Rejimin son 48 saatteki demokratik topluma yönelik saldırıları!..

 İktidarın yargıyı baskı aracına dönüştürdüğü ülkede şaka, haber, şarkı, sendikal faaliyet ve protestoya dek her şey soruşturma konusu oluyor. Rejimin son 48 saatteki mesaisi demokratik topluma yönelik saldırılarını ortaya koydu...

Herkese yetecek bir suçlama var!

 İktidarın yargıyı bir baskı aracına dönüştürdüğü ülkede artık yalnızca siyasi eylemler değil, gündelik hayatın ve demokratik toplumun parçası olan faaliyetler de ceza soruşturmalarının konusu oluyor.

Bir komedyenin sahnedeki esprisi “milli ve manevi değerlere hakaret”, bir gazetecinin haberi “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, bir sendikacının işçilerin yanında durması ise “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasına dönüşebiliyor. 2026’nın henüz 8 ayında yaşananlar, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, sanat özgürlüğü ve örgütlenme hakkı açısından tablonun giderek ağırlaştığını gösteriyor. Onlarca kişi yaptıkları ya da söyledikleri nedeniyle gözaltına alındı, tutuklandı veya adli kontrolle karşı karşıya kaldı.

Manifest’in manajeri Tolga Akış’tan Komedyen Deniz Göktaş’a, gazeteci İrem Delice’den sendikacılar Gökay Çakır ve Başaran Aksu’ya dek uzanan dosyalarda ortak bir soru öne çıkıyor: İktidarın hoşuna gitmeyen söz, haber, şaka ya da itirazın ceza hukukunun konusu haline gelmediği bir alan kaldı mı?

AĞZINI AÇANA DEĞERLERİ AŞAĞILAMA

Dini veya tarihi kişiler ya da olgular üzerine yaptıkları şakalar nedeniyle komedyenler de hedef tahtasında. YouTube’da yayınlanan ‘Ölü Deniz’ stand-up gösterisindeki nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” tutuklu bulunan Komedyen Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna yönelik itiraz kabul edildi. Tahliye kararına karşı Göktaş’a aynı gösterideki Daltonlar suç örgütüne yönelik sözleri üzerine “suçu ve suçluyu övme" suçlaması yöneltildi. Göktaş’ın tutuklanmasına kararı verildi. Komedyen Tuba Ulu’ya, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan hakkında yaptığı şaka nedeniyle “tarihi, milli ve manevi değerlere hakaret” 5 ay hapis cezası verildi. 

GAZETECİYE YANILTICI BİLGİYİ YAYMA

İktidarın gazetecilere yönelik en sık kullandığı suçlamalar ise “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” oldu. Bunun son örneği Aydın Denge Gazetesi çalışanı İrem Delice oldu. Gazetenin sosyal medya hesabından Gülşen Erdoğan isimli kişinin vefat duyurusunun “Erdoğan vefat etti” başlığıyla paylaşılmasının ardından başlatılan soruştumada “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yöneltilen gazeteci Delice tutuklandı. 

HAK ARAYANA KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK

Hakkını arayan işçilere destek veren sendikacılara yönelik ise “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlaması yöneltildi. Son olarak Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki maden işletmelerinde çalışan yüzlerce işçinin alacakları için başlattığı eylemde defalarca gözaltına alınan Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu tutuklandı. Çakır ve Aksu’ya “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlaması yöneltildi. 

‘MÜSTEHCENLİK’ SUÇLAMASI

Müzisyenlere, menajerlere ise “müstehcenlik” suçlaması yöneltildi. Bunun son örneği Manifest grubunun menajeri Tolga Akış’ın “müstehcenlik” suçlamasıyla tutuklanması oldu. Akış, "müstehcenliği yayma" iddiasıyla tutuklandı. Sosyal medyada "Fidan Hoca" olarak bilinen Fidan Atalay, sosyal medyadaki paylaşımları gerekçe gösterilerek "müstehcenlik" ve "müstehcenlikten suçundan elde ettiği gelirle suçtan kaynaklanan gelirle mal varlığını aklama" iddiasıyla gözaltına alındı.

Şarkıcı Mabel Matiz hakkında 21 Ağustos 2026’da “Ha Leylim” isimli şarkısına çekilen klip ve sözleri nedeniyle “müstehcenlik” soruşturması başlatıldı. Matiz adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. 

ÇIKMAMIŞ KİTAP OTORİTE SARSMIŞ

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunmalarının derlendiği "Millet Şahidimdir" kitabı basım aşamasındayken yasaklanarak toplatıldı. Yasaklama kararı 5187 sayılı Basın Kanunu’na dayandırılırken kitabın "yargı gücünün otorite"sini sarstığı ileri sürüldü.

Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, PEN Türkiye Yazarlar Derneği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan yapılan açıklamada, yasaklama kararının doğrudan yayıncılık faaliyetine ve toplumun bilgi edinme hakkına müdahale olduğu vurgulandı. Basın Kanunu’nun ihlal edildiğine dikkat çekilen açıklamada, kanununun 3’üncü maddesinin basın özgürlüğünün sınırlandırılmasını "demokratik toplum düzeninin gerekleri" şartına bağladığını belirtildi.

***
GERİCİ SALDIRILARI DEVAM ERİYOR

Saray rejimi diğer bir taraftan gerici saldırılarını da sürdürüyor. Yandaş Yeni AKİT gazetesi 27 Ağustos 2026 tarihinde çıkardığı gazetesinde sürmanşetten karma eğitimi hedef aldı. "Karma eğitim sona ersin" sürmanşetiyle çıkan AKİT, karma eğitimi "asrın yanlışı" diye nitelendirdi. Haberde karma eğitimin "bilimsel olmadığı" iddia edilirken görüşüne başvurulan "eğitimcilerin" ise bir hafta önce Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüştüğü ortaya çıktı.

Aynı zamanda 17 Temmuz’da HÜDA PAR Meclis’e karma okulların kaldırılması için kanun teklifi sunarken HÜDA PAR, daha önce ifade ettiği ‘hastaneler kadın-erkek olarak ayrılsın’ talebini bir adım öteye taşıdı. Bu kez yoğun bakım ünitelerinin cinsiyete göre ayrılmasını önerdi ve sağlık alanında haremlik-selamlık uygulama istedi. Bir diğer örnek ise Karaman’da yaşandı. Kentteki öğrenci pansiyonlarına yangın güvenliği kapsamında yapılan inceleme sonucunda hazırlanan müfettiş raporunda, ilde karma hizmet veren birçok pansiyonun erkek veya kız yurduna dönüştürülmesi, diğer cinsiyetteki öğrencilerin farklı pansiyonlara nakledilmesi önerildi.

AKP’li Kayseri Büyükşehir Belediyesi ise Anadolu Harikalar Diyarı’nda açtığı su parkını "yalnızca erkeklere özel konsept" olarak duyurarak kamusal alanı kadınlara kapatmaya kalkıştı. Tepkiler üzerine geri adım atarak tesisi haftanın üç günü kadınlara açmak zorunda kaldı.

***
TUTUKLULUKLAR SÜRÜYOR

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesi yapılan operasyonlarda ise “eylem yapma şüphesi bulunan” 225 kişi gözaltına alındı, bunlardan 178 kişi  “silahlı yasadışı örgüte üye olma” iddiasıyla tutuklandı. Aralarında TEMA Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer’in de bulunduğu 10 TEMA Vakfı gönüllüsü ile Umut Sen Sözcüsü Burcu Arıkan’ın bulunduğu en az 35 kişi 23 Temmuz’da tahliye edildi. ETHA muhabiri Pınar Gayıp da Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) ve kurumlarına yönelik operasyonda tutuklanırken “örgüt üyeliği” suçlaması yöneltildi. Gayıp hakkında hazırlanan iddianamede Gayıp’ın ETHA adına düzenlenmiş bir basın kartı bulunması, 24 Temmuz 2025’teki Cumartesi Anneleri eylemini takip etmesi suç delili olarak sıralandı. Gayıp, yaklaşık 6 aydır cezaevinde.

Birgün

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..