Halkını satanın korkusu!

Halkını satanın korkusu!

Zülal KALKANDELEN
Yazımın başlığı, yurtsever komünist şair Nâzım Hikmet’in 1959 tarihli “Gazete Fotoğrafları Üstüne” adlı şiir dizisinin “Korku” adını taşıyan 6. bölümünden geliyor. Adnan Menderes’e yönelik eleştirisini aktardığı o şiir öyle etkilidir ki ne zaman siyasi ahlaksızlık ve rant gündeme gelse, o dizeler aklımızda belirir.

AKP’li yıllarda bu şiiri her zamankinden daha fazla andık; çünkü gün geçmiyor ki insanı tiksindirmeyen bir fırsatçılık, yolsuzluk ya da hukuksuzluk olmasın!

AKP’nin yarattığı bireysel çıkar odaklı ortamın zehri o kadar güçlü ki farklı partilerde olsalar da onun düşünce yapısına sahip olanlar patır patır dökülüyor. AKP, yerel seçimlerde kaybettiği belediyeleri baskı ve zorbalıkla teker teker kendisine geçirirken ruhen ve fikren AKP’li olanlar da açığa çıkıyor.

ADALAR’A DA ÇÖKTÜLER 

Bunun son örneği, İstanbul Adalar Belediyesi’nde yaşandı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Adalar’da CHP yüzde 56, TİP yüzde 13, DEM yüzde 4 oy almıştı. AKP ise yüzde 23’te kalmıştı. 12 belediye meclisi üyeliğinden 10’unu CHP, 2’sini AKP kazanmıştı. Ancak belediye meclisinde Üsküdar’dakine benzer bir operasyon sonucunda dengeler AKP lehine değiştirildi ve yapılan seçimde AKP’nin adayı başkanvekili oldu.

Çarşamba günü yaşanan bu olaydan sonra utanç verici bir video medyada yer aldı. AKP adayı Kemal Türkyılmaz lehine oy kullanan CHP’li üyeler Yavuz Çiftçioğlu, İsmail Onur Balbınar ve Ahmet Tanay Garip, belediye binasından ancak polisin güvenlik önlemleri altında arka kapıdan çıkarak ayrılabildi.

Bundan sonra iradesini gasp ettikleri seçmenlerin arasında nasıl gezecekler bilmem ama gel de usta şair Nâzım Hikmet’in dizelerini anma!

İKİYÜZLÜLÜKTE UZMANLAŞANLAR

Olay bu rezaletle sona ermedi.

Adı geçen üç CHP’li meclis üyesi, CHP genel merkez yönetimince “kesin ihraç” talebiyle disipline sevk edildi. 

Gürsel Tekin, bu kararı, “Halkın iradesini ve parti disiplinini hiçe sayan hiçbir tutum kabul edilemez. Sandıkta verilen demokratik iradeye gölge düşüren bu anlayış karşısında gereken siyasi ve hukuki süreçler kararlılıkla işletilmelidir” ifadesiyle duyurdu. İktidarın CHP’yi ikiye bölme operasyonu kapsamında partinin İstanbul İl Başkanlığı’na polis eşliğinde çöken siyasetçi var ya, o bu cümleleri kurdu!

O operasyonun asıl işbirlikçisi olan ve CHP’nin başına mutlak butlan kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu ise “Demokratik meşruiyetin yegâne kaynağı seçimdir. Milletin sandıkta verdiği karar, masa başında değiştirilemez” diyen açıklamasıyla ikiyüzlü siyasetin son örneğini verdi.

Bu çirkin siyasete bir örnek daha verebiliriz. CHP’den istifa edip AKP’ye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, konuklarını ağırladığı odadan Atatürk’ün fotoğrafını kaldırıp yerine Erdoğan ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını asmış. Geçmişte Atatürk’ün fotoğrafını kaldıranlar hakkında “Atatürk resmini kaldırmak, Atatürk’ü unutturmaya çalışmak hiçbir şekilde iyi niyetli bir girişim olarak izah edilemez” diye bağıran da aynı kişiydi...

APARAT SİYASETİ! 

Dün kendisinin yaptığını yarın başkası yapınca eleştirenler, bugün söylediğinin tam tersini ertesi gün söyleyenler, bir söylediği diğerini tutmayanlar, bir ayak üstünde kırk yalanın belini bükenler, süslü laflarla göz boyayanlar, düzen siyasetinde cirit atıyor!

Belli odaklar tarafından kullanılan aparatlar, kişisel çıkarları neredeyse oraya koşuyor ya da yönlendiriliyor. Kullanıma uygun bulundukları için de her dönemde kendilerine bir yer ediniyor; milletvekili, belediye başkanlığı ve belediye meclisi üyeliği listelerini işgal ederek seçmenleri kandırıyorlar.

AKP, CHP, YENİ Parti arasındaki geçişler, yalnızca bireylerin karaktersizliğiyle açıklanamaz. Bu, siyasete egemen olan çok yaygın bir ahlaksızlıktır. Aparat siyasetinin ardındaki nedenler, ideolojisizlik, ilkesizlik ve kaypaklıktır!

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..