'Sanık değil mağdur çocuk sorgulandı'
Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin, kendi çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle açılan davanın bugün görülen duruşmasında mahkeme heyeti çocuğun ifadesini sorgu odasında ve uzmanın yanında almadı. Küçük çocuktan çok sayıda kişi önünde cinsel istismarı anlatmasını istendi...
'Kuran'a Hizmet Vakfı' yöneticisinin istismar davası: 'Sanık değil mağdur çocuk sorgulandı'
Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin üç yaşındayken çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle açılan davanın duruşması sürerken, mağdur çocuğun annesi H.Ş., İstanbul Anadolu Adliyesi önündeki nöbetini bugün de devam ettirdi.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, anneye destek olmak için adliye binası önünde bir basın açıklaması düzenledi.
'Küçük çocuğumuz yıllar önce uğradığı cinsel istismarı 20 kişi önünde anlatmak zorunda kaldı'
Cumhuriyet'in haberine göre, Dernek Başkanı Müjde Tozbey, mahkeme sürecindeki hukuka aykırılıklara dikkat çekti. Tozbey şunları söyledi:
Bu adli süreçte ilk duruşmada küçük çocuğumuz yıllar önce uğradığı cinsel istismarı 20 kişinin önünde adliye salonunda anlatmak zorunda kaldı. Maalesef mahkeme heyeti küçücük çocuğun aslında bir uzmanın yanında sorgu odasında beyanının alınması gerektiğini unuttu ve bir sürü erkeğin önünde küçücük çocuğumuzun babasıyla yaşadığı cinsel istismarı anlatmasını istendi.
Çocuk İzlem Merkezi’nin ve uzman doktorların raporlarına karşın Kartal Cumhuriyet Savcılığı’nın istismarcı babanın beraatini talep ettiğini aktaran Tozbey, “Biz şaşkınız. 3 yaşındaki bir çocuğun anlattıkları hayal ürünü olamaz. Raporlar da çocuğun doğru söylediğini ortaya koyuyor. Buna rağmen savcılık, istismarcı babanın sokaklarda dolaşmasını istiyor. İşte bu nedenle annemiz adliye önünde eylemlerine başladı. Biz de sonuna kadar yanında olacağız” dedi.
'Çocuğun üstün yararı gözetilmeli'
Anne H.Ş.’nin ve derneğin avukatlarından Serenay Yaman ise sürecin hukuka aykırı yürütüldüğünü belirterek “Dosyada gizlilik kararı olduğu için detay veremiyoruz. Ancak çocuğun yaşadığı psikolojik etkileri ortaya koyan birçok uzman raporu mevcut. Buna rağmen yargılamanın başından beri sanık değil, mağdur çocuk sorgulandı. Biz artık bu keyfi tutumların sona ermesini, çocuğun üstün yararının gözetilerek hukuk devletine uygun bir karar verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
'Narin Güran, Sıla bebek, hayalleri yarım kalan Rojin Kabaiş için buradayım'
Anne H.Ş. ise adalet nöbetini sürdürürken şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece kendi evladım için değil, minicik bedenleriyle aramızdan koparılan Narin Güran, Sıla bebek, hayalleri yarım kalan Rojin Kabaiş ve adaleti bekleyen nice canlarımızın sesi olmak için buradayım."
Bu mücadelenin herkesin ortak vicdan mücadelesi olduğuna dikkat çeken H.Ş., “Birçok kişi korkup bu davayı almazken, yanımda olan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ne, avukatlarım Buse Naz Güneş ve Serenay Yaman’a, Dernek Başkanımız Müjde Tozbey’e ve tüm müdahil avukatlara teşekkür ederim” diye konuştu.
Kendisine gelen yorumlara karşı üzüntüsünü de dile getiren H.Ş., “Ben inançlı bir anneyim. Karşı olduğum tek şey, inancımızın ve değerlerimizin arkasına sığınıp kötülüklerin örtbas edilmesidir. Sizlerden tek ricam, bu tertemiz hak arayışımızı siyasi polemiklere alet etmeyelim. Benim derdim sadece adalettir. Acının siyaseti olmaz. Adalet yerini bulana kadar nöbetim devam edecek” dedi.
soL'dan İrem Yıldırım, anne ve çocuğun yaşadıklarına detaylı yer vermişti.

