Bülent Arınç'tan Devlet Bahçeli'ye gönderme
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, KHK mağduriyetleri, umut hakkı ve toplumsal barış tartışmalarıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Arınç, “Apo’ya statü isteyenler önce KHK’lıların iadeiitibar sorununu çözsün” sözleriyle gündem yarattı...
Arınç'tan Bahçeli'ye gönderme: "Apo'ya
statü isteyenler önce KHK'yı halletsin"
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ankara’da Tam Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” başlıklı konferansta yaptığı açıklamalarla gündeme damga vurdu.
KHK mağduriyetlerinden umut hakkı tartışmalarına, ekonomiden yargıya kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan eski TBMM Başkanı, özellikle kullandığı ifadelerle dikkat çekti.
Toplumsal barışın yalnızca yeni siyasi süreçler ve statü tartışmaları üzerinden sağlanamayacağını belirten Arınç, 15 Temmuz sonrası yürütülen uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“3 MİLYON TERÖRİST OLMAZ”
15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşanan süreçlere değinen Arınç, suçlu ile suçsuzun birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.
Silahlı darbe girişimine katılanların ve açık şekilde destek verenlerin cezalandırılmasına karşı olmadığını belirten Arınç, milyonlarca kişinin “terör örgütü üyesi” gibi gösterilmesinin doğru olmadığını savundu.
Arınç konuşmasında, “3 milyon kişi bir terör örgütü üyesi sayılabilir mi? Bir kitabı okuduğu için, çocuğunu bir okula gönderdiği için ya da yasal bir bankaya para yatırdığı için insanlar suçlandı. Bunların hepsi o dönem devletin izin verdiği yapılardı” ifadelerini kullandı.
Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye için kullanılan “3 milyon terörist” söyleminin eleştiri konusu olduğunu belirten Arınç, adalet duygusunun zedelendiğini dile getirdi.
KHK’LILAR İÇİN “İADEİİTİBAR” ÇAĞRISI
Kanun Hükmünde Kararnameler ile ihraç edilen kişilerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çeken Arınç, Olağanüstü Hal Komisyonu’na yaklaşık 130 bin başvuru yapıldığını, ancak bunların çok az kısmının kabul edildiğini söyledi.
Kendi ailesinde de mağduriyet yaşayan kişiler bulunduğunu belirten Arınç, KHK’lıların en büyük beklentisinin “vatan haini olmadıklarının kabul edilmesi” olduğunu ifade etti.
“Bir tek istedikleri şu: ‘Ben vatan haini değilim.’ Buna iadeiitibar diyorum. Bunu yapmak zorundasınız. Yapmazsanız zulmetmiş olursunuz” diyen Arınç, siyasetçinin topluma adalet duygusu vermesi gerektiğini savundu.
“15 TEMMUZ’DAN GEÇİNENLER VAR”
Arınç, 15 Temmuz sonrası oluşan siyasi atmosferi de eleştirerek dikkat çeken ifadeler kullandı.
“15 Temmuz’dan geçinenler, 15 Temmuz’cu geçinenler var” diyen Arınç, geçmişte Fethullah Gülen hakkında övgü dolu sözler söyleyen bazı isimlerin bugün farklı tutum sergilediğini belirtti.
Kimsenin düşmanına bile hakaret etmemesi gerektiğini söyleyen Arınç, suç varsa bunun bağımsız ve adil yargı süreçleriyle ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
“APO’YA STATÜ İSTEYENLER ÖNCE BUNU ÇÖZSÜN”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Abdullah Öcalan hakkında yürütülen tartışmalar oldu.
Arınç, “Bugün Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler” diyerek KHK mağduriyetlerine dikkat çekti.
“Umut hakkı” tartışmalarına da değinen Arınç, bu hakkın yalnızca Öcalan için konuşulmaması gerektiğini savundu.
“25 yılını cezaevinde geçirmiş, içeride kötü hali görülmemiş insanlar için de umut hakkı konuşulmalı. Bu yalnızca bir kişi için düşünülmemeli” ifadelerini kullandı.
Arınç ayrıca “Terörsüz Türkiye” sürecinin başarılı olmasını istediğini ancak geçmiş çözüm süreçlerinden ders çıkarılması gerektiğini söyledi.
EKONOMİ VE MEHMET ŞİMŞEK YORUMU
Konuşmasında ekonomiye de değinen Arınç, mevcut ekonomik tabloyu ağır şekilde eleştirdi.
Toplumun büyük bölümünün geçim sıkıntısı yaşadığını söyleyen Arınç, yüksek faiz politikalarının yatırım ortamını olumsuz etkilediğini savundu.
Mehmet Şimşek hakkında da konuşan Arınç, “Öyle bir tablo teslim edildi ki bin türlü pişman olmuştur” dedi.
Şimşek’in elindeki ekonomik mirasın zor olduğunu ifade eden Arınç, “Gel bu işi düzelt dediler ama ortada çok ağır bir tablo var” değerlendirmesinde bulundu.
YARGI VE ANAYASA MAHKEMESİ MESAJI
Arınç, yargı bağımsızlığı konusunda da sert ifadeler kullandı.
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu belirten Arınç, “İşimize gelen kararı uygulayıp işimize gelmeyeni yok sayamayız” dedi.
Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında yaşanan krizlere de değinen Arınç, hukuk sisteminde hiyerarşinin korunması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda toplumsal barışın ancak hukuk, demokrasi, adalet ve yumuşak bir siyasi dil ile sağlanabileceğini belirten Arınç, “Ekonomi siyasetle düzelecek. Toplumsal barışı da yine siyaset kuracak” ifadelerini kullandı.

