işaret ediyordu.

İşaret edilen bu yeni sürecin ayrıntılarına ve AKP’nin masaya neler sürdüğüne ayrıntılarıyla birlikte bakalım.

Erdoğan’ın Beyaz Saray ziyareti ve tam boy Amerikancılık

Türkiye’de patronların temsil ettiği düzen ve bu düzenin siyasi iktidarlarının Amerikancı olduğu açık.

Ancak emperyalizmin yaşadığı derin kriz ve bölgedeki kaotik süreç, AKP iktidarına yine de belli hareket alanları kazandırmıştı.

Bu hareket alanları sonuç olarak ABD emperyalizmine karşı değil, onun da lehine kullanılacak şekilde değerlendirildi.

Gelinen noktadaysa hem Türkiye hem de bölgede bu harekât alanlarının belli ölçülerde kısıtlanmaya başladığı yeni bir tablo ortaya çıkmaya başladı.

Bu tabloyla birlikte AKP iktidarı, özellikle Erdoğan’ın son Beyaz Saray ziyaretiyle birlikte tam boy Amerikancılığa doğru sert bir şekilde direksiyon kırdı.

Hatta o kadar sert bir manevra yapıldı ki, iktidar ortağı MHP’nin “TRÇ ittifakı” çıkışı küçük düşürücü şekilde geçiştirildi.

AKP iktidarı o günden bu yana, bölgede Amerikancılığın en güçlü temsilcisi olma konusunda hamle üstüne hamle yapmaya hazır olduğunu ispatlamaya girişti.

AKP’nin ABD’ye neler vereceği tartışması da yeniden ve bir kez daha tam da bu şekilde başladı.

O dönemde bunun ilk diyeti olarak Türkiye’deki nadir toprak elementlerinin ABD’ye teslimi, bunun dışında Boeing, F-16, F-35 gibi alımlar masaya gelmişti. Sadece bu alışveriş listesinin Türkiye’ye maliyeti dahi milyarlarca doları bulmuştu.

Aynı görüşme öncesi 2018 yılında Bakanlar Kurulu tarafından alınan ve ABD menşeli bazı ürünlere uygulanan ek mali yükümlülükler kaldırılırken, ABD’den daha fazla sıvılaştırılmış doğalgaz alımı da listeye eklenmişti.

Gerisi de geldi...

Ukrayna, Ankara’daki NATO zirvesi ve bölgedeki gelişmeler

Kemal Okuyan, Komünist Bakış programında “ABD’ye neler verilecek?” tartışması bağlamında ilk olarak Ukrayna başlığına işaret etmişti.

Bu savaşta AKP iktidarının önümüzdeki süreçte çok daha açık şekilde Ukrayna safında yer alabileceğine değinen Okuyan, NATO eksenli tatbikatlara daha sık katılınmasına ve Karadeniz’de alınan tutuma işaret etmişti.

Şimdi biraz geriye gidelim.

Tarih 28 Ağustos 2025.

Rusya, Ukrayna savaşı üzerinden servetine servet katan Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’a ait insansız hava aracı (İHA) fabrikasını vurdu.

Kiev yakınlarındaki Baykar İHA üretim tesislerinin iki füzeyle hedef alındığı, tesisin ağır hasar gördüğü açıklandı.

Bu tesis son altı ay içinde tam dördüncü kez vuruluyordu.

Savaşta “tarafsız” görünerek gemisini yüzdürmeye çalışan AKP iktidarı, diğer yandan da Bayraktar’ın doğrudan askeri desteğinin ve ticaretinin önünü açtıkça açıyordu.

Ancak Ukrayna’ya tek destek bununla da sınırlı değil.

Bir süredir Karadeniz’de, Türkiye açıklarındaki ticari gemiler hedef alınıyor.

Saldırılar Ukrayna merkezli ilerlerken, bu saldırıların ve provokasyonların yürütücülüğünü NATO’nun yaptığı, Montrö’nün bir kez daha tartışmaya açıldığı da ortada.

Dolayısıyla Suriye başlığında istediğini kısmen de olsa, en azından şimdilik almış gibi görünen AKP’nin ödeyeceği bedellerden biri Karadeniz’in öte yakasından gelecek gibi görünüyor.

Tüm bu tablonun yanına Türkiye’de onlarca üssü bulunan NATO’nun Temmuz ayında Ankara’da yapacağı zirveyi ve bu zirveyle birlikte Türkiye’nin üstleneceği, üstlenmek isteyeceği yeni rolleri de eklemek gerekiyor.

İran dosyası ve Suriye

ABD’nin bölgede kendisine karşı pozisyon alan tüm aktörleri birer birer düşürmek istediği açık.

Arap Baharı’nı bu süreçte kaldıraç olarak kullanan ABD, son olarak Suriye’yi cihatçı HTŞ’ye teslim etmişti.

Suriye dosyasını kapatma yolunda İsrail ve İngiltere’nin yanı sıra AKP iktidarından da büyük destek alan ABD, gözünü bir süredir çok sert şekilde İran’a çevirmiş durumda.

Önce İsrail, ardından da ABD eliyle vurulan ülke, son olarak ABD ve İsrail’in parmağının da uzandığı iç karışıklık haberleriyle gündemde.

Şimdi yeniden ABD ve İsrail’in İran’ı vuracağı konuşulmaya başlandı.

Türkiye’nin Suriye’de alacakları karşılığında ABD’ye vereceği destekler arasında İran dosyasının da bulunabileceği belirtiliyor.

Ancak burada AKP’nin iç dünyası oldukça karışık.

Bir yandan Suriye’de SDG operasyonunu zafer olarak kutlayan ve bölgedeki İsrail egemenliğine karşı bir darbe olarak okuyan yandaşlar, diğer yandan da İran’ın ardından Türkiye’nin de hedef alınabileceğini, İran ile Türkiye’nin çıkarlarının benzer olduğunu yazıyor.

İbrahim Karagül, bunun en tipik örneklerinden biri.

Ancak AKP’nin bu konudaki genel pozisyonunun son derece pragmatik ve çıkarcı olduğu ortada.

Bunun en net itiraflarından biri, HTŞ’nin SDG operasyonu sonrası Maduro dolayımıyla Akşam gazetesinde yer aldı.

“MİT, YPG/SDG'ye operasyonu sahada anlık izledi; sivillerin zarar görmemesi için yoğun temas yürüttü. Ankara, ABD-Şam hattında nefes kesen bir koordinasyona imza attı. Dışişleri Bakanlığı'ndaki kaynakları, "Herkesin, 'Maduro konusunda ABD'yi neden eleştirmiyorsunuz' dediği günlerde Türkiye Suriye'nin terörden tamamen temizlenmesi için bu pazarlıkları yapılıyordu" ifadesini kullandı.”

Gazze’de utanç anlaşması ve AKP

Önce insanlık tarihinin en ağır soykırımlarından birine imza atıp sonra da bir halkın toprağına arsızca çökme girişimlerinden biri yaşanıyor Gazze’de.

Ve bu çökmenin adresi olarak da başında Trump ve soykırımcı Netanyahu’nun olduğu bir 'Gazze Yürütme Kurulu' oluşturulmuş durumda.

Bu kurulda son süreçte çete lideri gibi hareket eden ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın damadı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Türkiye’den Dışişleri Bakanı Fidan yer alıyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın bir mektup yazarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da Gazze Barış Kurulu'nda kurucu üye olarak yer almaya davet ettiği duyuruldu.

Peki, ne karşılığında?

Öncelikle Trump, Barış Kurulu'na daimi üyelik bedeli olarak en az 1 milyar dolar talep ediyor. Erdoğan’dan da, kurula davet ettiği diğer ülkelerin liderlerinden de istediği bu.

soL’da bu planın Gazze’yi Filistinlilerin siyasal iradesinden koparıp ABD’li siyasetçiler, yatırımcılar ve İsrail’e yakın isimlerden oluşan bir yapının denetimine verdiğini işaret etmiştik.

İşte Türkiye’nin Suriye karşılığında ABD’ye verebileceklerinden biri de bu.

Gazze’deki soykırımın iki mimarının, bunca ağır saldırının ve soykırımın ardından gündeme getirdiği “tatil köyü” planına siyasi destek…

Ve dahası

Dünya ve bölgemiz oldukça sert bir kırılmanın içinden geçiyor.

Böylesi bir süreçte ülkemiz, rotayı Amerikancılığa kırdığı oranda çok daha büyük bir tehdidin konusu haline geliyor.

Yukarıda ABD'ye ödenecek bedellerin sadece en görünür olanlarına işaret ettik.

Ancak tüm bu ödenecek bedellerin, halkımız için her gün somut karşılıkları olmaya devam edecek.

Asgari ücretten emekli maaşına kadar içine düştüğümüz derin yoksullukla ödenen bu bedeller arasında doğrudan bir bağlantı var.

Şimdi bunun ötesi için de ülkemizin hedefte olduğu yeni bir süreç açılıyor önümüzde. 

Halkın yan yana gelmediği, karşı çıkışı büyütemediği, bu karanlığa meydan okuyamadığı tabloda yıkım çok daha sert olacaktır.

soL Haber

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..