Süleyman Soylu neler söylemişti?..
Süleyman Soylu ismi şimdi de Gülistan Doku cinayetiyle gündemde. Soylu'nun 'Tüm soruşturmalarımızı ortaya koyduk, bu konudaki tüm işler gerçekleştirildi ve biz bir cinayete rastlayamadık' açıklaması da Vali Sonel'in 'Sizi Allah için seviyoruz' sözleri de hafızalara çoktan kazınmış durumda...
Gülistan Doku dosyasında da oklar ona döndü: Süleyman Soylu neler söylemişti?
“Gülistan Doku meselesinde bana bir soru sorulursa veya burada bize sorulursa, biz haksızlıkla karşılaşmış oluruz.”
“Ya, bu siyaset meselesi değildi. Bizim bu konuda yaptığımız, Gülistan’ı bulabilmek için yaptığımız araştırmanın bizim kadar o Munzur Çayı’nın içerisinde, tüm profesyonel ekiplerimizle dünyada bir tane örneğini gösteremez kimse; bakınız, gösteremez.”
“Tüm soruşturmalarımızı ortaya koyduk, bu konudaki tüm işler gerçekleştirildi ve biz bir cinayete rastlayamadık.”
“Hiçbir şey gizli kalmaz, kalmayacaktır. Ekşi yemedim karnım ağrımıyor.”
Bu sözlerin tamamı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ait.
'Kadına Karşı Şiddeti Araştırma Komisyonu'nda bu rahatlıkla konuşan Süleyman Soylu, neredeyse tüm ayrıntının 6 yıl sonra ortaya çıktığı Gülistan Doku dosyası için şu an hedefte olan isimlerden biri.
Bunun nedeni yukarıdaki açıklamaları ve Vali Sonel'e verdiği destek.
O Sonel'in neler yaptığını sırayla hatırlayalım:
- Cinayeti Vali Tuncay Sonel’in oğlunun işlediği, hatta bu cinayeti çevresine “kafasına uziyle sıktım” diye anlattığı ortaya çıktı.
- Cinayet aracı olarak Vali Sonel’e bir patron tarafından hediye edilen BMW’nin kullanıldığı açığa çıktı.
- Vali Sonel’in, Gülistan’ın hastane kayıtlarını sildirdiği ismi, Sağlık Müdürlüğü’ne atadığı öğrenildi.
- Gülistan’ın cinayet sonrası ilk gömüldüğü yerde bu işlemi yapan kişinin Vali Sonel’in koruması olduğu ortaya çıktı.
Gülistan 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuştu.
Sonel 2017 yılında Tunceli Valiliği’ne atandığında İçişleri Bakanlığı koltuğunda Soylu oturuyordu.
Sonel’in Soylu’ya yakın kadrolardan olduğu hep iddia edildi.
Her şeyin ötesinde Soylu’nun Bakan koltuğunda oturduğu sırada onun göreve getirdiği Vali Sonel'in bir üniversite öğrencisinin cinayetinde birinci derecede rol alıp, sonrasında da olayın üstünü örtmesi dahi çok şey anlatıyordu.
Ancak bir de bu var:
Gülistan cinayeti işlenmiş, üzerinden bir buçuk yıl geçmiş ve Vali Sonel hiçbir şey olmamış gibi Soylu ile yan yana gezip “Sayın bakanım, sizleri Allah için seviyoruz” paylaşımı yapmıştı.Cinayette etkili soruşturma yürütülmediği iddiaları ortaya çıkınca Vali’ye sahip çıkan isim olan Bakan Soylu, her şeyin üzerini örten ismin övgülerine konu oluyordu.
Bir kez daha ülkenin en karanlık dosyalarından biriyle Soylu adı yan yana anılıyordu.
Üstelik bu ilk de değildi, Soylu kısa süre içinde ikinci kez AKP içi gerilimin bir sonucu olarak hedef tahtasına oturtuluyordu.
Altı ay sonra bir kez daha: Yine teğet geçecek mi?
Ailenin yıllardır verdiği adalet kavgasının önemi çok büyük olsa da AKP’nin attığı adımların hepsinin hesaplı olduğu düşünüldüğünde, bu dosyadaki son gelişmelerin de AKP içi gerilimle bir ilişkisi olduğu ortada.
Soylu, bundan tam 6 ay önce de açık bir AKP içi gerilim sonucunda hedefteydi.
O dönem “Çember daralıyor ama hâlâ teğet geçiyor: Süleyman Soylu dosyası…” demiş, Soylu’nun DYP ile başlayan siyasi serüvenini önemli satır başlarıyla aktarmıştık. Daha önce ağza alınmayacak sözlerle hedef aldığı AKP’ye katıldıktan sonra parti içinde hızla yükselen, çok kritik bir süreçte, 15 Temmuz sonrasında İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturan isimdi Soylu.
Oluşan boşluğu iyi görmüş, devletin kritik kanallarını tutmak için özellikle MHP ile yakın ilişki kurmuştu.
Ancak yükselişi kadar düşüşü de hızlı oldu.
AKP içindeki ilk açık iktidar kavgasının dolaylı hedeflerinden biriydi Soylu.
Bu düşüş sürecinde yediği en büyük tekme ise Sedat Peker’den geldi.
Soylu’nun sert düşüşü sonrası sokak çetelerinden mafyaya birçok alanda adı suçla anılan isimlerle fotoğrafları servis edilmiş, bu nedenle basından ve kamuoyundan gelen ciddi tepkilerle karşı karşıya kalmıştı.
Son olarak Akın Gürlek’in savcılık döneminde başlattığı ve yandaş medya tarafından “temiz eller operasyonu” denilen süreçte hedefte olan Soylu, Paramount dosyasında suçlamaların odağına yerleşmişti:
“Yandaş yazar Mahmut Övür, 4 yıl önce ‘milliyetçi meczup’ dediği Sedat Peker’in açıklamalarını “gladyo yönlendirmesi” diye tarif ediyor, hem patronunun kardeşini hem de dolaylı olarak Soylu’yu koruyordu. Şimdi belli ki bu ihtiyaç ortadan kalktı ve “unutuldu sanılan Paramount dosyası” diyerek “temiz eller operasyonu”nu ilan etti.”
Evet, bundan 6 ay önce Soylu bir kez daha topun ağzına gelmiş ama AKP “temiz eller” girişiminden hızlıca vazgeçmiş, Can Holding’le başlayan operasyon dalgasını sümenaltı etmeyi tercih etmişti.
Şimdi Soylu bu kez Doku dosyasıyla gündemde, muhalefet partileri sorumlulardan birinin de Süleyman Soylu olduğunu dile getiriyor, ifade vermesini talep ediyor.
AKP içinden bazı unsurların, bu kargaşa içinde Soylu’yu ikinci kez topun ağzına sürdüğü ortada ancak bunu onu içeri atmak için değil, olası liderlik yarışının tamamen dışında tutmak için yapıyor gibi görünüyorlar…


