'İki günlük NATO zirvesinin FATURASI 15 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI'!..
Yeniden Refah Partisi lideri Erbakan, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin savunma sanayisi ve dış politika alanındaki taleplerine ilişkin somut bir sonuç alınamadığını savundu. Zirvenin siyasi kararlar yerine “mehter, menü ve magazin” başlıklarıyla gündeme getirildiğini söyleyen Erbakan, “Türkiye bu NATO Zirvesi’nde masaya ev sahibi olarak oturmuş ama bir garson olarak masadan kalkmıştır” dedi.
Erbakan’dan NATO Zirvesi çıkışı: Türkiye masaya ev sahibi oturdu, garson olarak kalktı
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında NATO Zirvesi, ekonomi, 15 Temmuz darbe girişimi ve İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in cenaze törenindeki görüntüleri hakkında açıklamalarda bulundu. Partinin resmî internet sitesinde de Erbakan’ın TBMM’de basın açıklaması yaptığı duyuruldu.
Konuşmasına 15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybedenleri anarak başlayan Erbakan, FETÖ’nün devlet kurumlarında güç kazanmasının uzun yıllara yayılan siyasi tercihler ve ihmaller sonucunda gerçekleştiğini savundu.
“SİYASET DEĞİL, MEHTER, MENÜ VE MAGAZİN KONUŞULDU”
Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin iktidar tarafından “diplomatik başarı” olarak sunulduğunu belirten Erbakan, Türkiye’nin zirveden somut bir kazanımla ayrılmadığını ileri sürdü.
Zirve boyunca müzakereler ve siyasi kararlar yerine liderlerin katıldığı etkinliklerin, yemek menülerinin ve magazinsel görüntülerin konuşulduğunu söyleyen Erbakan, şu ifadeleri kullandı:
“Günlerce bize televizyonlarda ne anlatıldı? Gelen liderlere mehter marşı çaldık, çok etkilendiler. İzlanda Başbakanı Külliye’ye hayran kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump kol kola girdi. Macron yemeklere bayıldı. Lider eşleri Ajda Pekkan konserine hayran kaldı. Macron sabah yürüyüş yaptı, güneş gözlüğü taktı.”
Erbakan, buna karşılık Türkiye’ye yönelik yaptırımların, savunma sanayisi alanındaki kısıtlamaların ve uçak tedariki gibi başlıkların kamuoyuna yeterince yansımadığını savundu.
“İKİ GÜNLÜK ZİRVENİN FATURASI 15 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI”
Zirvenin organizasyonu için yapılan harcamaları da eleştiren Erbakan, pano, tabela ve reklam çalışmaları için 181 milyon lira harcandığını, yol, havalimanı ve konukevi yatırımlarıyla toplam maliyetin 15 milyar liraya yaklaştığını öne sürdü.
Söz konusu rakamlara ilişkin ayrıntılı bir resmî maliyet dökümü paylaşmayan Erbakan, harcamaları şu sözlerle eleştirdi:
“Sırf NATO liderlerinin gözü boyanacak diye iki gün sonra çöpe atılacak panolara, tabelalara, billboardlara 181 milyon lira harcandı. Yol yapımları, VIP havalimanlarının yapılması, konukevleri derken iki günlük zirvenin faturası 15 milyar liraya yaklaştı.”
Ankara’ya yapılan yatırımlara karşı olmadıklarını belirten Erbakan, “Ankaralıların bu hizmetlere kavuşabilmesi için illa Trump’ın mı Ankara’ya gelmesi gerekiyordu?” diye sordu.
Erbakan, vatandaşların ekonomik sıkıntıları için kaynak bulunamadığını ancak gösteriş ve büyük organizasyonlar söz konusu olduğunda milyarlarca liralık kaynak oluşturulduğunu savundu.
“YAPTIRIMLAR KALKMADI, F-35 KONUSU ÇÖZÜLMEDİ”
Erbakan, Türkiye’nin zirvede F-35 savaş uçakları, F-16 modernizasyonu, KAAN savaş uçağı için motor tedariki ve ABD’nin CAATSA yaptırımları konusunda güvence alamadığını ileri sürdü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye ilişkin “Son kararımı vermedim ama olumlu düşünüyorum” açıklamasını hatırlatan Erbakan, bu sözleri “üstenci bir bakarız cümlesi” olarak değerlendirdi.
“Herhangi bir vaat yok, herhangi bir güvence yok” diyen Erbakan, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Üzülerek ifade ediyorum ki Türkiye bu NATO Zirvesi’nde masaya ev sahibi olarak oturmuş ama bir garson olarak masadan kalkmıştır.”
Erbakan, zirvenin özetini ise şöyle anlattı:
“Dayatılan gündemde mehter, menü ve magazin vardı. Yaşanan gündemde verilmeyen uçaklar, kaldırılmayan ambargolar ve milyarlarca liralık zirve harcaması vardı. Hakikat cephesinde ise protesto ihtimaline bile vurulan kelepçeler ve kurtuluşun asıl adresi olan D-8’in unutulması vardı.”
GAZZE EYLEMLERİNDEKİ GÖZALTILARA TEPKİ
Erbakan, NATO Zirvesi öncesinde Gazze ve Filistin’e destek amacıyla eylem yapmaya hazırlanan bazı kişilerin gözaltına alınmasını da eleştirdi.
Mavi Marmara gönüllülerine yönelik işlemlerin kabul edilemez olduğunu söyleyen Erbakan, iktidarın Filistin konusundaki söylemleriyle uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini savundu. Kürecik Radar Üssü’nün faaliyetlerinin de tartışılması gerektiğini belirtti.
NATO’YA AFGANİSTAN, IRAK VE GAZZE ELEŞTİRİSİ
NATO’yu Afganistan, Irak, Libya ve Srebrenitsa’daki gelişmeler üzerinden eleştiren Erbakan, ittifakın önde gelen ülkelerinin İsrail’in Gazze’deki saldırılarına destek verdiğini söyledi.
ABD’nin NATO’nun başat aktörü olduğunu belirten Erbakan, Türkiye’nin dış politikada NATO’ya bağımlılığı azaltması ve D-8’i yeniden etkin hâle getirmesi gerektiğini savundu.
Erbakan, merhum Necmettin Erbakan’ın “adil düzen” yaklaşımını işaret ederek iktidara şu çağrıda bulundu:
“Teslimiyet siyasetinden vazgeçin, D-8’i yeniden canlandırın ve D-60 projesini hayata geçirin.”
Türkiye’nin savunma sanayisindeki temel sorunun ülkenin teknik kabiliyetleri değil, dışarıdan motor ve uçak tedarikine dayanan anlayış olduğunu ileri sürdü.
“ASGARİ ÜCRET 55 BİN LİRA OLMALI”
Ekonomik gelişmelere de değinen Erbakan, emekli aylıkları ve ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
En düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini savunan Erbakan, asgari ücretin ise yoksulluk sınırının yarısı düzeyinde belirlenmesini istedi:
“Asgari ücret yoksulluk sınırının yarısı seviyesinde, yani 55 bin lira olmalıdır.”
Erbakan, bu artışların finansmanı için faiz giderlerinin azaltılması gerektiğini belirterek, bir yılda faiz ödemelerine ayrıldığını söylediği 2,7 trilyon liranın emekliler ve çalışanlar için kullanılabileceğini savundu.
Yeniden Refah Partisi’nin borç, vergi ve zam odaklı ekonomi yerine üretim, istihdam ve ihracatı önceleyen bir program uygulayacağını söyledi.
HAMANEY’İN CENAZESİNDEKİ GÖRÜNTÜLERİ AÇIKLADI
Erbakan’a basın toplantısında, İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in Tahran’daki cenaze töreninde gözyaşlarını tutamadığı görüntüler de soruldu. Erbakan’ın törendeki görüntüleri daha önce basına ve sosyal medyaya yansımıştı.
Erbakan, törende Kur’an-ı Kerim okunduğunu ve Hamaney’in saldırıda hayatını kaybeden 15 aylık torununun tabutunu gördüğünü belirterek şunları söyledi:
“Onun gülerken, oynarken çekilmiş bir fotoğrafı tabutun başında duruyordu. Bu şartlar altında duygulanmamak elde değil. Orada duygulandık, gözlerimiz yaşardı.”
Bir çocuğun milliyeti veya dini ne olursa olsun ölümünden etkilenmenin insani bir tepki olduğunu belirten Erbakan, görüntülerinin farklı anlamlara çekilmesini doğru bulmadığını ifade etti.

