Yeni saldırı başladı: Telekom daha kaç kez yağmalanacak?
AKP, Telekom’u bir kez daha ve bu sefer yapılan işi, sunulan hizmetleri parçalayarak satışa çıkarıyor. Binlerce kişi işsiz kalma tehdidiyle karşı karşıya. Çözüm çok açık, Telekom’da ihtiyaç olan özelleştirme değil devletleştirme...
Yeni saldırı başladı:
Telekom daha kaç kez yağmalanacak?
Türkiye’de özelleştirme yağmasının en çarpıcı ve acı örneklerinden biri Türk Telekom.
AKP iktidarının en büyük özelleştirme saldırılarından birisi Telekom’da gerçekleşmiş, 2006 yılında Telekom’un çoğunluk hisseleri Oger isimli bir sermayedar ve onun şirketi TAŞ’a satılmıştı.
Türkiye’nin neredeyse tüm iletişim-haberleşme alt yapısının özel sermayeye geçtiği bu satış işlemi sonrası yaşananlarsa özelleştirmelerin nasıl bir saldırı anlamına geldiğini göstermesi açısından ibretlik.
Özelleştirme 18 binin üzerinde Telekom işçisinin işinden olmasına yol açtı. Oger Telekom için özelleştirme parasını Telekom hisselerini rehine koyarak bankalardan aldığı kredi ile ödedi ve Telekom’u ağır bir borç batağına soktu. Bankalara olan borcunu ise ödemedi. Batık ve işlemez bir kurum haline gelen Telekom çoğunluk hisseleri alacaklı bankaların kurduğu bir şirket tarafından alındı. Ortada işlemez hale gelmiş, borca boğulmuş bir kurum vardı.
Bankaları Telekom yükünden kurtaran ise 2022 yılında Varlık Fonu oldu. Varlık Fonu, Telekom hisselerini bankaların kurduğu şirketten satın aldı.
Şimdi ise AKP, Telekom’u bir kez daha ve bu sefer yapılan işi, sunulan hizmetleri parçalayarak satışa çıkarıyor.
Telekom tarafından "belli operasyonel süreçlerin üçüncü taraf iş ortakları ile yürütülmesi" diye tanımlanan yeni özelleştirme saldırısı da önceki örneklerde olduğu gibi yine işçileri ve emekçi halkı vuruyor.
Telekom’un asli iş ve görevi olan bakım-onarım özelleştiriliyor
Gündeme gelen özelleştirme saldırısının yeni adı BONAR (ARTES) projesi.
Türk Telekom’da bakım-onarım başta olmak üzere kurumun asli işlerinin taşerona devredilmesini öngören BONAR (ARTES) projesi ilk kez 1 Şubat'ta gündeme geldi. Yürürlüğe gireceği belirtilen taşeron devir sözleşmesi, gelen tepkiler üzerine 1 Mart’a ertelendi.
Tepkiler üzerine Telekom Genel Müdürlüğü de kamuoyuna yapılmak istenenin özelleştirme değil “belirli operasyonel süreçlerin üçüncü parti iş ortaklarıyla yürütülmesi” olduğu yönünde bir açıklama yaptı. Üçüncü parti iş ortakları denilenin taşeron firmalar olduğu, yapılanın ise Telekom’un asli iş ve görevi olan bakım-onarım gibi temel bir hizmeti özelleştirmek anlamına geldiği ise çok açık.
Özelleştirme sonrası Telekom’un firmaya abone başına 160 TL ödeme yapacağına dair bilgiler basında yer aldı. 6,5 milyon abone olduğu düşünüldüğünde 1 milyar TL yapıyor. Telekom’un bakım onarım işini alan taşeron firmaya 3 aylık peşin ödeme yaptığı da iddialar arasında.
İhaleyi alan asıl firma İŞKAYA ama İŞKAYA birçok bölgede başka alt taşeronlarla iş yapıyor, İzmir’de Kalem İnşaat, Doğu bölgesinde Erkaya şu anda filen işi devralma doğrultusunda adım atan örneklerden ikisi.
Altyapı hizmetlerini taşeron şirketlere devretmeye hazırlanan Türk Telekom, binlerce işçiye "gönüllü" olarak işten ayrılmaları için Mart ayına kadar süre tanıdı. Süre dolunca işçi kıyımının başlaması bekleniyor.Binlerce kişi işsiz kalma tehdidiyle karşı karşıya
Yaklaşık bir ay önce Telekom Genel Müdürlüğü tarafından sahada tekniker olarak çalışan ve sayıları 8 bini bulan personele belli teşvikler karşılığında kendi istekleriyle işten çıkmalarını teklif etti. Bu teklifleri çok az sayıda personel kabul etti ve işten ayrıldı. Bunun üzerine önceden 1 Şubat için tanımlanmış olan taşerona devir tarihi 1 Mart’a ertelenmiş oldu. İlk etapta İzmir’in hepsi İstanbul’un hepsi Ankara’nın hepsi ile Antalya ve Muğla illerini kapsayan bir özelleştirme, işten çıkarma saldırısı gerçekleşmiş olacak.
Bu sayılan illerde 6,5 milyon abone var ve bu abonelerin arıza bakım ve tesis işlerini yapan yaklaşık 4000 tekniker ve mühendis özelleştirme sonrası işsiz kalma tehdidi ile karşı karşıya.
Şu an bazı müdürlüklerde taşeron firmalar personelin kullandığı kimi odalara yerleşmeye başlamış durumda. Bu müdürlüklerde Telekom’un kendi teknikerlerine iş verilmiyor, “Ne iş yapacağız biz?” dendiğinde “Bekleyin şimdilik iş yok” deniyor.
Öte yandan ihaleyi alan taşeron firma İşkur ilanları ile işçi arıyor ve bazı bölgelerde taşeron firma işçileri çalışmaya başlamış durumda. Bu süreçte taşeronun işi devralması doğrultusunda adımlar atılan belli Telekom müdürlüklerde gerilimlerin yaşandığı, bazı müdürlüklere taşeron firmanın görevlilerinin Telekom personeli tarafından sokulmak istenmediği, genel olarak ise Telekom bakım onarım işçilerinin yaşanan gelişmelerden fazlası ile rahatsız ve tedirgin oldukları gelen bilgiler arasında.
Telekom'u bir kez daha batırmak için kolları sıvadılar
Telekom’un özelleştirilmesi girişimleri özelleştirmelerin ne anlam taşıdığını göstermesi açısından çok açık birer örnek.
Amaç ülke kaynak ve zenginliklerinin piyasanın talanına holdinglerin sömürü ve yağmasına açılması.
Telekom’da da görüldüğü gibi özelleştirmelerden iddia edildiği gibi "daha verimli ve iyi hizmet çıkacağı" ise kocaman bir yalan. Telekom özelleştirmesinden işçi kıyımı ile borçlandırılmış batık bir şirketten başka bir şey çıkmadı. Şimdi bir kez daha batırmak, işçilere bir kez daha işsizlik dayatmak üzere kolları sıvamış durumdalar.
Çözüm ise çok açık, Telekom’da ihtiyaç olan özelleştirme değil devletleştirme. Ve her şeyden önce Telekom işçilerinin iş güvencesi sağlanmak zorunda.


