Bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak, 17 milyon 956 bin 523’e düştü!
Eğitim Bir Sen'in raporuna göre, son yıllarda hem toplam öğrenci sayısında hem de farklı yaş gruplarındaki okullaşma oranlarında düşüş yaşandı. Okul öncesi kademesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında, bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak, 17 milyon 956 bin 523’e düştü...
Eğitim Bir Sen’in 2025 eğitim raporu:
Öğrenci sayısı da okullaşma oranı da düştü
İktidara yakınlığıyla bilinen Eğitim Bir Sen’in, Eğitime Bakış 2025 Eğitim ve Değerlendirme Raporu yayımlandı.
Rapora göre, okul öncesi kademesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak, 17 milyon 956 bin 523’e düştü. Bu düşüş detaylı incelendiğinde azalmanın, ilkokul kademesi hariç diğer tüm kademelerde gerçekleştiği belirlendi. Hatta bu öğrenci sayısındaki düşüşün büyük bir çoğunluğunun, yüzde 62'sinin ortaöğretim kademesinde olduğu tespit edildi.
Kademelere göre öğrenci sayılarına bakıldığında 2016 yılında okul öncesinde 1 milyon 209 bin 106 olan öğrenci sayısı, 2025 yılında 1 milyon 741 bin 314’e yükseldi. İlköğretim kademesinde 2016 yılında 10 milyon 572 bin 209 olan toplam öğrenci sayısı, 2025 yılında 10 milyon 886 bin 397 oldu. Ortaöğretim kademesindeki toplam öğrenci sayısı ise 2016 yılında 5 milyon 807 bin 643 iken 2024/25 eğitim-öğretim yılında 5 milyon 328 bin 812’ye yükseldi. Raporda, "Burada dikkati çeken husus, son iki yıldır hem okul öncesi hem de ortaöğretim kademesinde öğrenci sayılarındaki düşüş nedeniyle toplam öğrenci sayısında da gerçekleşen düşüştür" denildi.
CİNSİYET ORANLARI DEĞİŞİMİ
Raporda, 2016-2025 yılları arasında kademelere göre öğrencilerin cinsiyet oranlarında yaşanan değişime de yer verildi. Buna göre, 2016 yılında okul öncesi kademesinde her 100 erkek öğrenciye karşılık 91 kız öğrenci öğrenim görmekte iken, 2025 yılında bu cinsiyet oranı 94’e yükseldi. 2016 yılında ilköğretimde her 100 erkek öğrenciye karşılık 97 kız öğrenci, ortaöğretimde ise 100 erkek öğrenciye karşılık 91 kız öğrenci öğrenim görürken, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında bu cinsiyet oranları hem ilköğretimde hem de ortaöğretimde 95 olarak gerçekleşti.
OKULLAŞMA ORANI
Raporda, 2023 ve 2025 yıllarında yaş gruplarına ve cinsiyete göre net okullaşma oranlarında yaşanan değişime de yer verildi. Buna göre 6-13 yaş grubu hariç diğer yaş gruplarındaki okullaşma oranları, son iki yılda düşüş gösterdi. 2023 yılından 2025 yılına 3-5 yaş grubunda net okullaşma oranı hem erkeklerde hem de kızlarda yüzde 2,6 puan; 4-5 yaş grubunda net okullaşma oranı erkeklerde yüzde 2,9 puan kızlarda ise yüzde 3 puan, 5 yaş grubunda net okullaşma oranı erkeklerde yüzde 2,9 puan, kızlarda ise yüzde 3 puan, 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı erkeklerde yüzde 8,4 puan kızlarda ise yüzde 7,7 puan düştü. 2023 yılından 2025 yılına net okullaşma oranları bakımından en fazla düşüş yüzde 8,4 puan ile 14-17 yaş grubundaki erkek öğrencilerde yaşandı.
İMAM HATİP ORTAOKULLARINDA KIZ SAYISI DAHA FAZLA
2016 ile 2025 yılları arasında cinsiyete göre imam hatip ortaokullarındaki öğrenci sayılarında yaşanan değişime yer verilen rapora göre, son on yıldaki verilere bakıldığında, imam hatip ortaokullarındaki kız öğrencilerin sayısı erkek öğrencilerin sayısından hep fazla oldu.
Rapora göre, 2016 yılında imam hatip liselerindeki toplam öğrenci sayısı 555 bin 870 iken 2020 yılına kadar sürekli düşüş eğilimi gösterdi. 2021 yılında ise imam hatip liselerindeki toplam öğrenci sayısı 567 bin 12’ye ulaşarak son on yılın en yüksek seviyesinde gerçekleşti, bu sayı 2025 yılına kadar sürekli düşüş eğilimi gösterdi. 2024/25 eğitim-öğretim yılı itibarıyla öğrenci sayısı 404 bin 95’e geriledi.
14-17 YAŞ OKULLAŞMA ORANI DÜŞTÜ
Rapora göre, 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı, bir önceki yıla göre 2025 yılında yüzde 4,8 puan gerileyerek, yüzde 86,4 olarak gerçekleşti. Raporda, şunlar kaydedildi:
"Dolayısıyla ortaöğretim kademesinin zorunlu eğitim kapsamında olmasına rağmen son dokuz yılın en yüksek oranı olan 14-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,6’sı zorunlu eğitimin dışında kalmıştır. Hatta Ağrı’da erkeklerin, Gümüşhane ve Şanlıurfa’da kızların, Muş’ta ise hem erkeklerin hem de kızların 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranları yüzde 69 bandındadır. Dolayısıyla teorik olarak 14-17 arası yaş grubuna denk düşen ortaöğretim kademesinin zorunlu olmasına rağmen çoğu ilde hem kızlar hem de erkekler eğitimin dışındadır. Bu kapsamda 14-17 yaş grubunda okullaşma oranı düşük olan illerde ortaöğretime erişimi artırmak, özellikle de erkek ve kızların aleyhine durumun olduğu illerde eğitimin dışında kalma nedenleri araştırılarak eğitime erişimlerini sağlamak için yeni politikalar geliştirilmeli ve gerekli tedbirler alınmalıdır.
AÇIKÖĞRETİM LİSELERİ
Açıköğretim liselerinde kayıtlı öğrenci sayısının da son iki yılda 1 milyon 54 bin 703 azalarak, 2025 yılında 954 bin 777 olduğu aktarılan raporda, şunlar kaydedildi:
"Bu düşüşün temel nedenleri arasında MEB’in bu alandaki bazı sorunları görmesi, özellikle 2022/23 eğitim-öğretim yılındaki artışın nedenlerini incelemesi sonucunda; 22 Ekim 2024 Tarihli ve 32700 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde değişikliğe gitmiş ve örgün eğitimden açıköğretime geçişlerde öğrencilerde belirli şartlar aramış ve geçişleri sınırlandırmıştır. Dolayısıyla 2024-25 öğretim yılında örgün eğitimden açıköğretime kayıt aldırma sınırlandırıldığından öğrenci sayısının daha da artmasının önüne geçilmiştir. Öğrenci sayısındaki düşüşün diğer en önemli nedeni ise mezuniyet oranıdır."
Raporda, "Hem lise son sınıfta kaydını açıköğretime aldıran başarılı öğrencilerin bir sene sonra mezun olmaları hem de açıköğretimde öğrenim gören öğrencilerin mezun olmalarıdır. MEB tarafından açıköğretim lisesinde önemli bazı sorunlara çözüm üretilmeye çalışılsa da çeşitli nedenlerden dolayı hem daha az başarılı öğrencilerin yönlendirildiği hem de başarılı öğrencilerin tercih etme nedenlerinin kısa vadeli politikalarla çözüme kavuşturmanın geçici çözümler olacağı aşikardır. Yapısal çözümler için kalıcı politikalara ihtiyaç vardır. Açıköğretimin yukarıda ifade edilen sorunlarının temelinde yatan zorunlu eğitim kapsamındaki ortaöğretimin hem zorunluluğu hem de öğretim süresi yeniden yapılandırılmaya muhtaçtır" değerlendirmesi yapıldı.

