Kocasakal, Akın Gürlek ve Başdanışman Oktay Saral'ı eleştirdi...
Üç avukat grubunun oluşturduğu Cumhuriyetçi Güç Birliği, ekimde yapılacak seçimde İstanbul Barosu için Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ın başkan adaylığını duyurdu. Kocasakal yaptığı konuşmada, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın açıklamalarını eleştirdi...
Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin adayı Ümit Kocasakal'dan Saral ve Gürlek’e tepki: ‘En konuşmaması gereken kişi Adalet Bakanı’
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ümit Kocasakal, ekim ayında yapılacak İstanbul Barosu seçimlerinde aday olacağını açıkladı.
Eski İstanbul Baro Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal; Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu, Önce Avukatlar Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu'nun çatı adayı olarak basın açıklaması yaptı. İstanbul Barosu Kültür Merkezi’nde yapılan basın açıklamasında eski İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, Önceki Dönem Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Başkan Adayı Ali Gürbüz, Önceki Dönem Önce Avukat Grubu Başkan Adayı Elif Görgülü ve Önceki Dönem İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu Başkan Adayı Hakan Çatak hazır bulundu.

"TARİHSEL ÇİZGİ VE GÖREV"
Toplantıda Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin seçim değil ortak kaygılar odaklı bir birlik olduğunu söyleyen Kocasakal, “1923 Cumhuriyetine, başta üniter yapı ve ulus devlet olmak üzere kurucu değerlere sahip çıkmak, kurucu önder Atatürk'e fikri bağlılık, hukuk devletine ve hukukun üstünlüğüne sarsılmaz inanç, avukatlık mesleğinin işlev, itibar ve onurunu savunmak İstanbul Barosu’nun tarihsel çizgisi ve görevidir” dedi.
Kocasakal, bu değerlerin ağır bir saldırı altında olduğunu, İstanbul Barosu’nun mevcut yönetiminin ise bu saldırıları göğüsleyecek çizgiden uzaklaştığını belirtti.
"ADALET LÜTUF GİBİ GÖSTERİLİYOR"
“Sözde ‘Terörsüz Türkiye’, ‘ortak vatan’, ‘eşit yurttaşlık’, ‘ana dilde eğitim’, ‘vatandaşlık tanımının değiştirilmesi’ gibi etnik temelli ve bölücü talepler ışığında sürekli dillendirilen ‘Yeni Anayasa’ talebi altında amaçlananın, 1923 Cumhuriyetini, Anayasanın ilk dört maddesinde ifadesini bulan üniter ve ulus devlet yapısını ortadan kaldırarak yeni bir devlet ve rejim kurma girişimi olduğu görülmektedir” diyen Kocasakal, “Anayasa’da ifadesini bulan temel hak ve özgürlerin kullanılmasının adeta lütuf gibi gösterilip karneye bağlandığı, barışçıl protestolarda hakkını arayanların acımasızca dövüldüğü bir ortamda Yeni Anayasa girişimini sözde ‘Özgürlükçü Anayasa’ aldatmacası ile meşrulaştırmaya çalışmak insan aklı ile alay etmekten öteye gitmemekte ve utanma sınırlarını zorlamaktadır” ifadelerini kullandı.
"SÜREK AVINA DÖNÜŞTÜ"
Yargının siyasallaşmasına ve son dönemdeki siyasi davalara tepki gösteren Kocasakal, “Hukuk ve yargı bağımsızlığı ayaklar altındadır, hukuk devleti ise adeta entübe edilmiş durumdadır. Kanunilik ilkesinin ve masumiyet karinesinin yok sayıldığı, tutuklamanın esas özgürlüğün istisna olduğu soruşturmalar bir tür ‘sürek avına dönüştürülmüş’, Anayasa askıya alınmıştır” dedi.
Gözaltı, tutuklama, adli kontrol gibi uygulamaların amacından koparılarak toplumsal bir gözdağı silahı olarak kullandığına dikkat çeken Kocasakal, “Oysa sıkı kurallara bağlı soruşturma, savcılara verilmiş ve içini istedikleri gibi doldurabilecekleri bir açık çek olmadığı gibi hukuk devletinde kimse sınırsız bir güç ve yetkiye de sahip değildir” dedi.
"GÜRLEK YARGI SÖZCÜSÜ MÜ?"
Adalet Bakanı Akın Gürlek ile AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor arasındaki atışmayı anımsatan Kocasakal, “Gürlek Amor’a eleştiride bulunuyor da kendisi zamanında Türk yargısına parmak sallamadı mı?” dedi.
"Toplumda en az konuşması gereken kişilerin başında Adalet Bakanı gelmeli" diyen Kocasakal, "Oysa Akın Gürlek sürekli ekranda. Bir soruşturma başlıyor, hemen devamında Sayın Bakan daha süreç tamamlanmadan ekiplere teşekkür ediyor. Bakan çıkıp ‘Hava bulutlu’ dese hakimler nem kapar. Adalet Bakanının yargı sözcülüğü, gözcülüğü gibi bir görevi var da biz mi bilmiyoruz?" dedi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın geçtiğimiz günlerde kullandığı “Ahlaki yozlaşmayla bilinen İstanbul Barosu” ifadesine de tepki gösteren Kocasakal, “Bu ifade ile bir yönetimden ziyade kurumun kendisini hedef alınıyor. İstanbul Barosu Saral’a beş gömlek büyük gelir, herkes haddini bilmeli” dedi.
"1924 ALERJİSİNDE ORTAKLAR"
Türkiye Yüzyılı adı verilen çözüm süreci, ülkede yaşanan gelişmeler ve İstanbul Barosu’na yönelik saldırılarda baro yönetimin “Kuzuların sessizliğini” oynadığını belirten Kocasakal, “Çünkü 1921 Anayasası destekçiliği ve 1924 Anayasası alerjisi konusunda aralarında bir ortaklık var” ifadelerini kullandı.
Başkan olması durumunda yapacakları kadar yapmayacaklarının da önemli olduğunu belirten Kocasakal, “Bölücülerle işbirliği yapmayacağız, ikinci cumhuriyetçilerle işbirliği yapmayacağız, FETÖ’cülerle işbirliği yapmayacağız” dedi.
Çağdaş Bayraktar / Cumhuriyet

