Financial Times'de FON SKANDALI analizi
Financial Times, Türkiye’de 131 fonu ve 450 binden fazla yatırımcıyı etkileyen yaklaşık 18 milyar dolarlık fon krizinin ekonomik boyutunun siyasete de uzandığını yazdı. Gazete, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasına dikkat çekerken, yatırımcıların olası kayıplarının yüksek enflasyon ve reel gelir kaybıyla karşı karşıya olan seçmenler üzerindeki baskıyı artırabileceği değerlendirmesini aktardı.FT’den fon skandalı analizi: Ekonomik sarsıntı siyasete de uzandı
İngiltere'nin saygın ekonomi gazetesi Financial Times (FT), Türkiye’de sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin ekonomik ve siyasi sonuçlarını mercek altına aldı.
“Erdoğan, Türkiye’nin 18 milyar dolarlık borsa skandalının etkilerini sınırlamaya çalışıyor” başlıklı haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pazartesi günü yapılan uzun Kabine toplantısının ardından verdiği mesajlara dikkat çekildi.
FT’ye göre Erdoğan, Türkiye ekonomisinin ve sermaye piyasalarının güçlü olduğunu savunurken, fonlar ve hisse senetleri üzerinden “manipülatif işlemler” gerçekleştirerek haksız kazanç elde edenler hakkında soruşturmaların sürdüğünü söyledi. Erdoğan ayrıca benzer bir sorunun tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıkladı.
FT: KRİZ 18 MİLYAR DOLARLIK FON PAZARINI VURDU
Financial Times, krizin bu ay başında yetkililerin “Ponzi şeması” iddiasıyla soruşturduğu yapıların çökmesiyle görünür hale geldiğini yazdı. Habere göre sorun ilk olarak Tera Portföy tarafından yönetilen bazı fonların yatırımcıların para çekme taleplerini karşılayamamasıyla büyüdü. Daha sonra sıkıntı diğer portföy yönetim şirketlerine yayıldı ve fonlardan yoğun çıkış talepleri başladı.
Düzenleyici kurumların müdahalesiyle 131 fon tasfiye sürecine alındı. SPK’nın açıkladığı MKK verilerine göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
FT, söz konusu fonların yaklaşık 18 milyar dolarlık yatırımı temsil ettiğini belirtti.
KRİZ AK PARTİ YÖNETİMİNE DE UZANDI
FT’nin haberinde fon krizinin siyasi boyutuna da geniş yer verildi. Gazete, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, kendisi ve eşinin Özata Denizcilik hisselerindeki işlemler üzerinden muhalefetin gündeme getirdiği iddiaların ardından görevinden ayrıldığını hatırlattı.
Kaya, görevinden ayrılırken hakkındaki iddiaların araştırılması sırasında parti görevinin tartışmanın bir parçası haline gelmemesi ve sürecin sağlıklı yürütülmesi amacıyla Erdoğan’dan affını istediğini açıklamıştı.
FT, bu gelişmenin fon krizinin hükümet kanadındaki ilk üst düzey siyasi yansımalarından biri olduğuna dikkat çekti.
FT: KRİZİN ETKİSİ SİYASETE DE UZANDI
Financial Times, fon krizinin yalnızca sermaye piyasalarında yarattığı kayıpla sınırlı kalmadığını, siyasi sonuçlarının da ortaya çıkmaya başladığını yazdı.
Gazete, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, kendisi ve eşinin krizle bağlantılı şirketlerden Özata Denizcilik hisselerinde yüksek kazanç sağladığı yönündeki muhalefet iddialarının ardından görevinden ayrıldığına dikkat çekti. Kaya ise istifasını, hakkındaki iddiaların araştırılması sırasında parti görevinin tartışmanın parçası haline gelmemesi ve sürecin sağlıklı yürütülmesi amacıyla sunduğunu açıkladı.
FT, 131 fonda birikimi bulunan 450 binden fazla yatırımcının karşı karşıya kalabileceği ağır kayıpların siyasi sonuçlar da doğurabileceğini belirtti. Haberde analistlerin, yıllardır yüksek enflasyon ve reel ücretlerdeki düşüşten etkilenen seçmenlerin yaşayacağı yeni kayıpların Erdoğan’ın seçmenler nezdindeki konumunu etkileyebileceği değerlendirmesine yer verildi.
GlobalSource Partners analisti Atilla Yeşilada da FT’ye yaptığı değerlendirmede, Erdoğan veya yakın çevresinin manipülatif işlemlerden haberdar olduğu yönünde kamuoyunda “artan bir algı” bulunduğunu söyledi. Yeşilada, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya’nın istifasının da bu algıyı güçlendirdiğini ifade etti.
İSKENDER BALCI HAKKINDA YAKALAMA KARARI
FT, soruşturma kapsamında İskender Balcı hakkında da yakalama kararı çıkarıldığını yazdı. Habere göre kısa süre öncesine kadar krizle bağlantılı şirketlerden birinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olan Balcı, gün içerisinde yetkililere teslim oldu.
FT, Balcı’nın eski bir BDDK yönetim kurulu üyesinin oğlu ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı olduğuna da dikkat çekti.
Balcı ise yaptığı açıklamada şirketin günlük operasyonları veya hisse işlemleri üzerinde yetkisinin bulunmadığını, görevinin icracı olmayan bağımsız yönetim kurulu üyeliğiyle sınırlı olduğunu savundu. Bazı hisse hareketlerinden haberdar olduğunda rahatsızlığını yönetim kuruluna ilettiğini ve daha sonra görevinden ayrıldığını söyledi.
İŞ BANKASI VE ZİRAAT BANKASI TASFİYE SÜRECİNDE
Financial Times, hükümet ve düzenleyici kurumların krizin finansal sisteme yayılmasını önlemek amacıyla hızlı adımlar attığını da aktardı.
SPK, tasfiyeye alınan fonların süreçlerini yürütmek üzere İş Bankası ve Ziraat Bankası’nı yetkilendirdi. Tera Portföy fonlarının tasfiyesi İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarının tasfiyesi ise Ziraat Bankası tarafından yürütülecek.
FT’ye göre yatırımcılara tasfiye sonucunda elde edilecek tutarların dağıtılması süreci altı aya kadar uzayabilir.
BIST 100’DE İKİ HAFTADA YÜZDE 11’E YAKIN KAYIP
FT, krizin Borsa İstanbul üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Gazeteye göre BIST 100 endeksi pazartesi günü yaklaşık yüzde 2 gerilerken, piyasadaki sarsıntının hız kazandığı son iki haftadaki toplam kayıp yüzde 11’e yaklaştı.
Buna karşılık döviz piyasasında aynı ölçekte bir hareket görülmedi. FT, Türk lirasında sert bir satış yaşanmadığını ve tasarruf sahiplerinin dolara yöneldiğine ilişkin belirgin bir işaret bulunmadığını yazdı.
YILMAZ: “SINIRLI BİR ALANDA GEÇİCİ SORUN”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da hafta sonu iş dünyası temsilcileriyle yaptığı toplantıda fon krizinin Türkiye ekonomisinin geneline yayılan bir sorun olmadığını savunduğunu aktaran FT, Yılmaz’ın gelişmeleri “sınırlı bir alanda yaşanan geçici bir problem” olarak nitelendirdiğini yazdı.
FT’nin haberinde, buna karşın 131 fonu, 455 binden fazla yatırımcıyı ve milyarlarca dolarlık varlığı etkileyen krizin yalnızca piyasa boyutuyla değil, siyasi bağlantılara ilişkin iddialar ve devam eden adli soruşturmalar nedeniyle de Erdoğan yönetiminin gündemindeki en önemli başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı.

