'Gülistan Doku' dosyasında Süleyman Soylu da soruşturulmalıdır'
DEM Parti'li Gülistan Kılıç Koçyiğit, Gülistan Doku cinayetinde , dönemin savcılarının ve Süleyman Soylu'nun da soruşturulması gerektiğini söyledi...
DEM Parti'li Koçyiğit, 'Gülistan Doku' dosyasında Süleyman Soylu'yu işaret etti
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te basın toplantısında Gülistan Doku soruşturması ve Kahramanmaraş okul saldırısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Koçyiğit, Gülistan Doku olayında dönemin savcılarının ve Süleyman Soylu'nun da soruşturulması gerektiğini söyledi.
Gülistan Doku dosyasındaki yeni gelişmelere değinen Koçyiğit şöyle konuştu:
"6 yıldır neyi gizlediklerini dosyada gördük. Biz de zamanında bu dosyanın ardında devletin koruması olduğunu söylemiştik. Meclis'e verdiğimiz önergeler reddedildi. Tuncay Sonel'in kendi oğlunu korumak için neler yaptığını, çeteleştiğini, devletin makamını kullandığını gördük. Bu meselenin valiyle sınırlı olduğunu da düşünmüyoruz. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da soruşturulmalıdır. Dönemin savcıları hakkında da soruşturma yürütülmelidir. Adalet Bakanlığı yine aynı şekilde. Burada açık ve net kolektif bir sorumluluk var. O dönemin valisini de bakanını da AK Parti atadı. Gülistan Doku dosyası bu ülkede faili belli ama üstü örtülen birçok kadın dosyasında örnek oluşturuyor. İpek Er, Rojin Kabaiş gibi gencecik kadınlar yok ediliyor. Şırnak ve Hakkari'de kamu görevlilerinin içinde olduğu fuhuş çeteleri var ama haberi yapan gazeteciler baskı altına alındı. Yine Rabia Naz cinayetinin üstü kapatıldı. Çünkü buradaki faiiler hep nüfuslu kişiler. Sürecin takipçisi olacağız ve hakikatı savunacağız.
KAHRAMANMARAŞ OKUL SALDIRISI!
Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş'taki saldırıların ardından üzüntüsünü belirten ve öğrencilerin okullara tedirginlikle gittiğini belirten Koçyiğit, "Nerelerde hata yapıldığını derinden düşünmek gerekiyor. Bir çocuk 5 silaha nasıl ulaştı, okula bu silahlarla gitti ve bu yalnızlığa nasıl itildi? O nedenle bu olayla münferit değil sistemler hataların bir sonucu" diyerek çocukların eğitim sistemi içerisinde yaşadığı eşitsizliklere dikkat çekti.
Çocukların gün geçtikçe izole olduğu ve yalnızlaştığını ifade eden Koçyiğit, "Bir çocuğun iç dünyasında ne olup bittiğini anlayacak kamusal destek mekanizmalarına ihtiyaç var. Onun dışında siyaset dahil yaşamın her alanında şiddet dili var. Çocuklar bu dilin içinde ve bireysel silahlanma ortamında büyüyor. Burada sadece aileye sorumluluk yüklenmemeli. Devlet ve siyaset de sorumludur. Sokaklar Teksas'a dönmüş durumda. İnsanlar, adalet saraylarından adalet beklemiyor. Açık ve net söyleyelim. Güvenlik, sadece güvenlik görevlileri yerleştirmek olmaz. Güvenlik kamerayla, okulları demirlere çevirmeyle, personel koymakla olmaz. Güvenlik bilimsel, eşit, özgür eğitim ile olur" ifadelerini kullandı.
MECLİS'E ÖNERGE
Yarın Meclis'e önerge sunacaklarını ifade eden Koçyiğit, "Bu ülkedeki tek bir çocuğun yaşamı her şeyden önemlidir. Bu bilinçle devam edilmelidir. Kurulacak ortak araştırma komisyonu görevini tam olarak yapmalı. Bugüne kadar biz onlarca önerge verdik. Okulların ve çocukların eğitim koşullarının iyileştirilmesi için birçok soruna değindik ama göz önüne alınmadı. Artık çocukların yaşam hakkı söz konusu. Benim de oğlum bugün okula gitti ve hepimiz tedirginiz" dedi.
'Sosyal devletin tasfiyesini görüyoruz'
İktidarın Meclis'e getirdiği kanun teklifi ile sosyal devletin tasfiye edildiği ve aile ile çocukları koruma sözcükleri adı altında esas sorunlara çözüm üretilmediğini belirten Koçyiğit, "Denetim mekanizması ise toplumun verileri toplanmak isteniyor. Yasakçı anlayış bu yasada da devreye giriyor. Ailede çocuğun bakım yükü kadına yükleniyor. Doğum sonrası izinlerinin arttırılması çok olumlu ancak sadece kadınlar açısından değil, erkekler açısından da artırılmalıdır. Kreşlerde ise özel sektör hakim bu konuda da bir düzenleme yok. Siverek ve Kahramanmaraş'taki saldırılar da bize hükümetin meseleyi nasıl tekil bir şekilde ele aldığını gösterdi.

