“İkinci AYM başvurusu”nun ivedilikle karara bağlanmasını istedi...
Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, cezaevi görüşmesinin ardından eşinin sağlık durumuna dikkat çekerek ikinci Anayasa Mahkemesi başvurularının ivedilikle karara bağlanmasını istedi...
Meriç Kahraman’dan
MS hastası eşi Tayfun Kahraman
için “ikinci AYM başvurusu” çağrısı
Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde yapılan görüşmenin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Kahraman, eşiyle çocukları Vera ile birlikte 196’ncı kez cam arkasından görüştüklerini belirtti.
Paylaşımında eşinin sağlık durumuna ilişkin gözlemlerini aktaran Meriç Kahraman, Tayfun Kahraman’ın alnında kabuk bağlamış yaralar bulunduğunu ve elinde kemik çatlağı olduğunu ifade ederek, “Dokunamadık bile” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Adli Tıp Kurumu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kahraman, kurumun adil yargılanma sürecine dair bir değerlendirme yapmadığını savundu. Tahliye ya da infaz erteleme kararlarının yalnızca “hayatını tek başına sürdüremeyecek ve son günlerini yaşayan” kişiler için verildiğini ileri süren Kahraman, bu nedenle Adli Tıp Kurumu’na herhangi bir başvurularının olmadığını ve olmayacağını kaydetti.
Meriç Kahraman, paylaşımında özellikle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan ikinci başvuruların aciliyetine vurgu yaparak, sağlık durumunun göz önünde bulundurulması ve dosyanın ivedilikle karara bağlanması çağrısında bulundu.
Meriç Kahraman, şunları yazdı:
Bugün 196. kez Vera ile birlikte Tayfun’u cam ardından 1 saat görmek için Silivri’deydik.
Tayfun’un alnındaki kabuk tutmuş yarık yaralarına, kemikleri çatlamış eline dokunamadık bile…
Tüm kamuoyu ile paylaşmak isterim;
Adli Tıp Kurumu yetkisi gereği kişilerin adil yargılanıp yargılanmadığı ile ilgilenmez;
hukuken gerçek suçlular haklarında verilmiş cezaları sağlık koşullarından bağımsız olarak hayatlarının son günlerine kadar çekmek zorundadır.
Adli Tıp Kurumu ancak ve ancak hayatlarını tek başına sürdüremeyecek ve son günlerini yaşayan kişiler hakkında onlara refakat edecek yakınları cezaevine alınamayacağı için tahliye ile infaz erteleme kararı vermektedir. Bu koşulda dahi kişiler iyileşmeleri halinde cezaevine geri dönerek infazları devam etmektedir.
Bu nedenle, Adli Tıp Kurumu’na herhangi bir başvurumuz yok ve olmayacak.
Evet, Tayfun 22 senedir Multiple Skleroz hastası ve şu anda hastalığı akut atak döneminde; ancak Tayfun Allah’a çok şükür ki ölüm döşeğinde değil ve ömrünün son günlerine kadar cezaevinde kalması gereken azılı bir suçlu değil.
Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuken de tescillendiği üzere Tayfun adil yargılanmamış, suçlu olduğuna dair hakkında en ufak bir delil olmayan masum bir insan ancak dahası bu insan MS hastası.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti ise ve Anayasamız yürürlülükte ise olması gereken;
ikinci AYM başvurumuzun ivedilikle karara bağlanması, derece mahkemesinin Anayasa’ya uyması, Tayfun’un yeniden ve bu kez adil yargılanmak üzere tahliye edilerek tedavisinin de hastane ve ev koşullarında sağlanmasıdır.
Neredeyse 4 senedir eline bir çakıl taşı alıp kimseye fırlatmamış masum bir insan ailesinden, ilk ve tek çocuğundan mahrum, sağlığı ile de sınanır haldedir.
Başta tüm hukukçular, tüm siyasi parti genel başkanları ve TBMM çatısı altında görev yapan tüm milletvekillerine sesleniyorum;
Adalet istiyoruz.
Adaletten başka bir şey istemiyoruz.

