Laikliğe açık açık meydan okuyor!..
Bakan Tekin’in Ramazan nedeniyle ülke genelindeki okullarda yoğun etkinlikler düzenleneceğini açıklaması tepki çekti. Tekin döneminde eğitimde gerici uygulamalar hız kazanırken sorunlara çözüm dahi üretilmedi...
Laikliğe açık açık meydan okuyor
AKP iktidarının ülkeyi içine sürüklediği gericilik girdabı en çok eğitim alanını vurdu. Ders içeriklerinin değiştirilmesinden okulöncesi kurumlara mescit açılmasına, karma eğitimin hedef tahtasına konulmasından okullara imam atanmasına dek pek çok uygulama gerici, yandaş sivil toplum kuruluşları ile yapılan protokoller üzerinden hayata geçirildi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin zamanında bu uygulamlar ise hız kazandı.
Birgün'den Kayhan Ayhan'ın haberinde, okullarda yılbaşı kutlamalarını engelleyen Tekin’in önceki gün Ramazan ayı dolayısıyla ülke genelindeki okullarda yoğun etkinlikler düzenleneceğini belirterek “Bu etkinliklerin asıl amacı, oruç tutsa da tutmasa da çocuklarımızın bizi bir arada tutan değerlerimizi sahiplenmesi, millet olma bilincimizi güçlendiren bu ortak değerlerimize sahip çıkılmasıdır” diye açıklama yapması tepkileri büyüttü.
AYRIMCI UYGULAMA
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, "Yusuf Tekin’in açıklaması, son derece sorunlu bir tabloya işaret ediyor" dedi. "Laiklik din karşıtlığı değil, devletin tüm inançlara ve inançsızlıklara eşit mesafede durmasının anayasal güvencesidir" diyen Irmak, "Okullar ise bu ilkenin en somut biçimde hayata geçirilmesi gereken kamusal alanlardır. Ramazan ayına özgü yoğun programların merkezi bir politika olarak tüm okullara yayılması oruç tutmayan, farklı inançlara mensup olan, İnançsız olan çocuklar açısından örtük bir dışlama ve norm dayatması anlamına gelir. Bu laikliğin ‘koruyucu’ niteliğinin terk edilip, çoğunluğun inancının kamusal alanın normu haline getirilmesi demektir ki, bunun uzanacağı yer gerici, şerri bir uygulama olacaktır" diye konuştu.
Türkiye’de milyonlarca çocuğun okula aç gittiğini ve yetersiz beslenme nedeniyle dikkat ve öğrenme sorunları yaşadığını hatırlatan Irmak, şöyle devam etti: "Çocuklar sosyo-ekonomik eşitsizliklerin yükünü doğrudan taşıyor. Bu durumda çocukların baskılanma ile daha da derin sorunlar yaşamasına neden olacak. Geçen yıl Ramazan günlükleri yayımlayarak, hem çocukların ve hem de velilerin tepkisine rağmen, bu ramazanda aynı programı daha da yaygınlaştıracağız açıklaması, Bakanın ülkedeki farklı inançları umursamadığını ve laikliğe açık meydan okuduğunun ifadesidir. Bu açıklama, tekil bir beyan değil; son yıllarda, Müfredat değişiklikleri, ‘değerler eğitimi’ adı altındaki dinselleştirme, proje okulları, ÇEDES projesi ve tarikat-cemaat ilişkileri ile birlikte düşünüldüğünde sistematik bir yönelimin parçasıdır. Gericileştirme ve dincileştirme MEB rutin uygulamalarına dönüşmüştür. Bu uygulama ve açıklamalardan cesaret alan cihatist gericiler Laikliği savunanları tehdit etme cürretini bunlardan alıyor. Devletin görevi, çocuklara hangi inançta nasıl yaşayacaklarını öğretmek değil; onların eşit, özgür ve onurlu bireyler olarak gelişebileceği bir eğitim ortamını güvence altına almaktır."
***
YUSUF TEKİN’İN KARNESİ
Gericiliği eğitimde kurumsallaşırmak isteyen Tekin döneminde eğitimde birçok sorun ortaya çıktı. Her konuşmasında "başarılarından" söz eden Tekin’i Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Eğitim İzleme Raporu 2025 yalanladı. Rapora göre, örgün eğitim dışında kalan çocuk sayısı 1 milyon 470 bin 694 olarak kayda geçti. Raporda öğrencilerin devamsızlığından açıköğretim sayılarına MESEM’den okulöncesine birçok çarpıcı veriye yer verildi:
14-17 yaş grubunda eğitim dışındaki çocuk oranı son iki yıldır yüzde 8 düzeyinde kaldı. Muş, Ağrı ve Urfa’da bu yaş grubundaki neredeyse üç çocuktan biri ortaöğretim veya yükseköğretimde değil.
MESEM kapsamında 392 bin 887 öğrenci yer aldı. Birçok öğrenci MESEM’lerde çalıştığı iş yerlerinde yaşamını yitirdi.
Türkiye’de çocukların yüzde 30,4’ü maddi yoksunluk içinde. Yüzde 39,5’i ise yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. Türkiye’de çocukların %43,6’sı yoksulluk koşullarında hayatını sürdürürken her 3 çocuktan 1’i okula yetersiz şekilde beslenerek gidiyor.
2024-25 yılı verilerine göre, Hatay, Maraş ve Malatya’da derslik sayısı deprem öncesinin altında.
Köy okullarının kapatılması ile birlikte geçilen taşımalı eğitimi kullanan öğrenci sayısı azaldı bu durum da ökul terkini artırdı.
Yetersiz yardımcı personel nedeniyle okullarda temizlik görevlisi olmaması nedeniyle ‘Ortaöğretimde Okulum Temiz Belgesi’ olan okul oranında da hiçbir kademede hedef tutturulamadı.
Raporda, Türkiye’de halen zorunlu eğitim kapsamında olmayan okul öncesi eğitimdeki toplam öğrenci sayısındaki azalış dikkat çekiyor.
ERG’nin verilerine göre Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen açığını, 78 ilde görevlendirdiği sayıları en az 86 bin 136 olan asgari ücretin altında ve güvencesiz çalıştırdığı ücretli öğretmenlerle karşılamaya devam ediyor. Özel eğitim kurumlarında ise 177 bin 738 öğretmenin çalışma koşulları kamudaki meslektaşlarının standartlarının çok altında.

