KONUT FİYATLARINDA ARTIŞ BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ!
KONUTDER ve NielsenIQ işbirliğiyle hazırlanan 2026 yılı ilk Konut Sektörü Beklenti Anketi sonuçları açıklandı. Sektörde faiz indirimi bekleyenlerin oranı düşerken konut fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı yükseldi...
Faiz indirimi umutları zayıfladı:
İnşaat sektöründe alarm zilleri mi çalıyor?
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) ile NielsenIQ Türkiye işbirliğiyle hazırlanan 2026 yılı ilk Konut Sektörü Beklenti Anketi sonuçları açıklandı. Anket, sektörde faiz indirimi beklentisinin zayıfladığını ve üreticilerin daha temkinli bir tutum benimsediğini ortaya koydu.
FAİZ VE KREDİLİ SATIŞ BEKLENTİSİ GERİLEDİ
Ankete göre bir önceki dönemde yüzde 100 olan faizlerin düşeceği yönündeki beklenti, bu dönemde yüzde 54,2’ye geriledi. Faizlerin aynı kalacağını düşünenlerin oranı yüzde 33,3 olurken, artış bekleyenlerin oranı yüzde 12,5 olarak ölçüldü.
Faiz beklentilerindeki değişim, kredili konut satışlarına ilişkin öngörülere de yansıdı. Kredili satışların artacağını düşünenlerin oranı yüzde 76’dan yüzde 50’ye gerilerken, aynı kalacağını öngörenler yüzde 37,5’e yükseldi. Azalma bekleyenlerin oranı ise yüzde 12,5 oldu.
1. EL KONUT SATIŞLARINDA DENGELENME
Önümüzdeki 6 ayda 1. el konut satışlarının artacağını düşünenlerin oranı yüzde 68’den yüzde 41,7’ye düştü. Katılımcıların yüzde 50’si satışların mevcut seviyelerde kalacağını öngördü.
YABANCIYA KONUT SATIŞINDA YENİDEN ARTIŞ BEKLENTİSİ
Körfez bölgesinde artan jeopolitik risklerin yatırım tercihlerine etkisi, yabancıya konut satışlarında yeniden Türkiye’ye yönelim beklentisini güçlendirdi. Ankete katılanların yüzde 33,3’ü yabancıya satışların artacağını öngördü. Bir önceki ankette bu oran yüzde 4 seviyesindeydi.
KONUT FİYATLARINDA ARTIŞ BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ
Konut fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı yüzde 72’den yüzde 83,3’e yükseldi. Artan maliyetlerin fiyatlar üzerindeki etkisinin sürdüğü belirtiliyor.
MALİYET BASKISI DEVAM EDİYOR
Toplam konut maliyetlerinin artacağını öngörenlerin oranı yüzde 83,3’e ulaştı. Özellikle malzeme fiyatlarındaki artış beklentisi yüzde 83,3 ile öne çıkarken, işçilik maliyetlerinde artış beklentisi yüzde 70,8 olarak kaydedildi.
ÜRETİMDE ARTIŞ EĞİLİMİ
Konut üretiminin artacağını düşünenlerin oranı yüzde 28’den yüzde 37,5’e yükseldi. Katılımcıların yüzde 54,2’si üretimin mevcut seviyede kalacağını ifade etti.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE BEKLENTİ SÜRÜYOR
Üyelerin yüzde 58,3’ü kentsel dönüşüm kapsamında üretimin artacağını öngördü. Ancak bu oran, önceki döneme göre sınırlı bir gerileme gösterdi.
KİRA ARTIŞ HIZINDA YAVAŞLAMA SİNYALİ
Kira fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı yüzde 80’den yüzde 62,5’e gerilerken, aynı kalacağını öngörenlerin oranı yüzde 37,5’e yükseldi. Bu durum kira artış hızında yavaşlama beklentisine işaret etti.
YENİ PROJE GELİŞTİRME DEVAM EDİYOR
Ankete göre üyelerin yüzde 70,8’i önümüzdeki 6 ay içinde yeni proje geliştirmeyi veya satışa başlamayı planlıyor.
“SEKTÖRDE TEMKİNLİ AMA DENGELİ BEKLENTİ”
KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Son dönemde küresel ölçekte yaşanan gelişmeler ve özellikle Körfez bölgesinde artan jeopolitik riskler, sektör beklentilerinde daha temkinli bir tabloyu beraberinde getiriyor. Bir önceki dönemde oldukça güçlü olan faiz indirimi beklentisinin zayıflaması, kredili satışlara yönelik öngörülere de doğrudan yansımış durumda” dedi.
Yılmaz, “Sektörün, üretim tarafında güçlü bir duruş sergilediğini görüyoruz. Üretim artışı beklentisinin yükselmesi ve üyelerimizin önemli bir kısmının yeni projelere devam etme kararlılığı, konut sektörünün yaşanan bu süreci dönemsel bir dalgalanma olarak değerlendirdiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Körfez bölgesindeki gelişmelerin gayrimenkul yatırımlarının yönünü etkileyebileceğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin güçlü iç pazarı ve stratejik konumuyla yatırımcı açısından “güvenli liman” olma özelliğini koruduğunu vurguladı.
Konut sektörünün ekonomik büyüme ve sosyal refah açısından stratejik önemini sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, dengeli ve sürdürülebilir bir piyasa yapısı için bütüncül politikaların önemine dikkat çekti.

