Özel Hacıbektaş'ta konuştu: "Kötülükten birlikte arınacağız"
Nevşehir'deki Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliği'nde konuşan Özgür Özel, "Bu ülke kötülüklerden birlikte arınacak, ayrımcılığı sonuna kadar reddediyoruz" mesajı verdi...
Özel Hacıbektaş'ta konuştu:
"Kötülükten birlikte arınacağız"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nevşehir’de düzenlenen 63’üncü Ulusal ve 37’nci Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliği’ne katıldı. Tören kapsamında Demokrasi ve Barış Ödülü’ne layık görülen Mustafa Timisi ile ödül alan Bedriye Poyraz ve Işık Çuhacıoğlu’nu kutlayan Özel, Alevilerin tarih boyunca atanmışların değil, seçilmişlerin ve adaletin yanında durduğunu vurguladı.
"200 YILLIK TRAVMA BİZE DE YAŞATILDI"
Hacı Bektaş Dergahı’nın yönetimine 200 yıl önce el konulmasını hatırlatan Özel, kayyum ve atanmış politikalarına şu sözlerle tepki gösterdi:
"200 yıl önce buranın yönetimini Alevilerden alıp devletin el koyması, yani devletin bir kuruma 'Burayı sen, senin seçtiğin değil de benim atadığım yönetecek' demesi 200 yıllık bir travma olarak duruyor. Bunu Türkiye’de yerel yönetimlerde yaşadık. Şimdi de siyasette ilk kez bir siyasi partinin başına geldi. Ancak hep biliyoruz ki Alevi kurumları, yöneticileri ve tüm Aleviler atanmışların değil, seçilmişlerin yanında yer aldılar; tarihin hep doğru tarafında durdular."
"KURTULUŞTA DA KURULUŞTA DA EN ÖN SAFTAYDINIZ"
Alevilerin tarihsel ve toplumsal duruşuna değinen Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sizler Kerbela’dan Maraş’a, Madımak’tan Çorum’a gadre uğrayan ama kini ve nefreti değil, sevgiyi ve hoşgörü büyüten, acıyı içine gömenlersiniz. Sizler evlatlarınıza geçmişin feryadını değil, geleceğin umudunu miras bırakanlarsınız. Bir asır önce Mustafa Kemal Paşa’ya omuz veren, Samsun’dan başladığı yürüyüşünde Hacı Bektaş’ta ona maddi ve manevi destek olanların bugünkü evlatları ve torunlarısınız. Kurtuluşta da kuruluşta da en ön safta yer alan, bugün de zalimlere karşı adaletin yanında duranlarsınız."
"PARALEL TÖRENLE AYRIMCILIK DERİNLEŞTİRİLİYOR"
Eşit yurttaşlık talebini dile getiren Özel, iktidarın Aleviliği inanç yerine "kültür" olarak konumlandırmasını ve alternatif organizasyonlar düzenlemesini sert dille eleştirdi:
"Cami ibadethane ise cemevi de ibadethanedir. Alevilik bir kültür değil bir inanç, semah müzik değil bir ibadettir. Sünnilerin Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğu, Aleviliğin ise Kültür Bakanlığı’na bağlandığı bu tablo apaçık bir ayrımcılıktır, bunu reddediyoruz. Buraya birkaç gün önce gelip paralel tören düzenlemek ve orada Aleviliğe kültür benzetmesi yapmak, ayrımcılığı derinleştirmekten başka amaca hizmet etmez. Aleviler 'Devlet bana eşit davranmıyor' diyorsa devletin 'Davranıyorum' demesi kıymetli değildir. Kıymetli olan, eşitliği herkesin kalbinde hissetmesidir. Türkiye’de tek bir Alevi dahi 'Kendimi eşit vatandaş hissetmiyorum' demeyene kadar bu eşitsizlikle mücadele etmek boynumuzun borcudur, namus borcumuzdur."
"KÖTÜLÜKTEN BİRLİKTE ARINACAĞIZ"
Toplumsal barış ve birlikte yaşam vurgusu yapan Özel, şöyle devam etti:
"Biliriz ki iyilik makamı siyasetin değil, vicdanın terazisindedir. Eğer bu ülke kurtulacaksa, bu ülke kötülüklerden arınacaksa Alevisiyle - Sünnisiyle, Kürdüyle - Türküyle, etnik kökeni ne olursa olsun bu topraklar üzerinde eşit hakları olan, atalarının eşit emeği, eşit kanı olan, yarınları birlikte olan bizlerin birlikte kalp gözüyle bakmamızla, nefis karanlığını marifet ışığıyla aydınlatmamızla mümkündür. Kendilerine ağır geleni başkasına yapmayanlar bu ülkeyi kurtaracak. Bu ülke 'Bir olalım, iri olalım, diri olalım' sözünü laf olsun diye söyleyenlerle değil, bunun gereğini yapanların birlikteliğiyle kurtulacak."
"CEMEVİ ANAHTARLARINI ALEVİLERE TESLİM EDİN"
Alevi kurumlarının belediyelere yönelik "cemevi anahtarları çekmecede tutuluyor" eleştirisine yanıt veren ve tutuklu belediye yöneticilerini anan Özel, belediye başkanlarına net bir çağrıda bulundu:
"Hacıbektaş’a hizmetleri olan, bu törenin yapılmasında katkısı bulunan Ekrem İmamoğlu Başkanımızı bir kez de Hacıbektaş‘tan özlemle selamlıyoruz. Bugün 500 günden fazladır suçsuz yere hapiste tutulanlar var. Aylardır ağır siyasi saldırılar altındayız. Alevi kurumlarının 'Bazı belediyeleriniz cemevlerinin anahtarlarını çekmecede tutuyor' hatırlatmasına gelince; belediye başkanlarımıza söylüyorum: Cemevlerini yapmak, ihtiyaçlarını karşılamak bize o cemevlerinin mülkiyet sahibi olma hakkını vermez. Doğrudan talimatımdır; Alevi ve Bektaşi kurumlarıyla irtibata geçilsin ve o anahtar gönül rahatlığıyla Alevilere teslim edilsin."
"BUGÜNÜN MAĞDURU OLSAK DA YARININ ZALİMI OLMAYACAĞIZ"
Özel, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Yürüdüğümüz yolu Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin, Pir Sultan Abdal'ın, Abdal Musa’nın, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin ve nice eren ve evliyaların öğretileri ile aydınlatmaya devam edeceğiz. Biz doğru olacağız, dost kapısını açık tutacağız. Ama yolumuzdan asla dönmeyeceğiz. Zalimlerin kibrinin esiri olanlara karşı da dimdik duracağız. İncitiliyoruz, haksızlığa uğruyoruz ama incinsek de incitmemeye söz veriyoruz. Madem ki seçimler yakındır, madem ki bu kadar zulmün karşısında zulmedenlere bugüne kadar oy verenler, ‘Ya bu iktidar değiştiğinde acaba benzer şey bu sefer bize doğru gelir mi?’ diyenlere Hünkar Hacı Bektaş’ın huzurundan namus sözümüzdür. Bugünün mağduru olsak da yarının zalimi olmayacağız, gördüğümüz kötülüğü gönlümüze gömüp Türkiye’nin yarınlarını kardeşlikle kucaklayacağız. Hacı Bektaş Veli’nin hikmetiyle, Pir Sultan’ın direnciyle, Hazreti Hüseyin’in bilinen o dik duruşu ve Hüseyini kıyamıyla insanlığa, barışa, kardeşliğe hizmet etmeye ahdediyoruz. Bu mücadele kötülüğe karşı iyiliği mücadelesidir. İyiliğin yanında olan tüm insanların mücadelesidir. Hünkar’ın asırlardır Anadolu’da yankılanan çağrısı bugün önümüzde hepimize bir öğüt olarak durmaktadır. Bu iktidardan şikayet eden, değişsin isteyen herkese ve onu yürekten isteyen bu güzel insanların umut bağladığı herkese verilen nasihat ve bugün için bizden beklenen; bir olmaktır, iri olmaktır, diri olmaktır. Bu çağrıya ihtiyacımız var.
İncitiliyoruz, haksızlığa uğruyoruz ama incinsek de incitmemeye söz veriyoruz. Madem ki seçimler yakındır, Hacı Bektaş’ın huzurundan namus sözümüzdür: Bugünün mağduru olsak da yarının zalimi olmayacağız, gördüğümüz kötülüğü gönlümüze gömüp Türkiye’nin yarınlarını kardeşlikle kucaklayacağız. Bizi birbirimizden uzaklaştırmaya, Türk’ü Kürt’ten, Alevi’yi Sünni’den ayırmaya çalışıyorlar. Komşuyu komşuya kuşkuyla baktırtıp bu gerilimden siyasi rant bekliyorlar. Biliyorlar ki bu millet birbirinin elini tuttuğu gün korku siyaseti bitecektir. Zalimin asıl korkusu mazlumların birbirini bulması, el ele vermesidir. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve hep birlikte başaracağız."

