'Ya haberin vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Yoksan...'

YENİ Parti lideri Özgür Özel, partisinin İstanbul Küçükçekmece İlçe Başkanlığı önseçiminde yaptığı konuşmada, fon soruşturması üzerinden Erdoğan’a seslenerek sert eleştiriler yöneltti. Özel, “Senin bunlardan haberin var mıydı, yok muydu?” diye sordu, "Ya vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Yoksan, millet böyle bir tezgah kurmuş, sen bunun farkında değilsin" diye konuştu...

Özgür Özel 'asrın soygunu' dedi,
Erdoğan'a seslendi: 'İki seçenek var...'

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul Küçükçekmece İlçe Başkanlığı Önseçimi’ne katıldı.

Burada konuşan YENİ Parti lideri Özel, "fon soruşturması" üzerinden AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yüklendi.

"İKİ SEÇENEK VAR..."

Özel, "Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Bu asrın dönme dolabı, asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu. Senin bunlardan haberin var mıydı, yok muydu?" diye sordu, şöyle devam etti:

"İki seçenek var. Ya vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Ya da yok diyorsan, millet böyle bir tezgah kurmuş, sen bunun farkında değilsin. Varsan görevinden istifa etmelisin. Yoksan yönetme kabiliyetin bitmiş, sandığı artık getirmelisin.”

“‘SİYASİ PARTİNİN MİMARİSİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ’ DEMİŞTİK”

Özel, şunları söyledi: 

"Değerli yol arkadaşlarım, Küçükçekmece YENİ Parti’nin çok değerli kurucu üyeleri, İstanbul il örgütümüzün değerli başkanı, değerli yöneticileri, hepinizi sonbaharın bu son pazar günlerinden birinde 39 ilçemizden sadece birinde ilçe başkanını doğrudan belirlemek üzere YENİ Parti’nin yeni, heyecanlı, umutlu, mücadeleci üyeleri olarak burada görmekten, bu muhteşem kalabalıktan, sokaklara taşan, fuayeleri dolduran bu kalabalıktan dolayı teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Partiyi kurarken bir söz vermiştik. Demiştik ki ‘Yeni nesil bir siyaset yapacağız. Siyasetin işletim sistemini değiştireceğiz. Siyasi partinin mimarisini değiştireceğiz. Bundan sonra mümkün olduğu kadar temsili demokrasiyi terk edip, doğrudan demokrasiyi hayata geçireceğiz. Söz, yetki ve karar üyelerde olacak.’ Bugün onu hayata geçiriyoruz. Hepinizle gurur duyuyorum. Dün siyaset tarihinde partimiz açısından önemli, siyasi tarihimiz açısından ilk, büyük ve bence geri dönülmez bir adımı atmayı başlattık. Dün sabah Gaziemir’de, bugün sizin yaptığınız ilçe kongrelerinden ilkinin açılış konuşmasını yaptım.

Ardından Bornova’ya gittiğimde adayın konuşması bitmişti, kapanış konuşmasını yaptım. Koştum, kendi üyesi olduğum Manisa Yunusemre’de oyumu kullandım. Ardından kızımın Beşiktaş’ta kullandığı oyu gördüm. Bu sabah Balıkesir Karesi’de aynı böyle hınca hınç dolu bir salonu sabahın 10.30’unda karşımda buldum. Büyük bir heyecanla oradaydılar.

Ardından pazar günü öğleden sonra, bugün burada iki adayın; birbirinden kıymetli, nezaketli iki adayın partimize, kendilerine yarışır bir rekabeti sürdürdüğü, kongrenin yapıldığı, konuşmaların yapıldığı ve şimdi bütün Türkiye görsün ki oylama sürüyor, akşam 18.00’de kadar sürecek. Oylar sandıklarda, hazirun cetvelleri hazır. Gözlemciler görev yapıyor. Milletvekilimiz Evrim Hanım’ın riyasetinde, başkanlığında divan oluşmuş. YENİ Parti, Türkiye’ye vaat ettiğini iliklerine kadar hissediyor. Parti içi demokrasiyi en yukarıya taşıyor.” 

“BU SALONDA YENİLGİYİ KABUL EDENLER YOK”

“Hatırlayalım, aslında bu salon birbirine hiç yabancı bir salon değil. Bu salon ki çok farklı tanımlamalar yapılabilir, bence birbirini kardeşlik hukukuyla sevenlerin, zor günde kol kola girenlerin, kimsenin düşmesine izin vermeyenlerin, kimseyi geride bırakmayanların, bu Cumhuriyet’in geleceği için umudu olanların doldurduğu bir salon.

Bu salonu ben 2019 seçimlerinde Ekrem İmamoğlu 13 bin 600 farkla seçimi kazanıp, Adalet ve Kalkınma Partisi mızıkçılık yapıp, ‘Hiçbir şey olmadıysa da bir şey olmuştur’ deyip, 19 gün boyunca yeniden, yeniden oyları saydırıp ve sonra mecburen mazbata verip, üç gün sonra seçimleri iptal ettirdiği dönemde Küçükçekmece örgütünün 19 gün, 19 gece bu salonlarda, daha büyük salonlarda tuttuğu demokrasi nöbetinden tanıyorum.

Bu salon, iradesini kimseye teslim etmeyenlerin, darbelere direnenlerin, en zor günde hep birlikte tutunup, ayağa kalkanların salondur. Hiç şüphesiz bu salon, 14 - 28 Mayıs 2023 seçimlerinde en çok üzülenlerin, hak ettiği seçimi kaybettiği için yapılan hatalarla yaşanan süreçlerin sonunda 28 Mayıs günü yüzü öne eğilenlerin, canı sıkılanların, sokağa çıkmaya, öğretmenevine gitmeye, partiye gidip de birbirinin yüzüne bakmaya mecali kalmayanların ama hemen sonra ‘Partimiz değişirse Türkiye değişir’ diye ayağa kalkıp partiyi değiştirenlerin, yapılan ilk seçimde 47 yıl sonra Atatürk’ün kurduğu partiyi birinci parti yapıp Tayyip Erdoğan’ın kurduğu partiyi ilk kez yenenlerin salonudur. Bu salonda yenilgiyi kabul edenler yok. Bu salonda yenilgiye alışanlar yok. Bu salonda, ‘Muhalefet olalım koltuğumuzu koruyalım’ diyenler değil, ‘Muhalefetten bıktık, iktidara yürüyelim’ diyenler var.”

Image

“PARTİ KURMAK BAŞKA BİR ŞEYE BENZEMEZ”

“Kimi öyle söyler, kimi böyle söyler, hepsi doğrudur. Şirket kurmak, dernek kurmak bile zordur, parti kurmak başka bir şeye benzemez. Hiçbirinin zorluğuna benzemez. Böyle bir dönemde yeni kurulacak partiler, kağıt üstünde kurulur. Kurucular Kurulu 30 kişi olur, bütün yetki ondadır. Toplanır tüzük yapar, toplanır program yapar, toplanır PM seçer, toplanır ilçe seçer, il seçer, onay verir, hızla kuruluşu tamamlar.

Oysa bırakın bunları yapmayı, bırakın mahalle mahalle sandık kurmayı, bütün üyelerin içinde olduğu bir seçim yöntemiyle, aynı gün bütün Türkiye’de iki günde ilçeleri, sonra illeri, sonra genel başkanı, tüm üyelerle seçtirmek gibi çok konuşulan, hep mazeret bulunan, çok konuşulan, ‘Siyasi Partiler Kanunu müsait değil’ denilen bir yerde hem Siyasi Partiler Kanunu’nun gerekliliklerini yapan, geçen hafta olduğu gibi hepimiz adına o teknik görevi yapacak delegeleri oluşturan ama esas kararı tüm üyelerle verecek bu büyük organizasyona bir partinin kuruluş aşamasında kalkışması olacak iş değildir. Neyle olur? Benle olmaz, Özgür Başkanla olmaz, öyle iddialı il ve ilçe kurucu başkanlarıyla olmaz. Milletvekilleriyle olmaz. Neyle olur biliyor musunuz? Olacaksa sizin gibi bir örgütle, sizin gibi insanlarla olur.”

“DUR BAKALIM ORADA”

“Öyle, iktidar işine gelmeyince mahkeme kararıyla, ana muhalefet partisinin başını değiştirince ‘Seçilmeden geldim, biraz daha durayım, ilçelere şunları, bunları atayayım, partinin adı büyük, imkanları çok, oradaki siyaset imkanını görünce herkes buraya gelir, burada kalır, 3 gün konuşulur, 5 gün konuşulur, unutulur, yolumuza bakarız’ diyenlere; Dur bakalım orada.

Biz ne yenilmeyi ne tekrar yenilmeyi, kaybetmeyi, muhalefette kalmayı değil ya da seçilmiş belediye başkanlarımıza atılan iftiralara susmayı, kabullenmeyi hatta iddianameleri siyasi değil teknik bulanlarla değil, ‘Yol arkadaşlarını geride bırakmayanların arkasında yürürüz’ diyen sizin gibi aslanlarla yapılır bu iş. Küçükçekmece’de bu salona sığmayan, koridorları doldurmuş, dışarılara taşmış bu kalabalığı bulsa bir siyasi parti, bununla kurultay yapabilir, değil ilçe kongresi.

O yüzden 19 Mart darbesinden sonra yedi gün Saraçhane’de gündüz - gece direnenler, sonra Maltepe’de 2,5 milyon olanlar, sonra ‘Bir gün Anadolu’nun hafta sonu bir ilinde, çarşamba akşamı bir ilçesinde’ dediğimizde yağmurun altında, dolunun altında, karın altında, bayıltıcı sıcak altında, bayram tatilinde, en zor günde, İstanbul’un en boş gününde tüm meydanları dolduran, sokaklarda sel olup akan, parti darbe görünce yolu tarif eden, ‘Olmazsa ya yeni bir yol bulacağız, yeni bir yol açacağız’ diye YENİ Parti’nin kuruluş talimatını veren, adını koyan, bütçesini koyan, bugün de gelip tarihe not düşen, damga vuran her birinize yürekten teşekkür ediyorum.”

“SEÇİLENLER KAPSAYICI OLACAK”

“Şunu söyleyeyim, Türkiye’nin bu salondan, ama şükür ki umut duyulanlar bu salondan ibaret değil. Ama Türkiye Küçükçekmece’de bu salonu gördüğü gibi, 900’e yakın, 872 ilçede bu salonları gördükçe, bu salonlar sokaklara, meydanlara taştıkça, bu salonlar bu seçim olacak bitecek, iki adayımızdan Burak ve Erdal Başkan adaylarımızdan hangisi seçilse diğerini yanına alınca, koluna girince, eskisi gibi bir liste kazandı, öbür liste dışlandı, iki sene sonraya kadar görev burada değil, bir aday bir adım öne çıkacak, öbür adayın listesi ona oy verenleri de kapsayacak, ilçeyi kapsayacak, meslek gruplarını kapsayacak. Çünkü artık yeni siyasetin alameti farikası şudur. Asla ve asla bugün bu salonda bu seçimi kazanmanın hesabını yapan biri ilçe başkanı adayı yok. ‘Onu yazayım, bunu yazayım, şuradan oy alayım, buradan söz vereyim.’ Çünkü siz adayı hepimiz adına hep birlikte belirliyorsunuz. Artık ilçe seçimini dert eden, ilçe seçimini kazanmaya mecbur bir ilçe başkanımız yok.

İlçe seçimini halletmiş, genel seçimleri kazanmayı dert eden, onu hedefleyen, onu kafaya takan bir ilçe başkanımız var. Türk siyasetine tüm üyelerin gücünün arkasına konduğu ilçe başkanlarını, tüm üyelerinin gücüyle seçilecek il başkanlarını kazandırıyoruz. Hiç şüphe yok, bu siyasette yeni bir sıklet, yeni bir ağırlık merkezidir."

"ŞAKA YAPMIYORUZ, ŞEKLEN PARTİCİLİK OYNAMIYORUZ"

"Diğer partiler Ankara’dan işaret edilen il başkanlarıyla, Ankara’dan işaret edilen ilçe başkanlarıyla, çok adayı birilerinin tek adaya indirip ‘Salona sen geleceksin ve ilçe başkanı olacaksın’ demesine karşı biz onların karşısına tüm üyelerin, partiye kendi iradesiyle kayıtlı tüm üyelerin gücünü arkasına koyduğumuz ilçe başkanları, il başkanları seçiyoruz. Sonuna kadar arkalarında duracağız. Ancak elde ettikleri gücü partinin iktidar yolculuğunda, partinin birliğinde, partinin bütünlüğünde, kurumsallaşmasında, siyaseti mahallelerden başlatmasında kullanana kadar. Bunu yapan her il ilçe başkanının Genel Başkan olarak sonuna kadar arkasındayım.

Sözüm meclisten dışarı, eğer seçilen ilçe başkanı bu gücü, yani sizlerden aldığı gücü kendine, ekibine kullanacak olursa; partinin hayrına kullanmayacak olursa, söz verdiğimiz mümkün olan her yerde mahalle meclislerini kurmazsa, ilçe meclisini demokratik çalıştırmazsa, anketlerde - ölçümlerde partinin gücüne güç katacak bir yönetim sergilemezse o zaman bu salon arkasından çekilir, bir pazar toplanırız, bu yükü kaldırabilecek yeni bir başkanı hep beraber seçeriz.

O yüzden gerçekten seferberlik halindeyiz. Öyle şaka yapmıyoruz, şeklen particilik oynamıyoruz. Memleket 100 yıl önce nasıl Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının büyük azmi, kararlılığıyla ve ne yaptıysa milletle yaptıysa; şimdi de bizler onun yolundan yürüyen evlatları olarak hep beraber taşın altına elimizi koymak için, hep beraber bu yükü birlikte sırtlamak, bundan sonra iktidara ulaşana kadar birlikte terlemek, koşmak, yorulmak için yola çıktık.”

“KİMSENİN GERİDE KALMAYACAĞI BİR DÜZENİ VAAT EDİYORUZ”

“Memleket zor durumda. Bir tarafta bu fotoğraf için, bu mücadele için bir araya gelenler; diğer tarafta kibirlerinden vatandaşı duymayan, kulağını kapamış, gözünü yummuş, emeklinin yokluğunu - yoksulluğunu görmeyen, 23 bin lira maaş verip, ‘Eve geçersen aç kalırsın, karnını doyurursan sokakta kalırsın’ diye emeklilere tarihin görülmüş en büyük vicdansızlığını, en büyük vefasızlığını yapanlar var.

Geçmişte Başbakanlık önüne atılan yazar kasadan kriz çıkan memlekette, Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyan emekliler var. Alnının terinin karşılığını alamayan emekçiler; siftahsız dükkan kapatan, borcu borçla kapatıp batan, iflasa sürüklenen esnaflar; ürünün karşılığını alamayan, tarlada - dalda kalan ürününü bu fiyatlarla toplayamayan, toplatamayan çiftçiler var. Umudunu kaybetmiş, ‘Fırsat bulursam yurtdışına giderim, bir daha da dönmem’ diyen dört gençten üçünün ızdırabını yüreğinde hisseden anne - babalar, geleceğini bu güzel topraklarda değil, dışarıda arayan gençler var.

O yüzden şaka yapmıyoruz, oyun oynamıyoruz ve emeklinin de emekçinin de ev kadınının da gencin de esnafın da çiftçinin de derdini bitirecek yepyeni bir başlangıç için AK Parti’nin kara düzenini altüst etmeye, YENİ Parti’nin yeni düzenini kurmaya geliyoruz. Biz bugün burada milletimize ‘mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet, sosyal yaşamda adalet’ diyerek dört ana adalet kolunu üzerinde yepyeni bir kalkınmayı, birlikte çalışmayı, birlikte büyümeyi, birlikte kazanmayı, adilce paylaşmayı ve kimsenin geride kalmamasını, kimsenin yokluk, yoksulluk, işsizlikten dolayı geride kalmayacağı bir düzeni vaat ediyoruz.” 

“MİLLİ GÜVENLİK MADDESİNİ EMEKLİ ÖĞRETMEN PAYLAŞIMINA UYGULATIYORLAR”

“Oysa karşımızda yıllar önce ‘Yasaklara, yolsuzluğa ve yoksulluğa karşı mücadele için geldik’ diyen, bugün sosyal medya hesaplarını yasaklayacak kadar küçülen, bugün bir emekli öğretmenin Facebook sayfasından korkan, bir gencin Instagram, TikTok paylaşımından korkan, bir gazetecinin, bir akademisyenin sosyal medya hesabını, X hesaplarını engelleyen, bunu da milli güvenlik sorunu olarak gösterip kanunun ‘Milli güvenliği ve kamu düzenini bozma durumundan 4 saatte hızlı müdahale edilir’ maddesini emekli öğretmenin tweet’ine uygulatacak korkaklar bugün iktidarda, korkaklar yönetiyor bugün Türkiye’yi.

Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Sosyal medyadan korkan, eleştiriden biz ne hakaret ne küfür ne bilmem ne, sadece eleştirilerin engellendiği bir döneme gelindiğini görüyoruz. Öyle bir ikili hukuk sistemi var ki size, bize, partimize kendinden olmayanlara her türlü küfüre, hakarete susanlar, takipsizlik verenler, dilekçeleri okumadan bir kenara itenler; iktidara eleştiri gelince en nezaketli, en teknik eleştiriyi bile engelleyecek hale gelmişlerdir. Bu bir iktidarın gücünü değil; tükenmekte olduğunu, bu bir iktidarın yükselişini değil; çöküşünü, özgüvenini değil; aksine içinde bulunduğu paniği gösterir.

Sözüm iktidarın korku sahiplerine olduğu kadar bu kararlar mahkemede kesinleşene kadar eskiden beklerken, şimdi 4 saatte uygulayan bu sosyal medya platformlarının yöneticilerine ve sahiplerine. Türkiye’deki gücünüz bir tek adamın gücünden değil; bu halkın sosyal medyadaki varlığından, oralara tıklamasından, sizin onun üzerinizden kazandığınız paralardan geliyor. Eğer bu milletin karşısında bu iktidarın tek adam rejiminin arkasında hizalanırsanız, bu milleti sizin karşınıza dikmek bizim görevimizdir. Haydi bakalım.”

“İLK GÜNDEN BERİ SÖYLEDİK, SUSTULAR”

“Bir yandan da millet açlık, sefalet, yoksulluk içinde kıvranırken parasına para katanlar var. Biliyorsunuz Türkiye’de menkul kıymetler borsasında 7 milyon yatırımcı hesabı var. Bunların yarısı, 3,5 milyonu 10 bin lira ve altında işlem yapıyor. Yanlış duymadınız; 10 bin lira ve altında. Yani millet birkaç bin lira parasını ‘Ya enflasyona eziliyor. Dolar alıyorsun, artmıyor. Kredi kartımı ödeyeceğim, şurada fonda para kazanılıyormuş. Filanca ikiye-üçe katlamış. Bir ümit…’ diye koyduğu parasını göz göre göre yutanlar, o paraları çarpanlar var. Öyle bir şey, öyle bir dönem ki ‘Efendim faiz yerine yatırım yapmak daha iyidir.’ ‘Yapalım.’ ‘Bakın bizim partinin bakanları hep TERA’da, sarayın bürokratları hep TERA’da. Orada, burada. Çok para kazanmışlar.

Bakın 1’e 10, 1’e 100, 1’e 500 kazananlar olmuş. Oraya koyalım.’ ‘Koyalım.’ ‘Bunlar oradaysa kaybolmaz.’ ‘Doğru söylüyorsun’ deyip 455 bin vatan evladı ki bunların önemli bir kısmı da bu iktidar partisine bir ya da birden çok kez oy vermiş kişilerdir, paralarını buraya koymuşlar. Bunlar vaktiyle bu fonu çok kazanıyor gibi gösterip kapalı dönemlerde ve açıp birkaç yıllık bir sürede hoplatmışlar, hoplatmışlar. Millet gelince yükü milletin sırtına koymuşlar, kendi paralarını alıp kaçmışlar. En son fonu patlatmışlar. Şimdi 2 milyon kişi etkileniyor, paraları çarçur oldu. Biz çalıştık ve kanun teklifi yazdık, 15 madde. Dedik ki ‘Bu kapalı dönemde ya da bu fon patlayana kadar para koyup parası artanları bulun. Mal varlıklarına el koyun.

Yurt dışına kaçıranların izini sürün. O ülkelerden bu paraları isteyin. Bu garibanların ödedikleri paraları geri verin.’ Daha buna bir şey demezler, susarlar. Yedi kişi oraya gitti, buraya gitti. İlk günden beri söylüyorum. Diyorum ki ‘Önceki dönem bakanlardan var.’ Susuyorlar. ‘Mevcut bakanlardan var’ diyorum. Susuyorlar. ‘Sarayın üst düzey bürokrasisi bu işin içinde’ diyoruz. Susuyorlar. En son dün birinci işaret fişeğini attık ve Fatma Betül Sayan Kaya, Erdoğan’ın dün akşama kadar Genel Başkan Yardımcısı.

Geçmiş dönemde Aile Bakanı. Kendisi 60 küsür milyon lira koymuş, 1,3 milyar lirayı almış. Kocası koymuş, kocasıyla birlikte 2 milyar liranın üstünde para çekmişler. Rakam değişik geliyor, şöyle söyleyeceğim arkadaşlar. Fatma Betül Sayan Kaya, 10 daire parasını borsaya koymuş bu nisan ayında, eylül ayında 200 daire parasını çekmiş. 190 daire parası, milyarın üstünde 190 daire parası garibanların cebinden çıkmış.” 

“YETMEZ, HESAP VERECEKSİNİZ”

“Bunu dün Parti Sözcümüz Zeynel Emre açıkladı. Bütün gün sustular, akşam ‘Soruşturma için istifa ediyorum, Cumhurbaşkanımızdan müsaade istedim.’ ‘Olur.’ Fatma Hanım garibanın 2 milyar lirasını vereceksin, kocandaki paraları vereceksin, bu yaptığın yolsuzluğun hesabını vereceksin. Yetmez. Daha kim varsa, A’dan Z’ye açılacak. Milletvekillerinden komisyon kurulur, Devlet Denetleme Teşkilatı devreye sokulur. Milletin önünde açılacak. İlk günden beri ‘Kim almış?’ ‘Ha orada birisi varmış. 200 milyon Euro işlem yapmış.’ Kim bu adam? Adına bakarsan tanıdık değil.

Ama diyorlar ki ‘Filanca bakanın eskiden beri çantacısıdır.’ Dönülecek; o paralar ilk önce hangi evlere konmuş, hangi tapular satılmış, para hangi hesaba geçmiş, TERA’ya bu parayı ki normalde bu paranın milyonda birini göremeyecek adam nereden yatırmış? Bu bütün ilişkiler teker teker incelenecek. Bu işin içerisindeki bütün AK Partililer tarihin, asrın yolsuzluğunun, asrın dolandırıcılığının hesabını verecek. Haydi bakalım, 19 Mart’tan beri bütün televizyonlarda 50 çeşit yalan… ‘İBB‘de parkeler kalktı. Altından 2 milyon Euro bulundu. Videosu var, göstereceğiz.’ İddianamede yok.

Nerede bu? Diyor ki gazeteci, ‘Öyle duymuştum, öyle konuştum. İddianamede yokmuş. Ben de şaşırdım.’ Diyor ki ‘KİPTAŞ‘tan daire verdiler bilmem kaç tane.’ Bir tanesi iddianamede yok. ‘Cep telefonu dağıttılar.’ Yok. Bakın dediler ki ‘Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin kasasından dolarlar çıktı.’ Bir tane demir mühür çıktı, yalan görüntü kullanmışlar. ‘Ekrem İmamoğlu’nun korumasının dağ evinde kasadan Euro’lar çıktı.’ İçinden 24 tek beylik silahın mermisi çıktı, dandik bir kasanın içinden. Bu kadar yalan, iftira attılar ama bir kör kuruş bulamadılar, bir kör kuruş. Sadece Fatma Betül Sayan Kaya’nın üzerinden 2 milyar lira çıktı, 2 milyar lira. Neden bahsediyorsunuz siz?” 

“BOŞ LAFLARA MİLLETİN KARNI TOK”

“Oradan buradan günü geldi mi yukarıdan yukarıdan konuşan AK Parti’nin Sözcüsü, aşağıdan aşağıdan inceden inceden kıvırmaya başladı. ‘AK Parti doğruların yanındadır. Yanlışların karşısındadır.’ Bun nasıl yanlışın karşısında olmaksa günlerdir söylüyoruz, ‘Eski bakan - yeni bakan var’, susuyorlar. Biz açıkladık, bir gün boyunca daha sustular. Millet ayağa kalktı. Yanlışın karşısında olan Fatma Betül Sayan Kaya’yı da kendisi söyler, bütün AK Partililerin hepsinin ismini de söyler. Yaptıklarını ortaya koyar, paraları ortaya döker, milletin parasını iade eder. Onun dışında bu boş laflara bu milletin karnı tok artık.

Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Bu asrın dönme dolabı, asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu. Senin bunlardan haberin var mıydı, yok muydu? İki seçenek var. Ya vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Ya da yok diyorsan, millet böyle bir tezgah kurmuş, sen bunun farkında değilsin. Varsan görevinden istifa etmelisin. Yoksan yönetme kabiliyetin bitmiş, sandığı artık getirmelisin.”

“BİZİM TEK GÖREVİMİZ VAR, O DA KAZANMAKTIR”

“Değerli YENİ Partililer. Görüyorsunuz ki ekonomisiyle, sosyal hayatıyla, ahlaki değerleriyle Türkiye’nin yepyeni bir siyasete ihtiyacı var. Türkiye’nin yeni bir enerjiye ihtiyacı var. Yeni bir başlangıca ihtiyacı var. YENİ Parti’yi millet kurdu, adını koydu, bütçesini oluşturdu. Şimdi bizim önümüzde artık Tayyip Bey gibi iki tane yol yok. Tayyip Bey’in önünde iki yol var. Biraz önceki kararı verecek. Ya ‘Bu işin başındayım’ diyecek, sorumluluğunu üstlenecek, ya ‘Haberim yoktu’ diyecek yönetemediğini kabullenecek.

Oysa bizim karşımızda iki yol yok. Çünkü onlar yolun sonundadır, biz daha başındayız. Bizim tek görevimiz var, o da kazanmaktır. Bunun için yapılması gereken, tam da bugün yaptığınızdır. Tarihin doğru tarafında durdunuz, butlana, tarihin en büyük haksızlığına, en büyük ihanetine karşı durdunuz. Yepyeni bir parti kurdunuz, sorumluluk aldınız. Bugün geldiniz 39 ilçeden sadece birinde bu muhteşem toplantıyla tarihe adınızı yazdırdınız. Bundan sonra hep beraber tek yolumuz vardır.

Yönümüz bellidir, yolumuz bellidir, hedefimiz bellidir. İktidar hedeftir. İktidarı değiştirmeye hazır mısınız? İktidar olmaya hazır mısınız? Birlikte iktidara yürümeye hazır mısınız? Ben size güveniyorum, size inanıyorum. Yolumuz açık olsun, yolunuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.”

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..