Selahattin Yılmaz soruşturmasının hedefinde kimler var?..
Selahattin Yılmaz’ın Ankara’daki suç örgütü faaliyetleri sebebiyle tutuklanan Ayhan Bora Kaplan’ın cezaevine girmesiyle boşalan “gayri meşru piyasaya” yani yeraltı dünyasına hâkim olmak amacıyla işlerini başkente taşıdığı iddia ediliyor. Soruşturma "casusluk" suçlamasıyla eski MKE Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı'na da sıçradı...
Selahattin Yılmaz soruşturmasının hedefinde kimler var?..
Avukat Rezan Epözdemir’in tutuklanması, AKP’li avukat Mücahit Birinci’yi istifaya götüren "İBB borsası" iddiaları, İBB itirafçısı Aziz İhsan Aktaş’a suikast planı iddiasıyla gözaltına alınan Selahattin Yılmaz ve avukatlar… Son olarak eski MKE Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı avukat İsmet Sayhan gözaltına alındı.
Türkiye’de günlerdir yargıyı da içeren operasyonlara da tanıklık ediyor.
Yapılan operasyonların ardında siyasi hesaplaşma mevcut. Birbiriyle sürtüşen farklı ekiplerin, nasıl siyasi farkları olduğu sorusunun ise net bir yanıtı yok.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Aziz İhsan Aktaş'a suikast hazırlığı" iddiasıyla gözaltına alınan, ancak suç örgütü yöneticiliği suçlamasıyla tutuklanan Selahattin Yılmaz'ın "ülküdaşı" ve "dava arkadaşı" olduğunu söylemişti. Yılmaz’ın dosyası giderek dikkat çekici bir hal alıyor.
Konuya ilişkin T24 yazarı Tolga Şardan’ın yazısı olayların fotoğrafını çekiyor.
Bahçeli’nin 'ülküdaşı' Yılmaz ve Ülkü Ocaklarıyla bağlantı
Yazısında Selahattin Yılmaz’ın bürokrasideki bağlantılarına dikkat çeken Şardan, “Gerek Trabzonlu olması gerekse Alaaddin Çakıcı başta olmak üzere bilinen suç örgütü liderleriyle yakınlığı sebebiyle üniformalı/üniformasız pek çok üst düzey kamu personeliyle teması var” dedi. Yılmaz’ın Ankara’daki suç örgütü faaliyetleri sebebiyle tutuklanan Ayhan Bora Kaplan’ın cezaevine girmesiyle boşalan “gayri meşru piyasaya” hakim olma amacı taşıdığı iddialar arasında. Hatta bunu sağlamak için “devlet arkamda” havası estirdiği, bu sebeple de sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarda eski Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin’in ya da üst düzey kimi yargı mensuplarının yer alması da dikkati çekiyordu.
Bu bağlantılar arasında MHP Genel Merkezi’ne yakın ve hafta sonunda ev hapsi şarıyla tahliye edilen Turgut Öner ya da MHP’li pek çok vekili olduğu söylenen avukat Cem Duman da var.
Şardan Öner ile ilgili kısmı şöyle anlatıyor:
“Ankara’da iş insanı olarak bilinen Turgut Öner, Yılmaz’la olduğu kadar aynı zamanda Ülkü Ocakları yönetimiyle çok yakın.
Hatta, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Deniz Güzelay’ın geçen mayısta Ankara’nın Beytepe bölgesinde faaliyete geçirdiği ve lüks otomobillerin satıldığı otomotiv şirketinin açılışında Yılmaz ve Öner başroldeydi.
Güzelay, Yılmaz tutuklandıktan sonra tıpkı Genel Başkan Bahçeli’nin ‘ülküdaşım’ çıkışı benzeri sosyal medya paylaşımıyla Yılmaz’ın cezaevine gönderilmesini eleştirdi.
Ülkücü camiadan bazı isimlerin de yer aldığı görüştüğüm kimi kaynakların iddiasına göre, Yılmaz söz konusu işletmenin gizli hissedarı.
MHP’li olduğunu saklamayan iş insanı Turgut Öner’in bir kafesi var. Ankara’nın önde gelen isimleri çoğunlukla burada zaman geçiriyor. Öner’in kafesinin müdavimlerinden birisi Selahattin Yılmaz elbette.
Yılmaz’ın tutuklanmasından sonra MHP Genel Başkanı Bahçeli, AKP ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e mesaj vererek “ülküdaşım” çıkışı yaptı.
Kanımca, Bahçeli’nin mesajı alındı. Yılmaz değil ama yakın dostu Öner tahliye edildi!
Öner, tutuklanmadan kısa süre önce Yılmaz’la birlikte bir dönem Bahçeli’nin koruma müdürü görevini yürüten emekli emniyet müdürü Murat Mantuş’un kızının Ankara’daki düğününe katılıp sosyal medya paylaşımı yaptı. Bu arada Mantuş’un, İstanbul’daki ‘yenidoğan soruşturması’ şüphelilerinden olduğunu hatırlatayım.
Bahçeli’nin mesajının ‘ilgili yerlerden’ alınmasıyla serbest kalan Öner’in 13 Eylül’de oğlunun düğünü var. Böylece Öner, düğün hazırlıkları sırasında ailesinin başında yer alacak.”
Avukat Cem Duman ve bağlantılarında karşımıza kim çıkıyor?
Yazıda Duman’la Yılmaz’ın ortak ticari faaliyetinin bu yıl başında yaşanan parasal anlaşmazlık sonucu bittiğine dikkat çekiliyor. “Kanlı bıçaklı oldular adeta” diye özetlenen sürecin sonunda Yılmaz, Duman’ın hisselerine sahip oluyor.
Şardan ilişki ağını şöyle anlatıyor:
“Duman’ın eşi, Ankara’nın tanınan iş insanlarından Salih Bezci’nin şirketinde üst düzey yönetici.
İddiaya göre, AKP Genel Merkezi’ne yürüme mesafesindeki Bezci Ailesi’ne ait Besa Kule yerleşkesindeki iş yerlerinden birisi Duman’ın kayınpederine ait. İş yerinde Öküz adlı kafe – restoran faaliyette. Şimdilerde kayyım tarafından işletilen firmanın asıl sahibi ise Ayhan Bora Kaplan’dı!
Avukat Duman’ın Ankara’da olduğu kadar İstanbul’da da çevresi olduğu kamuoyuna yansıyan bilgiler ve fotoğraflardan anlaşılıyor. İstanbul’da özellikle medyadaki bağlantıların kurulmasında AKP’li Melih Gökçek’in oğluna ait televizyon kanalının çalışanlarından Tahir Sarıkaya’nın bulunması tesadüf olsa gerek. Sarıkaya, Duman’ın iktidara yakın gazeteci Ahmet Hakan’la buluşmasında yer aldı!
Bu arada Sarıkaya’nın, dosyanın diğer tutuklusu avukat Semra Ilık’ın, iktidara yakın gazetecilerden Cem Küçük’le buluşmasında da yer alması yine tesadüf olmalı!”
İtirafçı Aktaş’ı ziyaret eden avukat: Semra Ilık
Ankaralı avukat Semra Ilık’ın, cezaevinde bulunduğu sırada iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ı neden ziyarete gittiği merak uyandırıyor. Ilık’ın özellikle Cumhurbaşkanlığı’nda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın ekibindeki kimi isimlerle bağlantı kurduğu, temas kuramadığı kimi isimlerin de adını kullanarak piyasada etkin olmaya çalıştığı ifade ediliyor.
Ilık’la ilgili Ankara’da seslendirilen diğer iddia ise bazı savunma sanayi faaliyetlerine girişmiş olması. Bu konuda Yılmaz’la iş birliği yaptığı iddiası gündemde.
Bahadır Özgür geçtiğimiz hafta kaleme aldığı yazısında Ilık’ın ticaret ve sanayi alanındaki girişimlerini ortaya dökmüştü: “Semra Ilık yalnızca bir avukat değil. Farklı sektörlerde şirketleri barındıran SMR Grup’un da sahibi. SMR Grup’un bünyesinde Bodrum’da lüks villa projeleri olduğu söylenen SMR Yapı yer alıyor. Diğer şirketi, özel bir üniversitenin dördüncü sınıfında okurken bir öğrencinin kurduğu Zirvegen Biyoteknoloji. SMR Araştırma adlı kamuoyu araştırmaları yapan bir firması da var. En ilginci ise SMR Savunma. Portföyü bir hayli şaşırtıcı: 173 metreyi bulan yüzen askeri hastane, otonom mini denizaltılar, İHA’lar, askeri lojistik gemiler vs. Ancak bunları üretiyor mu, belli değil. Başka hiçbir yerde görünmüyor çünkü. Sitesine de maket resimleri konulmuş sadece. Bir de YouTube kanalında, 2022’deki Savuna Sanayi Fuarı’nı bir deniz subayının eşliğinde gezdiği videoyu yayınlamış. Semra Ilık’ın en önemli ve görünürde somut bir iş yapan şirketi ise Fly Me Air. Ticaret sicil kayıtlarına göre 2024 yılında İstanbul’da kuruldu. Faaliyeti Alanya’da. Antalya, Bodrum ve Muğla’da 15 dakikası 300 Euro’ya kent turu düzenliyor. Aynı zamanda zenginlere helikopter-taksi hizmeti veriyor ve offshore yurt dışı uçuşları yapıyor. Alanya’da deniz kıyısına, dağın yamacına inşa edilmiş lüks kafe ve restoranlardan oluşan Dreamport’ta ana pisti bulunuyor. Diğer pist Belek’te. Şimdi gelelim ortaklarına… Fly Me’nin yöneticileri Av. Övünç Özkan ile Gökay Daşdelen. Her ikisi de Alanya’da. Resmi yöneticiler bunlar olsa da şirket Semra Ilık’ın grubuna bağlı. Daşdelen, AKP Alanya Gençlik Kolları’nda yöneticilik yaptı. Mevlüt Çavuşoğlu Dışişleri Bakanı olduktan sonra da danışmanlığa getirildi. Şimdi Fly Me ortaklarından. Fly Me, yakın zamanda KKTC’de önemli bir habere konu oldu. Haberde, Fly Me’nin KKTC’ye de uçuş başlattığı duyuruluyordu. İlk uçuş 10 Nisan günü yapıldı. Yolcuları önemliydi. KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı. Törende Çavuşoğlu’na da destekleri için özel teşekkür edildi. Ercan Havalimanı’nda bakanları karşılayan kişi ise Semra Ilık’tı.” |
Konu nasıl MKE yöneticisine geldi?
Eski MKE Yönetim Kurulu Başkanı avukat İsmet Sayhan’ın gözaltına alınma gerekçesi Yılmaz’ın liderliğini yaptığı suç örgütü dosyası. İktidar kanadından konuya ilişkin gelen bir değerlendirme, açıklama yok.
Şardan bu gözaltıyı değerlendirirken “Sayhan’ın gözaltına alınmasını, Bahçeli’nin ‘ülküdaşım’ çıkışına karşı gerçekleştiğini söylemek yanlış olmaz” ifadelerini kullandı.
Yılmaz ve Ilık’ın savunma sanayi sektöründeki faaliyetlerinin Ankara’da konuşulduğuna dikkat çeken Şardan, “Üzerine MKEK eski Yönetim Kurulu Başkanı’nın casusluktan gözaltına alınmasının bir anlamı olsa gerek” diyerek MHP’ye vurgu yapıyor:
“Buradan Yılmaz’ın MHP ve Ülkü Ocakları bağlantıları da düşünülürse, çıkartılması gereken anlamın derinliği farklı olacaktır.
Kaldı ki, Sayhan’ın da MHP Genel Başkanı ile makamında çekilmiş fotoğrafı var.
İktidardan Bahçeli’ye mesaj üzerine mesaj geliyor. Ve MHP Genel Merkezi’nin, Sayhan’ın gözaltına alınmasıyla ilgili bir açıklama yapmaması ilginç değil mi?
Sayhan’la birlikte suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmaya bir de casusluk konusu girince, MHP’nin ne açıklama yapacağı merak konusu kuşkusuz.
Öte yandan son bir ayda Cumhur İttifakı içinde başlayan yargı üzerinden çarpışmada, MHP’de bir kesimin rahatsız olduğu kulislerde konuşuluyor.
Bilhassa Yılmaz’ın gözaltına alınışından sonra MHP’den yükselen tepkilere mesafeli duran kimi partililer olduğu ifade ediliyor.
MKE’den söz açılmışken bir not daha vereyim.
Yıl, 2016.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Emniyeti, gizli bir dosyayı raftan indirip adli soruşturma başlattı.
Operasyonda, MKE’nin ürettiği MP-5 ve MPT-76 model milli piyade tüfeklerinin çizim ve üretim planlarını ABD’ye satmak isteyen MKE Silah Fabrika Müdürü Mustafa Tanrıverdi yakalandı.
Ortalık ayağa kalktı. MKE gibi stratejik kamu kurumunda ortaya çıkarılan skandal, kamuoyunda tartışıldı.
Aradan dokuz yıl geçti.
Şimdi de MKEK eski Yönetim Kurulu Başkanı, casusluk iddiasıyla gözaltına alındı.
Böylesine önemli bir kurumda yaşananları iktidar nasıl açıklar acaba?
Skandallara karışanlar, kurumdaki görevlere nasıl, hangi kriterlere göre, kimlerin torpiliyle atandı?
MKEK bünyesinde o kadar kıymetli mühendisler, işletmeciler varken bir avukat hangi gerekçeyle yönetim kurulu başkanı atandı?“