Türkiye gazetesini birileri İran konusunda uyarmış ama eksik uyarmış!
Savaşın başından beri İran karşıtlığını ABD-İsrail şakşakçılığına meze yapan Türkiye gazetesi, sekizinci günde manşetten çizgisini değiştirdi. Ama gazetenin sayfalarında tüm Şii mezhebini “Yahudi komplosu” ilan eden ayrımcı ifadeler, esas çizginin sürdüğünü gösterdi...
Türkiye gazetesini birileri
İran konusunda uyarmış ama eksik uyarmış
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, Türkiye’de AKP medyasından çelişkili tepkilere yol açtı.
Bir yandan İran’ın güçten düşmesine sevinmek isteği, diğer yandan İran’ın ağır yenilgi alması durumunda İsrail’in çok güçleneceği korkusu, Amerikancı kalemlerin ayar bulma çabasını etkiledi.
Bu “kafa karışıklığı” görüntüsünü ve yandaş medyaya nasıl müdahale edildiğini dün Kemal Okuyan analiz etmişti.
Müdahalenin en açık göründüğü yer, Türkiye gazetesinin kapağı oldu.
Türkiye gazetesi, savaşın dördüncü günü olan 3 Mart’taki nüshasında “Rejim düşer savaş biter” manşeti atmış, ABD-İsrail zaferinden yana bir pozisyon almıştı.

Gazete, beş gün sonra, bugünkü nüshasında “ABD ve İsrail İran’da batağa sürükleniyor, Hesapları Tutmadı” manşetiyle çıktı.

Türkiye gazetesinin haber merkezinin dilinde ayar yapılmış olsa da, söz konusu ayar, gazetenin diğer sayfalarına yansımadı.
Gazetenin köşe yazarlarından Yücel Koç, “[birilerine] kalsa ya İran rejim taraftarı olacaksın yahut Yahudi siyonist tarafı… Hayır; ikisi de benim ülkemin, milletimin, milyarlarca Müslümanın düşmanı olduğunu defalarca gösterdi, ikisinden de değilim, o kadar” dediği bugünkü yazısında, İran karşıtlığını, tüm Şii mezhebini “bir yahudi komplosu” olarak gördüğünü ilan eden şu ifadeleri kullandı:
Kökü Yahudi Abdullah ibn-i Sebe’nin kurduğu inanç sistemine dayanan bir rejime değil, üzülüyorsam masumların ve kardeş İran halkının yaşadıklarına üzülüyorum.
Ve bir de siyonistlerin bu kadar bölgemizde at koşturuyor olabilmesine…
Ama kimse kusura bakmasın; senelerce onlara aparatlık yapan, milyonlarca Müslümanı katleden İslam düşmanı bir rejime hayıflanacak değilim.
Burada kastedilen, Şii inancının çıkış noktasının, amacı İslam dinini bölmek olan Abdullah bin Sebe adındaki Yemenli bir yahudinin komplosu olduğu, dolayısıyla Şiiliğin bir İslam mezhebi değil, “yahudi kökenli bir fitne” olduğu iddiası.
Böylece manşetten denge tutturmaya çalışan Türkiye gazetesi, iç sayfalarında yüz milyonlarca insana karşı ayrımcılık ve düşmanlık içeren satırları yayımlayarak, ayarı yine tutturamadı.

