ICE operasyonlarında iki ABD vatandaşı öldü, tepkiler çığ gibi

ABD’de ICE operasyonlarında iki vatandaşın federal ajanlar tarafından vurularak öldürülmesi büyük tepki yarattı. Son anketler, Amerikalıların çoğunun göçmenlik politikalarını ve ICE’in yöntemlerini desteklemediğini gösteriyor...

 ABD’de göç krizi
derinleşiyor: ICE operasyonlarında
iki vatandaş öldü, tepkiler çığ gibi

ABD’de göç politikaları yeniden sert tartışmaların odağına yerleşti. Son kamuoyu yoklamalarına göre Amerikalıların büyük bölümü, ICE (ABD Göç ve Gümrük İdaresi) tarafından yürütülen operasyonları desteklemiyor. 

Minneapolis’te federal ajanların ateşi sonucu iki ABD vatandaşının hayatını kaybetmesi ise, hükümetin resmi söylemiyle sahadaki gerçekler arasındaki çelişkiyi daha görünür hâle getirdi.

İspanya devlet televizyonu RTVE’nin analistlerinden Anna Bosch, yaşanan sürecin ABD’de uzun süredir biriken gerilimin sonucu olduğunu belirtiyor. Bosch’a göre, Donald Trump’ın 2016’da başkan seçilmesinin ardından Amerikalılar, 1984 romanına yeniden ilgi göstermeye başladı. Orwell’in totaliter rejimler ve “gerçeğin yeniden inşası” eleştirisi, Trump döneminde sıkça dile getirilen “alternatif gerçekler” kavramıyla birlikte daha fazla tartışılır oldu.

İKİ ÖLÜM, ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR

Olayların ilki 7 Ocak 2026’da Minneapolis’te meydana geldi. Göçmenlik karşıtı protestoları izleyen Renée Good adlı bir kadın, bir ICE ajanı tarafından vurularak öldürüldü. Olay anına ilişkin çok sayıda video sosyal medyada dolaşıma girerken, hükümet yetkilileri ilk açıklamalarında bunun “meşru savunma” kapsamında gerçekleştiğini öne sürdü. Ancak bağımsız görüntü analizleri, bu anlatının videolarla örtüşmediğini ortaya koydu.

Yaklaşık bir hafta sonra benzer bir olay daha yaşandı. Alex Pretti isimli bir kişi, yine federal ajanların açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. İkinci ölüm, tepkileri daha da büyüttü ve ICE operasyonlarına yönelik eleştirileri sertleştirdi.

ANKETLER: HALKIN ÇOĞUNLUĞU DESTEKLEMİYOR

Son anketler, ABD kamuoyunun önemli bir kesiminin Trump döneminde şekillenen göçmenlik politikalarına mesafeli yaklaştığını gösteriyor. Özellikle ICE’in sokaklarda silahlı, kimliği gizli ekiplerle yürüttüğü operasyonlar, güvenlikten çok korku ve güvensizlik yarattığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

Veri analizleri, bu operasyonlarda hedef alınan kişiler arasında herhangi bir suç kaydı bulunmayan vatandaşların da kayda değer bir oranda yer aldığını ortaya koyuyor. Bu durum, göçmen karşıtı sert politikaların toplum nezdinde destek kaybetmesine yol açmış görünüyor.

“ORWELLVARİ BİR TABLO”

Anna Bosch’a göre yaşananlar, “Orwellvari bir tabloyu” andırıyor. Resmî açıklamalar ile sahadaki görüntüler arasındaki uyumsuzluk, federal ajansların rolü ve yetki sınırları konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. ICE ve benzeri kurumların kamusal alandaki silahlı varlığı, ABD’de hukuk devleti ve sivil haklar tartışmasını yeniden alevlendirmiş durumda.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..