Masadan ya BARIŞ çıkacak ya da KIYAMET kopacak!
Dünya, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başlayan ABD–İran görüşmelerine kilitlendi. Günler süreceği belirtilen kritik müzakereler, bir yandan nükleer program, Hürmüz Boğazı ve yaptırımlar gibi ağır başlıkları masaya taşırken, görüşmeler “tarihi bir dönüm noktası mı yoksa yeni bir kriz eşiği mi?” sorusunu gündeme getirdi...
Dünya İran ve ABD müzakerelerine kilitlendi! Masadan ya barış çıkacak ya da kıyamet kopacak
ABD ile İran arasında uzun süredir tırmanan gerilimi düşürmeye yönelik en kritik diplomatik temaslardan biri, Pakistan’ın arabuluculuğunda İslamabad kentinde başladı. Şehirde, görüşmeler öncesi olağanüstü güvenlik önlemleri alınırken müzakere trafiğinin merkezinde nükleer program, bölgesel çatışmalar ve ekonomik yaptırımlar yer alıyor.
Görüşmelerin gerçekleştirildiği Serena Hotel çevresi tamamen güvenlik kordonuna alınırken, Pakistanlı yetkililer binlerce asker ve hava savunma sistemini stratejik noktalara konuşlandırdı. Diplomatik kaynaklar, görüşmelerin birkaç gün boyunca kesintisiz sürebileceğini belirtti.
ATEŞKES ÖNCESİ ASKERİ HAZIRLIK İDDİASI

ABD tarafı, İran’ın nükleer programının tamamen durdurulması ya da ciddi şekilde sınırlandırılması gerektiğini savunurken, ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin güvence altına alınmasını öncelikli şartlar arasında görüyor. Washington’un bölgedeki askeri hareketliliğini artırdığı iddiaları ise müzakere atmosferini daha da gergin hale getirdi.
ABD medyasına yansıyan bilgilere göre, görüşmeler başlamadan önce bölgeye yeni askeri unsurların sevk edildiği, bazı hava ve deniz unsurlarının Ortadoğu’ya yönlendirildiği öne sürüldü. Bu durum, diplomasi masası ile sahadaki güç gösterisinin eş zamanlı yürüdüğü bir tablo ortaya çıkardı.
İRAN MÜZAKERELERE TEMKİNLİ YAKLAŞIYOR
İran tarafı ise müzakerelere temkinli bir yaklaşım sergiliyor. İranlı yetkililer, görüşmelerin samimi bir zemin yerine “politik bir gösteriye” dönüşmesi halinde sürecin başarısız olacağını açıkça ifade etti. İran Meclis Başkanı Galibaf, yaptığı açıklamada ülkesinin “haklarını korumakta kararlı olduğunu” vurgularken, baskı politikalarına karşı daha sert bir tutumun gündeme gelebileceği mesajını verdi.
ÖN KOŞULLARDAN BİRİ LÜBNAN

Tansiyonu yükselten bir diğer başlık ise bölgesel çatışmalar oldu. İran, müzakere sürecine katılım için Ortadoğu’daki askeri gelişmelerin durdurulmasını şart koşarken, özellikle Lübnan ve İsrail hattındaki gerilimlerin azaltılmasının kritik olduğunu savundu. Bu çerçevede sınırlı da olsa çatışma yoğunluğunun düşmesi, görüşmelerin başlamasına zemin hazırladı.
EKONOMİK ŞART KABUL EDİLDİ İDDİASI
Öte yandan ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması, İran’ın elini daha sert tutmasına neden oldu. Taraflar arasında güven eksikliği sürerken, diplomasi masasında en kritik konunun İran’ın dondurulmuş varlıklarının akıbeti olduğu belirtildi. Resmî açıklamalar sınırlı olsa da Reuters'a konuşan bazı kaynaklar, ABD'nin şartı kabul ettiğini ve milyarlarca dolarlık varlıkların serbest bırakılacağını iddia etti.
PAKİSTAN YOĞUN DİPLOMASİ YÜRÜTÜYOR

Pakistan yönetimi ise arabulucu rolünü üstlenerek sürecin çökmesini engellemeye çalışıyor. Başbakan Şahbaz Şerif’in doğrudan süreci takip ettiği ve tarafları aynı masada tutmak için yoğun diplomasi yürüttüğü belirtildi.
Diplomatik kaynaklar, İslamabad’daki görüşmelerin yalnızca iki ülke arasındaki gerilimi değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki genel güç dengelerini de etkileyebileceğini ifade etti. Ancak sahadaki askeri hareketlilik ve karşılıklı güvensizlik, sürecin kırılganlığını koruyor.
GÖZLER İSLAMABAD'DA
İslamabad’daki kritik zirvenin önümüzdeki günlerde nasıl bir sonuç vereceği belirsizliğini korurken, dünya kamuoyu tek bir soruya odaklanmış durumda: Bu görüşmeler yeni bir barış kapısı mı aralayacak, yoksa daha büyük bir krizin habercisi mi olacak?

