Soruşturmada son durum: Kimler tutuklandı, hangi ifadeler ortaya çıktı?

Dersim'de 5 Ocak 2020'den beri kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada şu ana kadar dönemin Tunceli Valisi'nin oğlu ve koruması dahil 10 kişi tutuklandı. Dosyaya bir 'itiraf videosu' girerken bazı tutukluların ifadesi ortaya çıktı. Kamera kayıtlarının silindiği anlaşılan hastanenin başhekimi Çağdaş Özdemir de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in gözaltı işlemleri ise sürüyor...

Gülistan Doku soruşturmasında son durum: Kimler tutuklandı, hangi ifadeler ortaya çıktı?

Dersim'de 6 yıldan uzun zamandır kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alınan başhekim Çağdaş Özdemir'in jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

    Gülistan Doku soruşturması:

    Kamera kayıtlarının silindiği anlaşılan hastanenin başhekimi Çağdaş Özdemir adliyeye sevk edildihttps://t.co/8IN1rGxw6T pic.twitter.com/QTnW66yISB
    — BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) April 20, 2026


Sağlık kontrolünden geçirilen Özdemir, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi. 

BAŞHEKİM TUTUKLANDI

Savcılıktaki sorgusu tamamlanan Özdemir, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince "Resmi belgeyi bozmak, yok etmek ve gizlemek" suçundan tutuklandı.

Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada, Doku'nun 31 Aralık 2019'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş yaptığı kayıtların silindiği bilgileri dosyaya girmişti.

Sağlık Bakanlığınca, Gülistan Doku soruşturması kapsamında hastane kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine konuyla ilgili soruşturma başlatılmış ve müfettiş görevlendirilmişti. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Çağdaş Özdemir, 2018 ve 2021 yılları arasında Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, 2022 yılına kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştı.
 

11 KİŞİ TUTUKLANDI

Soruşturma kapsamında şu ana kadar 11 kişi tutuklandı. Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada uzun zaman somut bir adım atılmazken 14 Nisan'da cinayet şüphesiyle 7 ilde 14 kişi hakkında gözaltı talimatı verildi.

Soruşturma kapsamında İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Elazığ ve Dersim'de 14 kişinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyon sonucu 13 kişi gözaltına alındı. ABD'de bulunan bir kişi (Umut Altaş) ise gözaltına alınamadı.

Soruşturma kapsamında ilk olarak meslekten ihraç edilen polis Gökhan Ertok ve eski Tunceli İl Özel İdaresi personeli Erdoğan Elaldı tutuklandı. Munzur Üniversitesi’ndeki kameralardan sorumlu teknisyenler Süleyman Önal ve Savaş Gültürk hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.

Ertesi gün ise Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov'un yanı sıra annesi Cemile Yücer, babası Engin Yücer, ABD'de olduğu için gözaltına alınamayan Umut Altaş'ın babası Celal Altaş, annesi Nurşen Arıkan ve dönemin valisi Tuncay Sonel ile bağlantılı olduğu değerlendirilen Ferhat Hanedan Güven tutuklandı. Uğurcan Açıkgöz ise yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakıldı. 

VALİNİN OĞLU VE KORUMASI TUTUKLANDI

Soruşturmanın kilit ismi, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali'nin o dönemki yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, gözaltında 4 gün kaldıktan sonra tutuklandılar.

'İTİRAF VİDEOSU' DOSYAYA GİRDİ

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen, ABD’de bulunan ve kırmızı bülten talebinde bulunulan şüpheli Umut Altaş'ın ağabeyi S.A.'nın, Doku ailesinin avukatıyla yaptığı konuşmanın görüntüleri dosyaya girdi.

S.A., soruşturma dosyasına giren görüntüde, “Ne biliyorsam bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya hazırım. Umut’un sorgusundan aldığım Türkay demiş ki kız hamile kaldı ben de kafasına sıktım. Bu kafasına sıktım lafı birkaç defa geçti” ifadelerini kullandı.

TUTUKLU POLİSİN İFADESİ

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan, eski polis Gökhan Ertok savcılıkta verdiği ifadede, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın kendisine dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruma polisi Şükrü Eroğlu tarafından verildiğini söylemişti. Tuncay Sonel’in Gülistan Doku'nun WhatsApp yazışmaları ile sosyal medya mesajlaşmalarındaki önemli verilerin silinmesi yönünde talimat verdiğini de kaydetmişti.

KORUMA VE POLİS ARASINDA PARA TRAFİĞİ

Şüpheli sıfatıyla dosyaya giren ve operasyonla gözaltına alınan Gökhan Ertok’un HTS kayıtları ve banka dokümanları üzerinde yapılan incelemede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleştirdiği tespit edildi.

Savcılık, şüphelinin Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına ‘şifremi unuttum’ yöntemiyle tek kullanımlık şifre alarak giriş yaptığını belirledi. Ulusal Kriminal Dairesi uzmanlarının incelemesi sonucu, Ertok’un hesaba girerek sosyal medyadaki arkadaş listesinden 2 kişiyi sildiği tespit edildi. Şüphelinin, ayrıca yaklaşık 3 saat boyunca kullandığı belirlendi.

Ertok, ilk sorgusunda Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girdiğini kabul etti. 

KORUMANIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu ise Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda alınan ifadesinde, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın kapalı bir zarf içinde kendisine verildiğini ve Ankara’ya gönderildiğini anlattı. Eroğlu, “Vali Bey bizzat kendisi tarafından yarım A4 zarfı bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. ‘Bunu Gökhan’a gönder’ dedi. Sonrasında Vali Bey bana aynı gün ‘zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu’ söyledi. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu” dedi.

SIM kartı gönderdiği süreçte zarfın içeriğinden habersiz olduğunu ifade eden Eroğlu, “Ben zarfın içerisinde SIM kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Zarfı otobüsten aldırıp Vali Bey'e ‘Gökhan’ın gönderdiği dosya’ diyerek teslim ettim” beyanını verdi.

Eroğlu, Gökhan Ertok’a gönderilen para transferlerine ilişkin de, “Vali bey ara sıra ‘harçlık gönder’ deyip ben kendi hesabımdan Gökhan’a para gönderiyordum, daha sonra vali beyden nakit olarak alıyordum” ifadelerini kullandı.

KAMERA KAYITLARI VE DELİL İDDİALARI

Eroğlu, bir soru üzerine, "Gülistan Doku’yu tanımıyorum. Kayıp olduğu tarihten itibaren kendisini öğrendim" beyanını verdi.

Soruşturmadaki kritik başlıklardan biri olan kamera kayıtları ve olası delil karartma iddialarına ilişkin Eroğlu, bilgi sahibi olmadığını öne sürdü. Eroğlu, “Ben bu konuyu ilk kez duyuyorum. Bu konuyu bilmem mümkün değildir. Kamera kayıtlarının silinmesinden de bilgim yok. Bu konuyu bilmiyorum… Böyle bir durum varsa talimatı kimin verdiğini de bilmiyorum” dedi.

Gülistan Doku ile herhangi bir tanışıklığı veya iletişimi olmadığını savunan Eroğlu, telefon baz kayıtlarına göre olay günü Doku'nun en son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü civarında bulunduğu yönündeki tespitlere ilişkin ise, “Gittiysem tek gitmedim, ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir. Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş ile birlikte değildim. Kesinlikle kabul etmiyorum. Hiçbir zaman birlikte bir yere gitmedim” diye konuştu.

“VALİ, ‘GÜLİSTAN DEĞİL’ DEDİ”

Eroğlu, bir ihbar üzerine bulunan bir cesetle ilgili yaşananları da anlattı: “Vali Bey cesedin yanına giderek, bizzat yüzüne bakarak ‘Gülistan değil’ dedi" ifadesini verdi.

İfadesinin sonunda Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin bilgisi olmadığını vurgulayan Eroğlu, “Gülistan Doku’nun neden kaybolduğu hakkında bir bilgim yoktur” dedi.

MUSTAFA TÜRKAY SONEL'İN İFADESİ

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ise Gülistan Doku'yu tanımadığını iddia etti. Soruşturma kapsamında "nitelikli cinsel saldırı" ve "kasten öldürme" suçlamalarıyla tutuklanan Sonel, ifadesinde şunları kaydetti:

    "Gülistan Doku'yu şahsen tanımıyorum. Herhangi bir yerde herhangi bir surette görüşmedim, hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra ben de herkes gibi basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku'nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bununla ilgisi yoktur. Doku'nun kaybolması, böyle bir şey mümkün değildir, ben Gülistan Doku'nun kaybolması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiçbirisi Gülistan Doku'yu tanımazdı"

Soruşturma dosyasında yer alan silah ve 'cinsel saldırı' iddialarını yalanlayan Sonel, şunları söyledi:

    "Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır. Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur. Benim de kız kardeşim var. (Umut ile telefon görüşmeleri) Bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamam mümkün değildir. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir ilgim ve bilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa, bunu yapan kişi aşağılık birisidir. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü acıları var ve empati yapıyorum. Akrep veya MP5 tarzı silahlar ne bende ne de aracımda asla bulunmamıştır."

VALİ GÖZALTINDA

Oğlu cinayetle suçlanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, 17 Nisan'da gözaltına alındı. 2020'te Vali olarak Ordu'ya atanan ve 3 yıldır mülkiye başmüfettişi olarak görev yapan Tuncay Sonel aynı gün açığa alındı.

Tuncay Sonel, Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan bir ekip tarafından 18 Nisan günü sabah saatlerinde Erzurum'a getirildi. Emniyetteki işlemleri devam eden Sonel'in gözaltı süresi uzatıldı. Sonel'in işlemleri Erzurum'da devam ediyor.
 

TUNCELİ GENÇLİK MERKEZİ İDDİASI

Doku'nun akıbetine ilişkin bir gizli tanık ifadesi de ortaya çıkmıştı. Ailenin avukatı Ali Çimen'in aktardığına göre bir gizli tanık, 'Tunceli Gençlik Merkezi'nde 'uyuşturucu partileri' düzenlendiğini, burada uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü söylemişti:

"Biliyorsunuz gizli tanık da anlatıyor. Tunceli Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu partileri düzenliyorlar, Gülistan’ı zorluyorlar. Gülistan kabul etmiyor. Burası çok önemli. Gülistan kabul etmediği için öldürülüyor. Dövüyorlar, hastanelik oluyor. Direniyor. Yanında diğer kız arkadaşı da var. Ona bir şey olmuyor."

JANDARMA RAPORU: CESET GÖMÜLDÜĞÜ YERDEN SONRADAN ÇIKARTILDI

Savcılık sevk yazısında yer alan gizli tanık beyanında; Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu yanındaki diğer şüpheli Umut Altaş ile birlikte öldürdüğü, ardından koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun cesedi Pertek ilçesi Koçpınar köyündeki bir mezarlığın yanına gömdüğü iddia edildi. Bu beyan üzerine 12 Ocak 2025 tarihinde bölgede yer altı görüntüleme cihazı (YGC) ile yapılan tarama sonuçları raporda şöyle yer aldı:

"İlgili alanda daha önceden bir kazı yapıldığı, bir şahsın gömülerek yaklaşık 1-2 yıl içerisinde buradan çıkartıldığı, tespit edilen boşluğu ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluşturulduğunun değerlendirildiği tespit edilmiştir."

6YILDIR HABER ALINAMIYOR


Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 4 Ocak 2020’de kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) ayrıldı ve ertesi gün yurda dönmedi.

Gülistan’ın dönmemesi üzerine arkadaşları endişelenip Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ve ailesine haber verdi. Diyarbakır'da yaşayan Doku ailesinin, 6 Ocak'ta kayıp ihbarı vermesinin ardından arama çalışması başlatıldı.

Araştırmalar sonunda Gülistan Doku'nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirlendi. Doku'nun ailesinin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmesinin ardından Uzunçayır Baraj Gölü'nün kısmen boşaltılması kararı verildi.

Viyadük üzerinden geçen aracın kamerasına da yansıyan Doku'nun son görüldüğü bölgede, AFAD Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ankara, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş Büyükşehir belediyeleri ile sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerden oluşan bir ekip ile yapılan aramalara rağmen 13 günün sonunda Doku’nun izine rastlanamadı ve 18 Ağustos'ta çalışmalar sonlandırıldı.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..