Meteoroloji'den ürküten uyarı: 'Süper El Nino' geliyor

 Meteorolojinin duayen ismi Murat Şahin, ECMWF’nin son tahmin grafiğine dikkat çekerek El Nino için “izlenmesi şart” uyarısında bulundu. Şahin, Nino 3.4 bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklığı anomalilerinin 3 dereceye yaklaşabileceğini belirterek, bu tablonun “değişken, ekstrem ve çok anormal hava koşullarını” beraberinde getirebileceğini söyledi. WMO, NOAA ve ECMWF’nin son değerlendirmeleri de 2026’nın ortalarından itibaren El Nino ihtimalinin güçlendiğine işaret ediyor...

Meteoroloji'den ürküten uyarı: 'Süper El Nino' geliyor

Emekli Meteoroloji Bölge Müdürü Murat Şahin, Pasifik Okyanusu’ndaki El Nino gelişimine ilişkin dikkat çeken bir uyarıda bulundu. 

Şahin, Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi’nin 1 Mayıs 2026 tarihli ECMWF tahmin grafiğini paylaşarak, Nino 3.4 bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklığı anomalilerinin yılın ilerleyen aylarında çok hızlı şekilde yükselmesinin beklendiğini belirtti.

Şahin, tahmin edilen deniz yüzeyi sıcaklığı değerlerinin “gerçekten ürkütücü” olduğunu ifade ederek, “Salınımlar olurdu, geçişler hiç bu kadar ani ve hızlı şekilde olmamıştı” değerlendirmesini yaptı.

Paylaşılan grafikte, 2026 ilkbaharında nötr seviyelerde bulunan Nino 3.4 anomalilerinin yaz aylarından itibaren hızla yükseldiği, sonbahar aylarında ise birçok senaryoda 2 ila 3 derece bandına, bazı senaryolarda daha da yüksek değerlere ulaştığı görülüyor.

“EKSTREM VE ÇOK ANORMAL KOŞULLAR GELEBİLİR”

Murat Şahin, ECMWF tahminine göre Mayıs ayı itibarıyla Nino 3.4 bölgesi için ortalama anomalinin 3 dereceye yakın seviyelere çıkabileceğini belirterek bunun modern dönemde çok güçlü bir El Nino ihtimaline işaret ettiğini söyledi.

Şahin, bu gelişmenin hava olayları açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunarak, “Bu şekilde olursa, hava olayları için değişken, ekstrem ve çok anormal koşullar da gelebilir” dedi.

El Nino, Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşuyor. Bu değişim, atmosfer dolaşımını etkileyerek dünyanın birçok bölgesinde sıcaklık, yağış, kuraklık ve fırtına düzenlerinde sapmalara yol açabiliyor.

whatsapp-image-2026-05-07-at-09-59-52.jpeg

WMO DA UYARMIŞTI: EL NİNO MAYIS-TEMMUZ DÖNEMİNDE DÖNEBİLİR

Şahin’in uyarısı, uluslararası kurumların son haftalarda yaptığı değerlendirmelerle de örtüşüyor. Dünya Meteoroloji Örgütü, 2026 yılının ortalarından itibaren El Nino koşullarının yeniden etkili olmasının muhtemel olduğunu bildirdi. WMO İklim Tahmin Birimi Şefi Wilfran Moufouma Okia, El Nino koşullarının Mayıs-Temmuz 2026 gibi erken bir tarihte geri dönebileceğini ve bunun küresel sıcaklık ile yağış düzenlerini etkileyebileceğini açıkladı.

WMO’nun değerlendirmesinde, Ekvator Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının hızla yükseldiği ve modellerin El Nino başlangıcına işaret ettiği belirtildi. Okia ayrıca gelecek üç aylık dönemde kara yüzeyi sıcaklıklarının neredeyse küresel ölçekte normalin üzerinde seyretmesinin beklendiğini ifade etti.

NOAA OLASILIKLARI YÜKSELTTİ

ABD İklim Tahmin Merkezi’nin nisan ayında yayımladığı ENSO olasılık tablosu da El Nino ihtimalinin giderek arttığını ortaya koydu. NOAA verilerine göre El Nino olasılığı Mayıs-Haziran-Temmuz döneminde yüzde 61’e, Haziran-Temmuz-Ağustos döneminde yüzde 79’a, Ağustos-Eylül-Ekim döneminde yüzde 90’a, Ekim-Kasım-Aralık döneminde ise yüzde 93’e kadar çıkıyor.

NOAA’nın 9 Nisan 2026 tarihli ENSO değerlendirmesinde, La Nina koşullarının sona erdiği ve ENSO-nötr koşulların bulunduğu belirtilirken, El Nino’nun Mayıs-Temmuz döneminde ortaya çıkmasının muhtemel olduğu ve yıl sonuna kadar devam edebileceği bildirildi.

Mart ayındaki NOAA raporunda da El Nino İzleme durumuna geçilmiş, El Nino’nun Haziran-Ağustos döneminde yüzde 62 olasılıkla ortaya çıkabileceği belirtilmişti. Bu da uzmanların uyarılarının son haftalarda birdenbire değil, aylardır güçlenerek geldiğini gösteriyor.

ECMWF: GÜÇLÜ SİNYAL VAR AMA BELİRSİZLİK HÂLÂ YÜKSEK

ECMWF ise nisan ayında yayımladığı değerlendirmede El Nino sinyalinin güçlendiğini ancak mevsimsel tahminlerin dikkatli okunması gerektiğini vurguladı. Kurum, mart ve nisan aylarında yayımlanan ECMWF SEAS5 ve Copernicus C3S çoklu model tahminlerinin El Nino gelişimini destekleyen koşullara işaret ettiğini bildirdi.

ECMWF’ye göre nisan tahminlerinde, eylül ayı için Nino 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklığı anomalileri farklı senaryolarda yaklaşık 1,7 ile 3,3 derece arasında değişiyor. C3S çoklu model topluluğunda ise yaz sonuna kadar anomalilerin 0,2 dereceden 3,3 dereceye kadar geniş bir aralıkta tahmin edildiği belirtiliyor.

Kurum bu nedenle El Nino koşullarının gelişmesi ve sürmesi konusunda güçlü bir fikir birliği bulunduğunu, ancak olayın kesin şiddeti konusunda aynı düzeyde güven olmadığını belirtiyor. ECMWF ayrıca ilkbahar aylarında Pasifik’te tahmin güvenilirliğini azaltan “spring predictability barrier” etkisine dikkat çekerek, mayıs sonu ve haziran aylarından itibaren daha net sinyaller alınabileceğini vurguluyor.

“SÜPER EL NİNO” İHTİMALİ NEDEN KAYGI YARATIYOR?

Nino 3.4 bölgesindeki anomalilerin 2 dereceyi aşması genellikle güçlü El Nino, 2,5 derece ve üzeri değerler ise çok güçlü ya da “süper El Nino” tartışmalarını gündeme taşıyor. Geçmişte 1982-83, 1997-98 ve 2015-16 dönemlerinde yaşanan çok güçlü El Nino olayları dünya genelinde sıcaklık rekorları, kuraklıklar, sel felaketleri, tarımsal kayıplar ve deniz ekosistemlerinde büyük baskılarla anılmıştı.

Washington Post’un son değerlendirmesinde de ECMWF verilerine göre Orta Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının 2026 sonlarına doğru 3 dereceye kadar çıkabileceği, bunun da yüzyılın en güçlü El Nino olaylarından biri ihtimalini gündeme getirdiği aktarıldı. Haberde bu gelişmenin sıcak hava dalgaları, kuraklık, sel ve tarım üzerindeki riskleri artırabileceği belirtildi.

Ancak ECMWF’nin kendi değerlendirmesi, bu tür güçlü tahminlerin kesin sonuç gibi sunulmaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Kuruma göre modeller güçlü bir El Nino ihtimaline kapı aralasa da, atmosfer ve okyanus etkileşiminin nasıl gelişeceği önümüzdeki haftalarda daha belirleyici olacak.

TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

El Nino’nun Türkiye üzerindeki etkisi doğrudan ve tek başına belirleyici değildir. Türkiye’nin hava koşullarını Akdeniz havzası, kutupsal salınımlar, jet akımları, subtropikal yüksek basınç sistemleri, Karadeniz ve Doğu Akdeniz deniz yüzeyi sıcaklıkları gibi birçok unsur birlikte şekillendirir.

Ancak güçlü El Nino yıllarında küresel atmosfer dolaşımındaki değişiklikler Türkiye’yi de dolaylı biçimde etkileyebilir. Bu etki, mevsime ve bölgesel koşullara bağlı olarak sıcak hava dalgaları, yağış rejiminde düzensizlik, ani sağanaklar, kurak dönemlerin uzaması veya tarımsal risklerin artması şeklinde kendini gösterebilir.

WMO’nun son değerlendirmesinde El Nino’nun küresel sıcaklık ve yağış düzenlerini etkilemesinin beklendiği, gelecek üç aylık dönemde kara sıcaklıklarının neredeyse dünya genelinde normalin üzerinde seyredeceği belirtilmişti. Bu nedenle Türkiye’de de yaz ve sonbahar aylarında sıcaklık, yağış ve kuraklık göstergelerinin yakından izlenmesi önem taşıyor.

UZMANLAR NEDEN “TAKİP EDİLMELİ” DİYOR?

Murat Şahin’in “izlenmesi, takip edilmesi şart” uyarısının temelinde, tahmin grafiğinde görülen hızlı geçiş yatıyor. Zayıf La Nina’dan nötr koşullara, oradan güçlü El Nino ihtimaline kısa sürede geçilmesi, atmosferin daha değişken ve uç koşullara açık hale gelebileceği endişesini artırıyor.

ECMWF’nin nisan değerlendirmesi de bu noktada önemli bir uyarı içeriyor: Modeller güçlü bir ısınma sinyali verse de, bu tahminlerin kesinlik derecesi ilkbahar aylarında sınırlı. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda Pasifik’te ticaret rüzgârları, deniz altı sıcaklık anomalileri ve atmosfer-okyanus etkileşimi yakından takip edilecek.

TARIM, SU VE ENERJİ İÇİN ERKEN UYARI BAŞLIĞI

El Nino yalnızca meteorolojik bir başlık değil; tarım, su yönetimi, enerji talebi, gıda fiyatları ve halk sağlığı açısından da kritik sonuçlar doğurabilen bir iklim olayı.

Güçlü El Nino senaryosunda bazı bölgelerde kuraklık ve sıcak hava dalgaları tarımsal üretimi zorlayabilirken, başka bölgelerde aşırı yağış ve sel riski artabilir. Sıcaklıkların uzun süre yüksek seyretmesi, enerji tüketimini ve yangın riskini de yükseltebilir.

Bu nedenle uzmanlara göre 2026 El Nino ihtimali yalnızca meteoroloji birimlerinin değil; tarım, afet yönetimi, enerji, su politikaları ve sağlık otoritelerinin de erken hazırlık yapması gereken bir başlık haline geliyor.

GÖZLER MAYIS SONU VE HAZİRAN VERİLERİNDE

Şu anki tablo, El Nino ihtimalinin güçlendiğini açık biçimde gösteriyor. NOAA olasılıkları yaz aylarından itibaren El Nino’nun baskın senaryo haline geldiğini ortaya koyarken, WMO ve ECMWF de Pasifik’te hızlı ısınma sinyaline dikkat çekiyor.

Buna karşın olayın “çok güçlü” ya da “tarihi” düzeye ulaşıp ulaşmayacağı henüz kesinleşmiş değil. ECMWF’nin de vurguladığı gibi, tahmin güveninin artması için mayıs sonu ve haziran aylarında okyanus-atmosfer bağlantısının nasıl güçleneceği belirleyici olacak.

Murat Şahin’in uyarısı bu nedenle kritik bir erken alarm niteliği taşıyor: Pasifik’teki hızlı ısınma eğilimi sürerse, 2026’nın ikinci yarısında dünya genelinde daha değişken, daha sert ve daha alışılmadık hava olaylarıyla karşılaşma riski artabilir.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..